Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

11 Haz 2016

Hastalık


HASTALIK

Yıllar önce Cuma derslerinden birinde idik. Ders çıkışı bir bayan beni kapıda durdurarak:

"Hocam müsaitseniz biraz vaktinizi alabilir miyim?" dedi. Ben de:

"Elbette buyurun" diye karşılık verdim. Bayan bu defa utana sıkıla:

"Şey biraz özel de, müsait bir yere geçebilir miyiz?" deyince,

"Afedersiniz, buyrun odama çıkalım" dedim ve beraber yukarı çıktık. Oturduk, anlatması için beklemeye başladım. Birkaç dakika geçti.

"Kusura bakmayın, nasıl anlatacağımı bilemiyorum" dedi, kem küm etti defalarca. Rahatlatmaya çalıştım. Karşımda oturan otuzlu yaşlardaki bu bayanın haline hem üzülmüş hem de meseleyi merak etmiştim. Nihayet başladı:

"Hocam, bende bi hastalık var, bi problem. Bunu nasıl halledeceğimi bilmiyorum. Artık kendimden nefret eder hale geldim."

Durdu yine biraz, sonra devam etti:

"Çocukluğumdan beri başkalarının özel eşyalarına, dolaplarına, odalarına karşı çok kötü bir merakım var. Bunun bir türlü önüne geçemiyorum. Çocuktum, geçer dedim. Gençtim, geçer dedim. Şimdi otuz dört yaşında iki çocuk annesi evli bir kadınım ve hala geçmedi. Bir arkadaşımın evine gitsem, söz gelimi banyoyu kullanırken elim mutlaka banyo dolaplarına, çamaşır sepetine, oraya buraya gidiyor. Kendime defalarca söz veriyorum. Bir daha olmayacak diyorum. Yine engel olamıyorum."

"Nasıl yani?" diyerek araya girdim "Başkalarının eşyalarını mı alıyorsunuz?"

"Hayır, hayır" dedi "Sadece bakıyorum ve bırakıyorum. Bazen gittiğimiz misafirliklerde müsait oda olmuyor, ev sahibinin yatak odasında namaz kılıyoruz. Fırsatını bulduğum anda dolapları, çekmeceleri karıştırıyorum. Yani neden diyorum, neden böyle bir illetim var benim? Kendimden utanıyorum, arkadaşlarımın yüzüne bakamıyorum, bir daha insan içine çıkmamaya karar veriyorum, kendimle boğuşuyorum sürekli ve ne yapacağımı bilmiyorum. Allah için bana bi yol gösterin."

Çocuklarda böylesi davranış problemleriyle kısmen karşılaşmıştım. Ama bir yetişkinin bu raddede bir probleminin olması beni çok şaşırttı. O an aklımda tek soru vardı ve direkt onu yönelttim:

"Babanız özel eşyalarınızı karıştırır mıydı? Dolabınızı, çantanızı, telefonunuzu?"

Bayanın gözleri önce fal taşı gibi açıldı, sonra başı öne düştü, uzunca bir sessizlik oldu, sonrasında ise "eksik parçayı" hıçkırarak anlatmaya başladı.

"Evet, babam o iğrenç elleriyle bütün mahremiyetimi eşelerdi. Aslında kötü bi insan değil. İlahiyatçı, din-diyanet bilir bir adam. Akrabadan birkaç tane olumsuz genç örneği vardı. Ailesinin hiç haberi olmadan uygunsuz şeyler yapan gençler. Onların da etkisiyle sanırım, babam benim ve diğer kardeşlerimin her şeyini didik didik ederdi.

Genç kızken ne zaman evden çıksam, döndüğüm zaman bütün dolaplarımın, özel eşyalarıma varıncaya kadar bütün çamaşırlarımın arandığını fark ederdim. Babam bunu güya fark ettirmeden yapıyordu. Aradıktan sonra tekrar düzeltiyordu ama insan fark etmez mi, tabii ki de anlıyordum. Defalarca tartıştık, "Dokunamazsın benim eşyalarıma" diye haykırdım, ağladım. Her defasında bana baskın geldi. "Ben senin babanım, senin özelin olamaz" diye üzerime yürüdü. Zamanla tiksindim her şeyden ve bıraktım işin ucunu.

