Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

26 Tem 2017

Ben Deli Değilim

                                                                          
                                                                          BEN DELİ DEĞİLİM 

     Adımlarını hızlandırdı. Koşmaya başlamıştı. Sokağın dar yerinden sağa döndü. Karşısında duran erik ağacının gövdesinden destek alırcasına kollarını bir kuş gibi açarak salıverdi kendini yemyeşil çayıra. Bir süre burada nefeslenmeliydi. gökyüzüne selam verip boşalttı göğsünde biriken soluğu, Biraz rahatlamıştı.  Ne vardı ki bu kadar kan ter içinde yorulacak. Ama 'olsun' du. Bu maratonu seviyordu. Eve döndüğünde nasıl olsa annesinin kızgınlığı geçmiş olurdu. Bir öpücük konduruverir yanağına, ''bir dahakine daha dikkatli olurum  anam .reçel kavanozunu tutarken bir bez alırım elime olur mu'' derdi. 


           Biliyordu biraz hareketliydi. Hani yeni dilde hiperaktif mi ne diyorlar ya galiba ondandı. Merakını bir türlü  dizginleyemiyor ,içindeki enerjiye söz geçiremiyordu.  Bir bahçe duvarına delik açar , bir kedinin yuvasına toprak doldurup geri boşaltır , bir terlikleri saklayıp kardeşlerini ağlatır, boşalan gazoz şişelerinden kule yapar en üst kata boyu yetişemeyince de feryadı basardı. Bir keresinde de deniz yapayım diye yağ tenekesine su doldurmuş  suyun üstüne çıkan yağları havluyla temizlemeye kalkınca bütün evi yağ yapmıştı. ve daha neler neler.  


          Evet. diğer çocuklardan biraz farklıydı. Anasının nazını en çok çektiği yavrusu da o idi. Dediğim dedikti ya hani. Bir de üstüne kardeşi olunca vurmuştu başını çayıra çimene. Ne zaman yeni birşeyler keşfetmeye kalksa ortalık karışır, o da  soluğu erik ağacının altında alırdı . Bir de gökyüzüyle elele verdi mi her şeyi unuturdu. Ne kardeş kıskançlığı kalırdı. Ne anasının çığlığı.


         Laf dinlemez ele avuca gelmezdi ama Emine teyzenin elmalarından izinsiz bir kere bile almamıştı. Çünkü daha çok küçükken yatmadan önce anasının  anlattığı o hikayeler hep taze kalırdı zihninde. Harama el uzatılmazdı. 


Diğer çocuklar taş atıp kaçarken o çocukları uyarırdı. Kendi evini dağıtır kırar döker başkasına gelince mahallenin bekçisi kesilirdi. Yine de ' deli Hasan ' derlerdi ona. Yolda karşılarına çıksa deli Hasan geliyor diye alay ederlerdi. O da her defasında ayağıyla bir taş tekmeleyip 'ben deli değilim ' derdi. Niye deli oluyum ki .


 Hani babamın aldığı komşu oğluna küçük gelen üç tekerlekli bisikletin arkasındaki demir çubuk ses çıkarıyor diye sokak aralarında gitmeyip uyuyan bebekler uyanmasın diye düşündüğüm için mi. Bunun için mi deliyim ?. Yoksa gökyüzüyle, kuşlarla konuştuğum için mi? Ha geçen gün kardeşim Ayşe ye sevdiği kolyeyi yapmak için boncukları ipe dizerken kopmuştu da  dere alıp götürdü diye ağlamıştım. Bu yüzden mi deliyim yoksa?


         Anam anlatmıştı. O görmüş. Bana gebeyken çok karnı ağrırmış da doktora gitmek icin şehre gitmişler. Bu çocuk hasta doğar demiş doktor. Ama anam hiç inanmamış. Benim kuzum bi olur ki elalem hayrette kalır dermiş. Tevekkülmüş bunun adı.  Anam söyleyip dururdu. İşte O, şehre indiğinde görmüş denizi. Ben hiç görmedim. O kadar büyüktü ki bizim köyün 10 tanesini  içine alır demişti. Ben de ' ne diyon ana! Ben o kadar balığa nasıl ekmek yetiştireyim dediğimde gülmüştünüz ya . Balıkları düşündüğüm için mi deliyim? 


         Ahırın kapısının ağzına küçük bi taş koyarım ki hayvancağızlar havasız kalmasınlar. Meğer o taşa takılıp düşerlermiş. ben nereden bileyim eşeklerin yürürken benim gibi dikkatsiz olduğunu. Yok ama yok. Artık koymam o taşı oraya. Ama siz de deli demeyin olur mu. Ben deli değilim. Sadece yanı başındaki anasını özleyen  bir yüreğim. . .

                                                                                                                                                  Ummu İbrahim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder