Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

21 Eyl 2017

Kardeş Kıskançlığına Çözümler


KARDEŞ KISKANÇLIĞINA ÇÖZÜMLER

Kardeşi olan bir çocuğun verdiği tepki, hem çocuktan çocuğa hem de yaş grubuna göre değişiklik gösterir. Yaşı daha büyük olan çocukların çoğu yani 7 yaş ve üzerindeki çocuklar, kardeşlerine iyi tepki verirler, ama eğer çocuk hâlâ bir bebek kadar ilgiye ihtiyaç duyduğu küçük bir yaştaysa, yeni gelen kardeşlerini kabullenmekte zorlanır. Yaşı küçük olan bir çocuk artık değerli olmadığından ve bebeğin kendi yerini alacağından korkar; diğer yandan yaşı daha büyük olan bir çocuk ise yeni gelen bebekle ilgileneceği için onu heyecanla bekler.

Çekirdek ailelerde her ebeveynden sadece bir tane vardır. Yeni bir bebek doğduğunda, yetişkinlerin azalan ilgisi çocukta gerilim yapar. Yeni gelen kardeşe bağlanmaya başladıkça, rekabet duygusu ve kendinden kuşkulanma da baş gösterir. Kimin daha iyi olduğu, kimin daha fazla ilgi ve sevgi gördüğü, sahip olduğu değerin ölçüsü haline gelir. Kardeşler arasındaki rekabet, kaçınılması gereken kötü bir durum değildir, sadece bu durumun farkında olmak gerekir ki, çocukların cesareti kırılmasın ve bu rekabet büyümeleri için onlara bir fırsat oluşturabilsin. Kardeşi olan bir çocuğu güçlü kılabilmenin yolu, onun yaşadıklarının farkında olmak, onunla bağı koruyabilmek ve ondan keyif almaya devam etmektir.

Bazı ebeveynler kardeşler arasındaki bu gerilimi önleyebileceklerine inanırlar. Büyükanne ve büyükbabaların yardımıyla bu bir dereceye kadar mümkün olabilir. Bununla birlikte, çoğu aile için bu süreç kaçınılmazdır. Ebeveynler genellikle, ilk çocukları bunalım ve azalan öz saygı belirtileri göstermeye başlayınca harekete geçerler çünkü bu semptomların hepsi bir arada ortaya çıkar. “Bizim bu tür sorunlarımız yok. Çocuklarımız birbirlerini çok seviyorlar“ diyen ebeveynler gördüm. Ama günün birinde çocuklarından biri diğerinin canını yakmaya başlayınca buna çok şaşırıp yardım almak için beni arıyorlar.

Çocuğunuz, sizin düşündüğünüz gibi kardeş sahibi olmasına bağlı olarak, kardeşine veya size karşı saldırgan tavırlar sergilemeye, sızlanmaya, sizden ayrı kalmaya öfkelenmeye, gerilemeye veya başka türlü bunalım belirtileri göstermeye başladıysa, kendini çoktan çaresiz hissetmeye başlamış demektir. Artık onu sevmediğinizi ve değersiz olduğunu düşünerek endişelenmektedir. Eğer yaşadığı bunalımı ifade etmesini engellersiniz. Kendisinin kötü ve değersiz olduğu sonucuna varır. ‘’Annem bebeği incitmemi engelliyor, O bebeği koruyor. Bebek benden daha iyi. Demek ki ben kötüyüm’’ şeklinde düşünür. Kardeşine duyduğu öfke büyür. Siz ona nazik ve sevecen davranmayı öğretmeye çalıştıkça, ıstırap içinde daha da yalnızlaşır ve bu da nazik ve sevecen olmaktan çok uzak bir ruh halidir. Kaderini tersine çevirmeyi arzu eder ve kardeşinden kurtulma fantezileri geliştirir. Sonra da kendini suçlu ve değersiz hisseder ve böylece bu kısırdöngü çok acı verici bir hale gelir, kendisiyle ilgili algısı zarar gördükçe ve acısı arttıkça, davranışları daha da kötüleşir.

Çocuğun bu zorlu dönemden geçmesine yardımcı olabilmek için, onu azarlamaktan kaçının ve aksine onun duygularını onaylayın. Ortanca oğlum Lennon, küçük kardeşini kabullenmekte çok zorlanmıştı. İşte hikâyesi:

5 Yaşındaki Lennon, 1 yaşındaki kardeşine karşı çok sevecen ve nazik davranıyordu. Bir gün, birdenbire kardeşinin elinden oyuncakları çekip alamaya başladı. O zamanlar bebek olan Oliver ağlayınca da tatmin olmuş gözüküyordu. İlk başlarda, Oliver’ın bu hareketten hoşlanmadığını anlatıp Lennon’ı nazik davranması konusunda cesaretlendirmeye çalışıyorduk. Bunun üzerine Lennon daha da saldırganlaştı. Lennon’ın kibarca hatırlatmalardan daha güçlü birşeye ihtiyacı olduğunu fark ettim.
   
Bu olay bir kez daha tekrarlandığında, Lennon’a durmasını söylemek yerine ona sarıldım ve “Oliver olmadan aynı eskisi gibi sadece sen ve ben olalım mı istiyorsun?“ diye sordum.

Lennon rahatsız görünüyordu ve hiçbir şey söylemedi. Kendisini “kötü“ olan kişi olarak algıladığı için, benden bununla ilgili bir öğüt duymayı bekliyordu.

“Ben de seninle birlikte olmayı özlüyorum“ dedim.
“Hayır, özlemiyorsun“ diye mırıldandı Lennon.
“Peki, bebeği devamlı kucağıma aldığım için kendini yalnız mı hissediyorsun?“

Lennon başıyla onayladı.
“Ve sonrada kendi kendine “Annem beni artık umursamıyor diyorsun, öyle mi?“

Onu kollarıma aldım ve “Ben de sadece seninle birlikte olmayı çok özlüyorum. Seni her zaman çok seviyorum. Oliver’ı kucağıma aldığım zamanlarda da seni seviyorum“ dedim.

Lennon yere bakıyordu. Kardeşiyle ilgili şiddetli fanteziler geliştirdiği için kendini suçlu hissettiğini ve benim sevgime layık görmediğini fark etmeye başlamıştım.

“Bebeği çöpe atmak ister miydin?“ diye sordum.
Lennon bir anda canlandı ve “Evet“ dedi ve birlikte hayali bir bebeği çöpe götürdük.

“Oliver’a başka neler yapmak istediğini bana göstermek ister misin?  İşte sana oyuncak bir bebek“ dedim. (Oliver babasının yanındaydı ve Yonatan da diğer odadaydı, böylece kardeşinin fantezi oyununa şahit olmamıştı.)
   
Lennon fantezilerini bir süre yaşadıktan sonra “Neler hissettiğini biliyorum. Böyle düşünmen normal. Bir daha böyle hissettiğinde, yanıma gelip Oliver’a neler yapmak istediğini bana göster. Senin neler hissettiğini bilmek beni mutlu ediyor; bunları her zaman oyuncak bebek üzerinde bana gösterebilirsin“ dedim.

 Lennon kardeşini bir kere daha rahatsız ettiğinde, ona yeniden Oliver’a yapmak istediklerini oyuncak bebek üzerinde bana göstermesini teklif ettim(ayrı bir odada). Oda yaptı ve biz bunu gerektiği sürece tekrarladık. Üç gün sonra kardeşini rahatsız etmek üzere olan Lennon tamamen kendi isteğiyle önce yanıma geldi. Bebeği rahatsız etmek yerine “Anne Oliver’a ne yapmak istediğimi sana göstereceğim“ dedi.

Birlikte diğer odaya geçtik ve o da bana gösterdi. Bu şekilde gerçek Oliver’ın canını yakmadan kendini engellemiş oldu. Ve bunu yapmaya devam etti. İki hafta sonra yine yanıma gelip fantezilerini oyuncak üzerinde uygulamak istediğini söyledi, ama Oliver’ın canını yakam fantezileri yerine bu sefer, Oliver’ı güldüren ve keyiflendiren şeyler yapmaya başladı. Böylece kardeşine yönelik saldırganlığı son buldu.

Lennon’ın oyuncak bebekle oynamasını sağlayarak ve onu anlayışla karşılayarak, onun hikâyesini dramatik hale getirmemiş ve bu hikayenin gerçek olduğunu iddia etmemiş oldum.