Derken evlendim, eşim bana karşı çok saygılı ve anlayışlı bir insan. Bana güveni sonsuz. Ama ne zaman odadan çıksam ve telefonum içeride olsa, kapıdan onu gözlüyorum, 'acaba telefonumu mu karıştırıyor' diye. Sakladığım bir şey mi var? Hayır ama yine de öyle. Benim onun her şeyini kontrol etmemi ise zaten anlatmama gerek yok.

İki kızım var, biri altı diğeri dört yaşında. Bebekliklerinden itibaren ne zaman yatak odama girseler, dolabımı açsalar cinnet geçiriyorum. Bunun için kaç defa dövdüm, tartakladım. Şimdi çocuklar odanın önünden geçmeye korkuyorlar. Bana yapılmasın diye etrafıma şiddet saçıyorum, başkasına ise aynı davranışı fütursuzca yapıyorum. Durum bu.

Şimdi beni kendimden iğrendiren bu sıkıntıdan kurtulmak için ne yapmalıyım?"

Sustum.

Bilmiyordum. Ben bir psikolog veya pedagog değildim. Bu ciddi bir hastalıktı ve nasıl tedavi edilirdi, gerçekten hala bilmiyorum.

Dua edeceğimi söyledim, dua etmesini istedim, işinin ehli bir uzmanla görüşmesini tavsiye ettim.

Sonra döndüm yeniden içime.

İslami camianın hocalarından, büyüklerinden defalarca duymuştum: "Çocuklarımızdan sorumluyuz, onları şöyle kontrol etmeliyiz, böyle didik didik etmeliyiz" nasihatlerini.

Oysa bir anne-baba, çocuğunun odasına izinsiz dalıyorsa, onun mahremiyetini hiçe sayıyorsa, "eğitim" adına onun özeline giriyorsa, her şeyden önce o çocuğun kendisine saygı duymasına engel olur. Çocuk önce karakterini ezdirmemek için çırpınır, mücadele eder, sonunda karşı taraf daha güçlü ise yenik düşer.

Zamanla o da başkalarının mahremiyetine saygısını yitirir. İradesi zayıflar, istese de doğruyu yapamaz, hırçınlaşır, yaşadıklarının acısını gücü kime yetiyorsa ondan çıkarır.. Ve maalesef bu genelde en yakınları, kendi ailesi ve çocukları olur..

Babalar, çocuklarının gözünde anneden çok daha fazla saygı, güven, irade ve gücü temsil ederler. Mahremiyetin zedelenmesi baba tarafından yapılıyorsa, çok daha yaralayıcı olur. Hele ki bu davranışın muhatabı, babasını kahraman bilen bir kız çocuğu ise, yaranın boyutlarını varın siz hesap edin.

Çocuğun yanlış bir şey yaptığı veya yanlış bir yola girdiği, onun ceplerinden, çantasından, dolabından veya telefonundan anlaşılmaz. Çocukla "saygı" ve "güven" çerçevesinde bir ilişki kurabilen anne-baba, çocuğunun yaşadıklarını, doğrularını veya yanlışlarını, onun bakışlarından ve konuşmalarından anlayabilir. Yapılması gereken tek şey dinlemek, anlamaya çalışmak, ne olursa olsun iletişim için kapıları açık bırakmak.

Eğer bir çocuk bir şeyleri anne-babasından gizlemek istiyorsa, babası istihbarat şefi de olsa ne yapar eder mutlaka gizlemenin bir yolunu bulur. Her yakalandığında daha da profesyonelleşir ve mükemmele doğru gider.

Unutmayalım, çocuklar iyi veya kötü her çeşit kapasite konusunda, mutlaka anne-babalarından bir adım öndedirler.


Ummu Reyhane




2 yorum:

  1. Bu yazı beni çok ürküttü. Çok dikkatli olmalıyız çok.. "sağlıklı" müslüman nesiller için...

    YanıtlaSil
  2. İnsanların gizli şeylerinin araştırılmasının haram olduğu söylenebilir. Belki etkisi olur. İnsanı bir şeyden alıkoyan ancak iman ettiği şeyler oluyor. Yoksa zararı vs. hiç kimseyi etkilemiyor.

    Ebû Hüreyre (r.a.) dan yapılan rivayete göre, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Eğer bir adam izin almadan sana (senin bulunduğun evin içine) bakar ve sende ona çakıl taşı atıp gözünü çıkarırsan, senin üzerine vebal ve günah söz konusu olmaz."

    YanıtlaSil