Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

24 Ağu 2016

Depresyondayım!



DEPRESYONDAYIM!


Bu sabah yatağa yapıştım, kalkmaya hiç niyetim yok.

Üstümde bi kasvet, bi daraltı, bi bunaltı ki sormayın gitsin. Çocuklar uyandıkça tıpışlıyorum, bugünkü hedefim; mümkün olabildiğince daha fazla dakika yatakta kalabilmek.

Çocuklarla depresyona girebilmem mümkün değil haliyle. Onun için kendi kendime depresif dakikalar geçirerek bir nevi o boşluğu gidermeye çalışacağım.

Şimdi arada atlayan sazanları toplamasam olmaz. "E efendim, güne nasıl başlayacağını sen tercih edersin. Şöyle hayal et, böyle ilham perisi çağır, sen nasıl istersen öyle gider, vıdı vıdı bıdı bıdı" diye içinizden cümle saydırdığınızı biliyorum.

Yok. Tercih etmeyeceğim.

Böylesine modernist, rasyonolist, matematiksel tercihlerden gına geldi artık. Kimse içimdeki devi uyandırmaya kalkmasın, yoksa içimdeki öküz fırlayıp "oha" çekecek hepinize.

Tercih etmeme hakkım olmalı ve onu kullanıyorum bugün. Sadece depresif değil üstelik bir de pasif olmayı seçiyorum. Nasıl, beğendiniz mi?

Eşim kalkıp işe gidecek az sonra. Gitsin elbet. Bugün kahvaltı yok. Yaptıklarına saysın.

Siz "Kahvaltı yapılmayan ailede taşlar şöyle yerinden oynar, kayalar şöyle tepelerine düşer" diye düşünürken helak etmeyin kendinizi. Kahvaltı yapmadan da mutlu olabiliyoruz biz. Çok denedik ve mutluluğumuzda bir eksisi olmadı çok şükür.

Ve nihayet tabii ki bebeler uyandı.

Bedenimi zorla söküp yataktan koluma, eteğime, kucağıma topladığım bebelerle çıktım gün yüzüne.

Temel ihtiyaçlar elbette zorunlu. Ellerini yüzlerini yıkadım, bezlerini, çişlerini temizledim. Küçüğü doyurdum. Sonra sordum diğerlerine; "Ne yemek istiyorsunuz?"

"Meyveee"

"Tamam hadi o zaman gidin alın dolaptan meyvelerinizi bana da getirin, yiyelim."

Siz şimdi bizim bebeler sekiz dokuz yaşında falan sandınız ama değil. Üç ve dört yaşındalar. Mutfağa gittiler gülüşe oynaşa. "Aman iyi tut, yok devirme, onu güzel yıka, iyice ovala, elini havluya sil, yeri ıslattın, gelirsem şuraya, getirmeyin beni oraya, heeeaaaytt laaann " diye çığırmamak için hiç gitmedim arkalarından.

Dün gece yığılıp kaldığım için haliyle evi hiç toplayamamıştım. Öteyi beriyi kenara doğru ayağımla iterek yer açtım kendime. Sehpayı kanepeye yanaştırdım, ayaklarımı uzattım.

Geldiler sonra, yarı yıkanmış meyveleri yedik hep beraber. Dedim ki:

"Bakın arkadaşlar, bugün ben çok yorgunum, başım hiçbir şeyi kaldırmıyor. Ne isterseniz yapın. Yeter ki kendinize zarar vermeyin. Ama benimle çok konuşmayın. Çünkü benim cevap verecek halim yok."

"Tamam" dediler.

Çizgi film istediler. Açtık. Bir saat izlediler. "Bir saat daha" dediler. Yine açtık. Sonra gözleri ağrımış kapattılar.

Bir saati geçti ya ekran süresi, kesin bütün beyin kabloları yanmıştır. Hatta yirmi yıl sonra doktorayı kazanamamalarının bile tek nedeni bu olacak.

Oyun oynadılar, arada geldiler yanıma, bazen kavga kıyamet ağlayarak, bazen muzipçe yaramazlık yaparak. Geldiklerinde sarıldık, koklaştık. Ağlamaları sebepsiz yere uzadığında: "Diğer odada ağlayıp kendiniz susun  lütfen" dedim ve gözlerimi kapattım.

Sonra baktım; "Kardeşim bak annemiz hasta bugün, sen ağlama şimdi ben sana ekmek hazırlıcam, beraber camda yiycez" diyor biri diğerine. Ellerine büyük büyük ekmek parçaları almışlar, içine de minicik bi kaşar koymuşlar, çıkmışlar cama.

Bu arada ben bebeği uyuturken onunla yattım.

İş yetiştirmeye çalışmadım. Gözüm kitaplara takıldığında görmezlikten geldim, "Şurdan bi şey açayım da kulağımın pası gitsin" diye düşünmedim. Telefonu elime aldım, "birini arasam mı?" derken vazgeçtim, sonra sessize alıp atıverdim telefonu bir kenara.

