Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

7 Oca 2016

Bir Çocuğa Ölüm Haberi Nasıl Verilmez?


BİR ÇOCUĞA ÖLÜM HABERİ NASIL VERİLMEZ?

    Altı yaşındayım. Annem, ben üç yaşındayken vefat etmiş. Annemin annesi bakıyor bana. Yaramazlığımdan köylü yakınınca,  anneannem beni biraz özletmek için ilçeye, teyzeme gönderiyor. 

    Bir akşam, kayınvalidesinin geleceği haberiyle teyzemin morali bozuluyor, bense seviniyorum. Misafir demek ikram demekti biz fukara aile çocukları için. Normalde eve girmeyen şeyler için bakkala koşmak demekti. Akşam çayında balkonda oturuyoruz. 

   Doğuyu bilen bilir, yazın gündüzleri kadar akşamları da sıcak geçer. Sıcak diyarbakır akşamı; evliler evlerine, köylüler köylerine döner. Elinde kalan karpuzlarıyla el arabasını evine doğru süren esnaf, Ozan Dino mırıldanır. Bilen bilir Doğu'dan, Güneydoğu'dan kasidelerin süpürülmesi epey oldu. Ben bir milletin, bir insanın ahlakının sanatına da işlediğini düşünürüm. Yine bilen bilir, eskiden sokak aralarında koşturan ilim talebelerinin yerini ideolojik sürüncemedeki gençler almıştır. 

   Balkonda oturuyoruz. Canım teyzem davul fırında çörek yapmış, mis. Biten demliğin yerine taze çay demlemek için balkondan mutfağa geçmiş. Kayınvalidesi soruyor bana: "Ninen napıyor?" Ben ninem kim düşünüyorum. Anneannemi annem sanıp, anne dediğimden, ne dediğini anlamıyorum. "Annem mi? Köydeki?" "O senin annen değil ki. Senin annen öldü. O ninen." diyor. Çocuk Gelişimi kuramcılarının kemikleri sızlıyor. Ben anlamıyorum. "Ama ölmedi ki o evde." diyorum. "İşte o senin ninen. Annen öldü. " diyor parmağıyla yıldızları işaret edip, "Annen orda. ölenlerin ruhu göğe yükselir." diyor. Türk sinemasından fırlama bu repliği 20 yıla yakındır unutmadım. Bu repliği, ilk ezberlediğim sureleri,  gençliğe hitabeyi (lanet olsun),  bir de ninemin saçlarının kokusunu unutmam, Allah unutturmasa. "Neden benim annem öldü ama Arife'nin annesi ölmedi?" diye sordum saflıkla.  "Allah öyle istedi." dedi. Allah niye öyle istemiş olabilirdi anlayamamıştım.

   Birkaç gün sonra köye gönderildim. İnanılmaz derecede hırçın ve yaramaz bir çocuk olmuştum. Sürekli ağlıyordum. Canım dedem (Allah ona rahmet etsin) beni mutlu etmek için yasakladığı ceviz ağacından cevizler getirmişti, onları yedim, ağlamaya devam ettim. Bir akşam yine ağlarken "Siz yalan söylüyorsunuz!" dedim. Nineme : "Sen benim annem değilsin biliyorum!" Ha söylemeyi unutmuşum, bir de ninemin ben böyle dedikten sonra ki ağlamasını unutmam. Gençliğe Hitabeyi unuturum ama bunu unutmam, Allah unutturmasa. Oturdu büyük balkonun küçük köşesine. Tülbentini ağzına kapayarak ağladı, "yavrum" diye. Anne acısından büyük evlat acısı vardır bilir misiniz, Allah bildirmesin.

    Dama çıktım ağlayarak. Küçük teyzem geldi arkamdan. Yatarken sokuldum ona, "Yıldızlara nasıl ulaşabilirim?" diye sordum. "Onlara ulaşamazsın." dedi. Dünyam başıma yıkıldı. Allah hem annemi öldürmüş, hem de onu ulaşamayacağım biryere saklamıştı.  "Arifelerin merdivenini de alsam, bizimkinin üzerine koysam?" Güldü: " Yine yetişemezsin. " dedi. "Haticelerin, Meleklerinkini de alırım?!" "İstersen bütün köyün merdivenlerini topla yine de yetişemezsin, uyu hadi."

"..."

Zeyneb Ubeyde

12 yorum:

  1. Gençlige hitabeye neden lanet olsun yazdınız anlamadım sanki müslümanlıgın ilk şartı Atatürke düşman olmak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Biraz önce o kısmı okurken kesin ilk tepki buna gelir demiştim. Yanılmamışım. Sizin gibi düşünenler yüzünden cânım yazı boşa gitmiş gibi hissettim birden..

      Sil
    2. Yok hanımefendi gayet güzel duygulu bir yazı fakat milli bir değere lanet yağdırınca insan takılmadan edemiyor.Hani hiç söylenmeden geçilse kimse çıkıp Gençliğe Hitabeyi veya İstiklal Marşını niye yazmadınız demezdi.Hiç gerek yok öyle bir tarize orada,yazının konusuyla ve sitenin amacıyla hiç ilgisi yok o lanet okumanın. Aa düşündüm de,yoksa var mı? (:

      Sil
    3. Evet, bazıları için imanın gereği sanki böyle şeyler. Ben,Hz. Hüseyin'i katleden yezide lanet okumayı uygun görmeyen ama Atatürke her fırsatta lanet okumayı İslamın, imanın şartı gibi gören insanlar tanıdım.

      Sil
  2. Siteye çok farklı bir tat katmış bu yazı. Gözlerimin dolmasına ve sesimin titremesine engel olamadım okurken. Yüreğinize sağlık. Sitenin bir önceki yazısından sonra komik olacak ama yazının sahibini tanıma arzusu uyandı içimde.. :) Sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. Anne ölünce çocuk
    Bahçenin en yalnız köşesinde
    Elinde bir siyah çubuk
    Ağzında küçük bir leke

    Çocuk öldü mü güneş
    Simsiyah görünür gözüne
    Elinde bir ip nereye
    Bilmez bağlayacağını anne

    Kaçar herkesten
    Durmaz bir yerde
    Anne ölünce çocuk
    Çocuk ölünce anne

    YanıtlaSil
  4. Bu kalbe dokunan ve ehemmeiyeti buyuk yazida neden oraya takildiniz ben de bunu anlamadim..

    YanıtlaSil
  5. Gzlerim doldu yaziyi okurken biraz daha objektif okusaydiniz keske yaziyi sadece genclige hitabe kismina takili kalmak yerine o cocugun yuregindeki hayal kirikliklarina deginseydiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazarken objektif olunur.Lanet yağdırılışını okurken nasıl objektif olunabilir?

      Sil
  6. Yazılarınızı hep görmek istiyoruz sevgili yazar !

    YanıtlaSil
  7. Kalbimden vurdunuz beni bu yazıyla. Çok başarılı bir kaleminiz var. Artık yazılarınızı merakla bekleyeceğim. Zor bir imtihan, büyük bir acı. Allah sabır versin.

    YanıtlaSil
  8. Yazan okuyorsa Allah annenize rahmet eylesin.Sesi titreten gözleri dolduran bir yazı olmuş

    YanıtlaSil