Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

22 Ara 2016

Halep İçin Ne Yapmalı?


HALEP İÇİN NE YAPMALI?

Günlerdir adeta üzüntüden kıvranıyoruz. Peş peşe gelen haberler, medyaya düşen feryat videoları, ölmüş bebek fotoğrafları, gözü yaşlı müslüman anneler ve daha niceleri…

Dönüp dönüp şu soruyu soruyoruz kendimize; “Ben ne yapabilirim! Halep’te başımıza gelenler karşısında nasıl tepki koyabilirim!”

Bu soru elbette kalplerimizdeki imanın eseri. Ancak sorunun en doğru cevabı ne? İşte burada Müslümanlar olarak yanlış ya da yetersiz cevaplara kapılıp gitmemizden korkuyorum.

Hep öyle olmadı mı? İslam coğrafyalarından peş peşe yürek sarsan haberler yağar üstümüze… Günlerce facebook, twetter vesair sosyal medya da görüntüler paylaşılır… Tepkiler dile getirilir… Olaylar sıcaklığını yitirdiğinde de yüreklerde yanan ateş usul usul sönmeye başlar.

Bu defa böyle olmaması adına uzun vadede ne yapmamız gerektiğine kafa yormamız gerek!

Elhamdulillah pek çok yardım tırı Halep’e doğru yola çıkmış durumda… Yeter mi? Elbette yetmez. Mallarımızla destekte bulunmalıyız çağrısını her daim yapıyoruz elbette. Ancak ben daha başka çağrılar eklemek istiyorum buna.

Öncelikle, herkesi, kalplerimizdeki ateş sönmeden o ateşe doğru bir yön vermek adına biran evvel baştan sona kuran meali okuyup bitirmeye davet ediyorum.

Gelin Kuran bize nerede yanlış yaptığımızı göstersin. Kardeşlerimiz için ne yapmamız gerektiğini söylesin. Kulağımızı her söze kapatıp önce onu dinleyelim. Alalım elimize kalemi kağıdı, Ayetleri düşüne düşüne, yazarak çizerek yeniden okuyalım. Bu okuma sürecinde de bir yol haritası çıkaralım kendimize.  Ayetlerde;

“Biz nerede hata yaptık?”ı arayalım…

“Allahın yardımı nasıl celb edilir?”i arayalım…

“Zalimlerle nasıl mücadele edilir?”i arayalım…

“Düşmanın bize kurduğu tuzaklardan kurtulma yolları”ni arayalım…

Bundan sonra da gelin kalplerimize dönelim… Ciğerlerimize kadar işleyen dünya sevgisini düşünelim tekrar. Kardeşlerimiz günlerdir bombalanmış evlerinde açlıktan kıvranırken sıcacık evlerimizde neyin derdini taşıdığımıza bakalım yeniden.

Derdin Müslümanların derdi değilse… Derdin hala daha güzel eşyalar, yeni moda kıyafetler, daha zengin ve lüks bir yaşamsa şayet… Dünyaya aşık olmuş bir kalbin var senin. Bu kalp ne kadar Müslüman kardeşinin acısını taşıyabilir ki? Maddiyata aşıkken ne kadar maddİ yardım sağlanabilir? Dünyaya bağlı, Allahtan uzak kalplerle edilen dualar ne kadar kabul olabilir?

Şunu unutmayalım! Önce köklü bir kalp temizliği yapmadan bu savaşı anlayamayız!

Allah’la bağımızı sağlamlaştırmadan dualarımızın kabulünü bekleyemeyiz!

Konforumuzdan vazgeçmeden Müslüman kardeşlerimize yeterli yardımı sağlayamayız!

Gelin fazlalıklarımızdan kurtulalım… Evlerimizdeki fazlalıklardan, sofralarımızdaki fazlalıklardan, dolaplarımızdaki fazlalıklardan… En önemlisi bunların kalplerimize yaptığı fazlalıktan kurtulalım. “Sahip olduklarım bana yeter” diyerek “dur” diyelim hırslarımıza. İşte o zaman eksik sandığımız şeylerden bizde ne kadar fazla olduğunu anlayacağız. İşte o zaman evlerimizdeki asıl eksiklikleri fark edeceğiz.

Asıl eksikleri; yani evimizde kılınan namazların ne kadar özensiz olduğunu… Edilen duaların ne kadar kabulden uzak olduğunu… Konuşulan gündemin ne kadar boş olduğunu fark edeceğiz. Rasullullah (sav)’ın modellediği yaşantıdan ne kadar uzaklaştığımız gözümüzün önüne serilecek… Ashabın yolundan ne kadar ayrı düştüğümüz gerçeği apaçık ortaya çıkacak… Tıpkı şu örnekte olduğu gibi;

 Rasululllah (sav) bir keresinde sahabelere infakta bulunmaları çağrısını yapar. Çağrıya icabet eden Ebubekir (ra) malının tamamını getirir Allah Rasülü’ne. Rasulullah ona sorar; “Ailene ne bıraktın ey Ebubekir?”. Şöyle cevap verir; “Onlara Allah ve Rasulünü bıraktım”.

Peki, kalbinden dünya sevgisini silmeyen, çağrıya Ebubekir gibi cevap verebilir mi?

Kalbinde Allah ve Rasulü’nü öncelemeyen Ebubekir’i anlayabilir mi?

Şunu unutmayalım ki;

Önce kalplerimize dönüp oradaki dünya sevgisini yıkarsak,

Önce kalplerimize dönüp orayı vahiy ile yeniden imar edersek,


Allah bizi bir gün tekrar Halep’e döndürecektir. 


Ummu Ruveyda

3 yorum:

  1. Cok dogru Rabbim nefislerimizi islah etsin amin..

    YanıtlaSil
  2. Esselamu aleyküm değerli anneler, yine çok anlamlı bir noktaya değinmişsiniz. Benim de son zamanlarda sürekli düşündüğüm konuydu bu. Bir de şu var merak ettiğim, iki küçük çocuğumun küçülen kıyafetlerini ayırdım, onları bu şekilde muhtaç düşmüş kardeşlerimize bağışlamak doğru bir hareket olur mu? Bazı kuruluşlar Halep için yardım toplarken özellikle paketli kıyafet alıyorlar, beni bu sorgulamaya götüren durum da buydu. Bu konudaki fikrinizi merak ettim. Hayırlı günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim.
      Elbette kullanılabilir durumdaki kıyafetler yardım sahiplerine ulaştırılabilir. Vakıfların paketli kıyafet talep etmeleri ise çok haklı, çünkü bazı insanlar yardım bahanesine neredeyse evindeki bütün çer-çöpü toplayıp vakfa götürüyor.
      Allah yardımcımız olsun.

      Sil