Saatler sonra elime aldığımda telefonu hiçbir arama, mesaj gelmemişti. Whatsapp'a baktım, maile girdim, Face'yi kolaçan ettim. "Ne kadar önemsiz biriyim" diye üzüldüm biraz. Kendime üzülecek bir şey bulduğum için de sevindim.


Gün boyu pijamalarımı çıkarmadım, saçlarımı taramadım, kendime çeki düzen vermedim.

"Ne yemek yapsam?" diye düşünmedim. Bebeğin uyku problemini, abisinin tırnak yemesini, ablasının her gece odamıza taşınmasını düşünmedim. Ne kadar beceriksiz bir anne olduğumu, çocukların psikolojisini nasıl bozduğumu, onlara ne büyük kötülükler ettiğimi, bugünü böyle geçirdiğim için ömür boyu bu travmayı atlatamayacaklarını falan da düşünerek kendimi yiyip bitirmedim.

Alt tarafı bi insanım ben!

Sadece insan! Anne olmadan önce de insandım! Anne olduktan sonra da insan!

Onlara aktardığım şeylerden dolayı pişman değilim, olmayacağım. Bana ve çocuklarıma neyin iyi geleceğini ben yaşayarak, tecrübe ederek bilebilirim. Birilerinin bana ayar vermesine, akıl dağıtmasına ihtiyacım yok.

"Güçlü mü'min, zayıf mü'minden hayırlıdır. Sen annesin, ümmetin temel taşlarını evinde oluşturan, çamurunu karan, boyasını badanasını yapan sensin. Sen düşersen Filistin düşer, sen bitersen Suriye biter" diye kafamın içinde vızıldayan o İslamcı, yargılayıcı, iğneleyici sesiniz sizin olsun.

Birileri psikoloji-pedagoji diye canımıza okudu. İnsan olduğumuzu unuttuk. Diğerleri de din-iman diye anamızı ağlattı.

İslam, insanı yok saymaz. Hiçbir zaman da saymadı. Yaptığınızı sandığınız şey, sabır telkin etmek, dinamize etmek değil. İnsanın duygularını, zayıf yanlarını yok saymak.

Depresyonda bir gün geçirmemin faydalarına bakar mısınız? İşte sizden sıyrıldım, bana dayattıklarınızdan da, kafamın içine boca edilen o zahiri akıldan da. Bakın, zihnim açılıyor yavaş yavaş. Gözlerimin önündeki perdeler kalkıyor.

Yarın yeniden iyi olabilirim. Toparlanabilirim. Ama bunu kendi iç dinamiklerimle yaparım. Sizin iteklemenizle değil, özentilikten değil, gazı almaktan değil. Sadece ruhum ve bedenim hazır olduğu için.

Eşimi aradım; "Akşam geldiğinde şaşırma sakın, bugün evde bir çöpü kaldırıp da şurdan şuraya koymadım. Çocukları banyo yaptırmadım. Onlarla kitap okuyup etkinlik yapmadım. Yemek yapmadım. Fakat hepimiz çok mutluyuz. Evimiz kirli, üstümüz başımız dağınık olabilir ama neşemiz gayet yerinde, her şeye gülüyoruz. Sen de bize katıl beraber gülelim" dedim.

Şimdi siz anneliğimden girin ev hanımlığımdan çıkın. Olmadı müslümanlığımdan dem vurun. Kıyasıya kavgalar edin benimle.

Ama bi şey diyeyim mi? Sizin kavganız benimle değil kendinizle. Aslında siz de bazı günler her şeyi salmak istiyorsunuz değil mi? Bazen kolunuzu kaldıracak iç dinamiği bulamıyorsunuz ruhunuzda. Bazen olur olmadık yere ağlayasınız var, ona buna çatasınız var. Bazen yığılıp bir yere boş gözlerle bakasınız var.

Var da var.

Ama yapamıyorsunuz değil mi? Almış olduğunuz kişisel gelişim, sizi itekleyen o popüler insan modelleri ve kalıplaşmış anlayışlarınız buna izin vermiyor çünkü.

Sonra günü kapatmadan bir şey daha yaptım ben. O sosyal medyada her gün birbirinden enerjik, esprik, "Baaakk ben daha iyi anneyim" cinsinden paylaşım yapan annelerin sayfalarına girdim.

"Bu sabah beşte kalktım. Şöyle mis gibi bi kahvaltı hazırladım. Evde kuş gibi cıvıldadım, tavşan gibi zıpladım, at gibi şahlandım. Sonra işe yetiştim. Bilmem kaç toplantıya girdim. Televizyona çıktım. Radyoya koştum. Proje yetiştirdim. Arkadaşımla kahve içmeye çıktım. Sinemaya gittim. Çocukları aldım. Eve geldim. Hiç bilinmeyen bulunmayan bi etkinlik yaptım. Kitap okudum. Yazı yazdım. Telefona bir kaç saat bakmamıştım. Bi döndüm, 60 küsur arama, yüzlerce mesaj, mail. Birkaçını cevapladım. Akşam ayı izledim, yıldızları saydım. Falan ettim, feşmekan ettim."