Bunların tam tersini yaptım; Kucağımda her kim olursa olsun onu sevmeye ettiğimi, onunla baş başa zaman geçirmeyi özlediğimi ve ona sevgimin artmaya devam ettiğini anlamasını sağladım. Sergilediğim tavır ve özgüvenle, onun bu zorlu dönemi aşabilecek güce sahip olduğuna güvendiğimi gösterdim. Bu konuyu açıkça konuştuk. Bunalımdaydı ve bana, kardeşinin canını yakma isteğini engelleyebilecek homeopatik bir ilacın var olup olmadığını sordu. Lennon gerçekte kardeşinin canını yakmak istemiyordu; iç huzurunu yeniden kazanmaya ve kendini yeniden değerli görmeye ihtiyacı vardı ki bunu da elde etti.



Çocuğu onaylamanın ve anlayışla karşılamanın gücünü ek olarak, her çocuğun anne babasıyla baş başa zaman geçirebilmesi de çok önemlidir. Çekirdek ailelerde anne ve baba rekabet konusu olurlar çünkü zamanları kısıtlıdır. Her bir çocuğun hissettiği ilgi ihtiyacı karşılandığı zaman aralarındaki rekabet ve gerginlik azalır.

Bununla birlikte, tüm çocuklarınızın ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ne kadar akrobasi yaparsanız yapın, işler yoluna girince biraz rahatlayacak, sonra yeniden ve tekrar tekrar alevleri söndürmek zorunda kalacaksınız.

Kardeşler arasındaki gerilimler bir azalır bir coşar; bu çocuklarınızın özsaygısını ve ailenizin içindeki dinamikleri yansıtan bir durumdur. Dolayısıyla, huzurlu anların keyfini çıkarın, ama durumlara karşı da her zaman hazırlıklı olun. Böylece çocuğunuzun yaşadığı stres, özsaygısına kalıcı zararlar vermeden onun ihtiyaçlarıyla ilgilenebilirsiniz.

Kardeşler bir arada büyüdükçe aralarındaki gelgitli ilişki hayatın bir parçası haline gelmeye başlar. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, huzurlu dönemlerin ardından mücadeleli ve endişeli dönemlerden geçerler. Özsaygısı, kardeşi, bir arkadaşı veya bir akrabası tarafından sürekli olarak tehdit edilen bir çocuğun, kendine olan inancını yeniden kazanabilmek için sevgi dolu bir ebeveynle zaman geçirmeye ihtiyacı vardır. Bu amaçla, yaşı büyük olan kardeşi (eğer yeterince büyükse) bir günlüğüne anneannenin evine göndermeniz, çocukların odasını ayırmanız, çocuğun kendini yeniden değerli görmeye başlayabilmesi için sizinle veya arkadaşlarıyla birlikte bazı etkinliklerde bulunmasını sağlamanız gerekebilir. Çocuklarınızın her birine, kendilerini rekabet içinde görmedikleri kardeşleriyle paylaşmak zorunda olmadıkları ve kendi yollarını çizmelerini sağlayacak olanakları ayrı ayrı sunmalısınız; böylece her bir çocuğunuzla aranızdaki bağ özel olacaktır. İnsanlar çiftler veya gruplar halindeyken sevildiklerini anlayamazlar.

Bir çocuğun özsaygısını engelleyen tek şey, değersiz olduğunu düşünmesidir. Değersiz veya başarısız olduğunu kendine ispatlayan bir hikâye üretmiştir. Onun ürettiği bu kanıtları elinden alırsanız hikâyesi de ortadan kalkar. Ona bebeği incitmemesini söylerseniz, elinde kötü bir insan olduğuna ve onu sevmediğinize dair bir kanıtı olacaktır (çünkü bebeği kötü kızdan koruyorsunuz). Kardeşini incitmek istediği anda ona sarılarak, ihtiyaçlarını anlayışla karşılayarak ve fantezilerini hayata geçirebileceği olanakları sunarak çocuğunuzun yaşadığı dramı hafifletebilirsiniz. Onunla savaşırsanız, hissettiği acıyı arttırırsınız.; oysa onun arayışlarına eşlik ederseniz, o da sizin sevgi içeren hikâyenizin bir parçası olur.



Noami Aldort
"Çocuğunuzla Birlikte Büyümek" adlı kitabından..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder