Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

22 Ağu 2017

Evren, Annem ve Ben


 EVREN, ANNEM VE BEN

İnsanlar bir ilerlemeden bahsediyorlar sürekli. Teknoloji gelişiyor, imkanlar artıyor, yeni nesil daha zeki oluyor, eskinin kafası değişiyor vs.  Sürekli iyiye/gelişmişe gittiğimiz ve gelecekte daha da iyisine/gelişmişine gideceğimiz öngörülüyor. Maymun ilkel insana dönüşüyor, konuşmayı, ateş yakmayı bile bilmeyen (?) ilkel insan gelişe gelişe modern insana dönüşüyor. Mağaralardan ibaret şehirler metroları, alt yapısı, gökdelenleriyle gelişiyor, ullaşım hızlanıyor, iletişim kolaylaşıyor…

Zihnimi bir kenara çekip soruyorum; tüm bu bahsedilenler birer gelişme ise gerçekten ve herşey sürekli gelişiyorsa günün birinde hepsinin tekamüle ulaşması gerekmez mi?

Bilimin söyledikleri çoğu zaman umrumda olmuyor fakat ileri sürülen bir teori var ki 20.yüzyılda yaşayan bir bilim adamı olsaydım herhalde onu ortaya atan ben olurdum. Büyük çöküş teorisi, yani kısaca, sürekli büyüdüğüne inanılan evrenin büyümesi bir gün duracak ve küçülerek sonunda kendisini yutacak.

Kainat sanki bir dairenin üzerinde dönüyor gibime geliyor bazen, bir şeyi tavaf eder gibi. Önce ilkel, boş, yalın… sonra gelişiyor, biraz daha gelişiyor ve zirveye ulaşıyor… sonra duraklama. Ve nihayet gerileme. Durmadan tekrarlanıyor sanki bu dönüş. Dünyanın her gün kendi etrafında dönmesi gibi. Tarih sahnesine çıkan devletler gibi. Yada Allah’ın “Kime uzun ömür verirsek onun yaratılışını tersine çeviririz” (Yasin 68) dediği insan gibi…

Herşeyi durdurup soruyorum kendime bazen. Temizliğini bile kimyasallarla yapan, küçücük evlerde ekran karşısında ömür geçiren insan; yiyeceği hayvanı kendi avlayan, dağı oyup ev yapan insandan daha üstün olabilir mi gerçekten?

İki yıl içinde kendini tüketen telefonlar güvercine mektup taşıttıran teknolojiden daha ileri olabilir mi?

Yüzlerce yıl önce kuleleri, deniz fenerlerini, tünelleri, camileri tasarlayanlar, modern mimarlardan mı ilham almışlardı?

Anlamakta kimi zaman güçlük çektiğim bir hadis de belki bu resmi tamamlıyordu : “İnsanların en hayırlısı benim asrımdır. Sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir…” Biz islam devletini beklerken O insanların giderek bozulacağından bahsediyordu. Tıpkı evren gibi. Gerileme kaçınılmazdı, çürüme, bozulma, eskime…

Tüm bunlar zihnime ara ara uğrayıp geçerken bir gün annemle oturuyorduk. Nasıl oldu bilmiyorum ama annem benim kızımdı. Bana çocuk gibi durmadan sorular soruyordu. Erkenden kalkıp beni de uyandırıyordu. Herkesin içinde olmayacak bir şey söyleyip utandırıyordu. Bense bir anne gibi cevap veriyordum ona tek tek. Bilmesem bile biliyormuş gibi yönlendiriyordum onu bana danıştığı şeylerde. Erken kalkmak istemiyor, onu oyalayacak şeyler bulmaya çalışıyordum. Misafir geldiğinde yapmaması gereken şeyleri tembihliyordum.

Zihnim yine o daireye gitti bunları farkedince. Annemin dairesine. Bir embriyoydu annem, gelişti-dünyaya geldi, gelişti-konuşmaya başladı, gelişti-herşeye gücü yeten bir genç oldu, sonra gelişme ve gerilemenin arasında bir durakta bekler gibi bekledi. Sonra geriye dönüş: dairenin kalan yarısı. Çocuklaşacak. Bebekleşecek. Bir cenin gibi iki büklüm olup toprağın altına sığacak.

Tüm bunlar olurken bir anneye ihtiyacı olacak, bu yüzden yanında olmalıyım. Hastalandığında güçlü bir anneye, bulamadığında bilge, hata yaptığında müsamahakar, yapamadığından fedakar bir anneye ihtiyacı olacak. Tıpkı bana yaklaştığı gibi yaklaşacağım ona. Geceleri kalkıp üstünü örteceğim. Yemeğini  bitirmesi için ısrar edeceğim. Sorularını sabırla cevaplayacağım. Belki bezini değiştireceğim, kucağımda taşıyacağım, yemekleri ezerek yedireceğim, anlamadığı cümleleri defalarca tekrar edeceğim.

Ağzımdan çıkan cümleler çoğu zaman onun cümlelerinin aynısı oluyor, şaşırıyorum. “Ocağı kapatmayı unutma” “O gömleğin altına şu etek yakışır” “Yağını çok koyma” “Kendine iyi bak hasta olma”

Görünen o ki,bir süre ben annelik yapacağım. Anneme. Annemin anneliğiyle.

Sonra? Sonra dairemi dönmeye devam edeceğim...


Misafir Kalem: Zerdali Barut

3 yorum:

  1. "Herşeyi durdurup soruyorum kendime bazen. Temizliğini bile kimyasallarla yapan, küçücük evlerde ekran karşısında ömür geçiren insan; yiyeceği hayvanı kendi avlayan, dağı oyup ev yapan insandan daha üstün olabilir mi gerçekten?" Ne kadar doğru bir soru.

    YanıtlaSil
  2. İşte gerçekler... Tüylerim diken diken.İçime bir hüzün daha gömdün kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Hazin ama gerçek son... Çok doğru tespitler... Allah c.c sonumuzu hayr eylesin...

    YanıtlaSil