Altında binlerce beğeni, "Ay siz hiç yorulmuyor musunuz? Nasıl enerjik siniz? Bayılıyorum size. Bize de biraz lütfen. Harikasınız" cinsinden yüzlerce yorumu olan o paylaşımlar var ya.

İlk defa ben de bi yorum yazdım.

"İyi halt ettin."[1]


Bayan Tİ








[1] "Böyle ahlaksız bi dil müslüman bir anneye yakışır mı?" diyenler için not olsun:
Halt etmek "uygunsuz bir söz söylemek yada iş yapmak" anlamına gelir. Bir ahlaksızlık veya sapkınlık içermez. Bi zahmet Türk Dil Kurumuna bakıverin. 

15 yorum:

  1. Merakla ayar vermek.isteyen 'fevkalade' anneleri bekliyorum :)
    E hadiiii gelsin tenkid içeren yorumlar yahuu :)

    YanıtlaSil
  2. Ağzınıza,yüreğinize sağlık ablacim. Çok anlamlı bir yazı olmuş. Rabbim kaleminize kuvvet versin. Yazılarınız içimizi açıyor ,rahatlatıyor, yol gösteriyor bizlere. Allah razı olsun ebeden...

    YanıtlaSil
  3. Harika tespitler baştan sona bayıldım ☺️

    YanıtlaSil
  4. "Hiç bilinmeyen bulunmayan bir etkinlik yaptım " :D
    Yazı süper bayan ti harika

    Büyüyünce bayan ti olucam :)

    YanıtlaSil
  5. Hala psikolojiniz bozuk .sürekli birilerine bişeyler açıklamaya çalışmışsın. 😀😊😉

    YanıtlaSil
  6. Hayret. Bayan Ti taşa tutulmamış bu sefer. :) Çok eğlenerek okudum. Yarın ben de depresyona girme planları yapıyorum ;)

    YanıtlaSil
  7. Bayıldım vallahi. Sanki son günlerde beni yazmışsınız. Evet nedir bu biz annelere dayatiln psikolojik baski sanki biz robotuz birileri de hayatımızın programlayicilari. Evet ruhumuzdaki marazlarla dunumuz bu gunumuzle bizde belli bi kapasitesi olan insaniz.Yazıyı yazan canim kardeşim kendi çocukluğunda gun yuzu görmemiş şimdi de dort duvar arasinda bir yaris atı gibi mükemmel annelik beklenerek sürekli ahlarla yaşayan bir çok annenin duygularına tercüman oldunuz. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  8. Bende yapmadıgımı yapıp birilerine cevap vereyim'Acıklayacak tabi yazı yazıyor sonucta acıklama yapıyor diye birine psikolojin bozuk diyorsan bence sen daha kötü durumdasın':))

    YanıtlaSil
  9. Cicili bicili ınstagram annelerinden, en iyi yaptıkları şey anneye yüklenmek olan çok bilmiş ERKEK pedagoglardan daraltı gelmişti. Bu yazı harika, muhteşem, süper. Gönlüme su serpti.
    Bayan ti, müslüman annelere bir canlılık ve farkındalık kattı. Çok Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Erkek olarak çok az bir yerden gelmiş.. böyle herkes yazmalı dünyasında olup biteni.. daha çok anlarız birbirimizi.. kurtuluruz şu yalnız bana mı oluyor yalnızlığından.. hem şu öğretilmiş davranışları sorgulama zamanı.. ne bu robot gibi geçiyor gunler..

    YanıtlaSil
  11. Ben son bir yildir boyleyim cocugun geleceginden supheliyim:)) instagram annelerine de slmlar saygilar:))

    YanıtlaSil
  12. Bu beyninin icinde baska bi insanin konusma durumundan siyrilmak cok zor zamaninda sinavi herhalde.. Hicbir sosyal hesabim yok merakimda yok ama nasil oluyorda herseyden haberim oluyor bazen anlayamiyorum ben bile bu kadar uzakken instagram anneleri etkinlikci anneler neden benimle beraber yasiyor anlayamiyorum.. Birde su var ki daha da garip kitap okusak bi turlu okumasak bi turlu cocuk gelisimi icin yazilmis kitaplar benm icin cok yonlendirici oldu elhamdulillah ama oyle bir kitap ariyorum ki sonunda her cocuga bunlar uygulanacak diye bisi yok insan bu bi m3 mavi diyen nuri paktil vari bi yazi bekliyorum ama yok sonra da benimle beraber yasayan o icimdeki kisisel gelisimciler ah ah ne kadar da ince sinirlar dua edelim dostlar dua.. Bayan ti yi yazilarini cok seviyoruz biz senin bayan ti olusunu seviyoruz...

    YanıtlaSil
  13. yazıları paylaşabiliyor muyuz. şimdi bayan ti ya bu olayı eleştiriyor mu hoş mu goruyor tam anlamadığımı düşünüyorum ben :)

    YanıtlaSil
  14. ben de bir gün depresyonda geçirmek istiyorum ama bebeğim çok ufak :/

    YanıtlaSil