Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

20 Ara 2015

Bütün Günahlarımız Şeriate Uygun (!)



BÜTÜN GÜNAHLARIMIZ ŞERİATE UYGUN (!) *

İnsanın ezeli düşmanı olan şeytan, Hz. Adem'den bu yana insanlığa günahları süslemeyi, meşru göstermeyi, hafife aldırmayı ve bir şekilde dini motiflere uyarlayarak "mübah" saydırmayı görev edinmiştir.

Fakat sanırım hiçbir dönem, günahların böylesine pervasızca şeraite uyarlandığı ve tasarlandığı görülmemiştir.

Hayatını azimetlerle inşa eden, ufacık günahını tepesine yuvarlanıverecek bir kaya misali gören ve tevbe makamında bir ömür diz çöken Müslümanların yerlerini artık hayatlarını ruhsatlarla veya şâz kalmış fetvalarla idame ettiren, günahlarını burnunun ucuna konan bir sinek misali gören ve tevbe makamına hiç uğramayan Müslümanlar aldı.

Dine karşı bu hafifmeşrep yaklaşımdan maalesef nikah, evlilik, neslin korunması ve aile gibi en temel müesselerimiz de ciddi hasarlar aldı.

Ailesinden gizli nikah kıyıp da sonra sözde eşi olan adam kendisini boşayınca iki aylık bebeğiyle ortada kalakalan ve hastane odalarında kürtaj sırası bekleyen bir  kız...

Bir zamanlar gizli bir nikahı yürütürken eşi tarafından "boşanmadan" terk edilmiş ve şu an evli olduğu halde yeniden nikah masasına oturan bir kız..

Gizli nikahının izlerini yeni eşine fark ettirmemek için tıbbi bir operasyonla bekaretini yeniden elde etmeye çalışan bir kız..

Bilmiyorum ki, hangisinden bahsetsek? Meselenin hangi tarafından tutsak?

Bugün maalesef çevreye ve topluma ilan edilmeksizin yapılan gizli nikahlar, ümmetin ciddi bir problemi haline gelmiştir.

Başlangıçta bu işe gönüllü razı olan genç kızlar, "birkaç yıl sonra işler yoluna girince evlenme" umuduyla böylesi bir ilişkiyi kabul etmiş ve fakat bu işten en çok zarar gören de yine kendileri olmuştur.

Ki bir kadının kendisine verdiği zararı, onlarca erkek bir araya gelse veremez. Yine bir kadının kendi itibarını ayakları altına almasını, onlarca erkek bir araya gelse telafi edemez.

"Nasıl olsa ailem izin vermez" yargısıyla yola çıkan gençlerin, gizli bir nikahla ucuz otel odalarında evlilik ilişkisi (!) yaşamaları, bu ilişkiyi en fazla "zina" olmaktan çıkarır. Fakat vicdani ve toplumsal bir günah olmaktan asla çıkaramaz.

Sen ailenden veya çevrenden birinin seni görmemesi için eşinle (!) birkaç mahalle ötede ancak yan yana gelebiliyorsan, kazara biriyle karşılaştığında elin ayağın birbirine dolaşıyorsa, "Bizim okuldan bir arkadaş da az önce karşılaştık" yalanlarını bilmem kaç kez söylemek zorunda kalıyorsan, otel resepsiyonuna "Biz evliyiz ama daha kimliklerimizi değiştiremedik" deme rezaletinde bulunuyorsan, onca insanın senin hakkında su-i zan etmesine sebep oluyorsan, terk edilip de karnında bebeğinle ortada kaldığında "Babam duyarsa öldürür" diyerek masum bir cana kıyabiliyorsan söyle bu nasıl evlilik?

Bu nasıl Allah'ın şeriati?

Bir bayanın böylesi bir nikahı kabul etmesi, ilk başta kendisini bir başkasının zahmetsizce ve değersizleştirerek kullanmasına izin vermesi demektir. Resmi nikahın olmaması, karşı tarafı hiçbir hukuki müeyyedenin bağlamayacağı, ailenin ve sosyal çevrenin haberinin olmaması da hiçbir sosyal yaptırırımın olmaması anlamına gelir.

Nitekim İslam'ın nikah ve talakla ilgili hükümlerinin pek çoğu, kadının mağdur edilmesini önlemeye yöneliktir.

Osmanlı Aile Hukuku Kararnamesinde, mahalle kadısına kayıt yaptırmadan yapılan nikahların geçersiz sayılacağı söylenmiş ve ısrarla resmi nikah üzerinde durulmuştur.

Kaldı ki aile rızasıyla dahi olsa, düğünden aylar önce "Birbirimize karşı rahat olalım" düşüncesiyle dini nikah yapmanın nice aileyi felakete sürüklediği, tecrübe edenlerin malumudur.

Anne-babalar çocuklarıyla gönül bağı kuramadıkça, gizli kapılar ardında kıyılan nikahlardan da, ucuz hastane odalarında düşürülen masum canlardan da haberdar olamayacaklardır.

Evlilik hususunda ailenin bir takım şartlar öne sürmesi, okul, askerlik, iş gibi daha çok ekonomik sıkıntıları dile getirerek evliliğe karşı çıkmaları, gençleri böylesi  gayr-i ahlaki davranışlara iten nedenlerin başında gelmektedir.

Bunun yanı sıra maalesef pek çok genç de daha meseleyi ailesine intikal ettirmeden "İzin vermezler" düşüncesiyle gizli nikaha kılıf bulmaktadır.

Oysa birbirini seven ve evlenme niyetinde olan bir genç kız da, erkek de meseleyi ailelerine taşıyarak birbirlerine ne kadar değer verdiklerini göstermiş olurlar. Ailelerinin bazı olumsuz davranışlarına sabrederek, gerekirse birkaç yıl bekleyerek evliliğin ağır sorumluluğu karşısında daha çok güçlenir ve birbirlerine kenetlenirler.

Diğer türlü "kolaycı, hazırcı, elini taşın altına koymaktan kaçınan ve ufacık bir pürüzde hemen pes eden" bu neslin gençleri birbirlerini harcamaktan da, kullanıp bir kenara atmaktan da çekinmeyeceklerdir.

Evleniyorsun doğru düzgün bir mehir bile vermiyorsun! Boşanıyorsun ne iddet beklemek var, ne usulünce nafaka sağlamak,! Doğacak çocuğun umrunda değil, "120 günden önce kürtaj yapmak caizmiş" fetvasını bir yerlerden bulup buluşturup kadının önüne koyuyorsun! Velhasıl bütün günahlarını şeriate uydurarak gönül rahatlığıyla yaşıyorsun!

Allah aşkına var mı böyle bir din? Var mı böyle bir dindarlık?

Oysa  "Müftüler fetva verse de kalbimize danışmak" olmalıydı bizim şiarımız..

Kalbimizdeki o saf ve temiz cevheri, yalanlarla, ihanetlerle bulandırmayacak bir duruşumuz olmalıydı..

"Kalbimizi rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğimiz şeyler"i kim ne derse desin "günah" hanemize yazmalıydık..

Ve selefimizin de buyurduğu gibi "Ruhsatlarla idame ettirilen bir dinin elden gideceği"  ilkesini asla unutmamalıydık..

Ummu Reyhane

 


* Dücane Cündioğlu

 
Nebevi Hayat Dergisinin 37. sayısında yayınlanmıştır.

 

3 yorum:

  1. Kaleminize saglik.. ne diyor cihan sultani Efendimiz( sav)'' once kalbine sor'' ama su vakitte millet kalbine de kilif uydurup fetva verebiliyor kavline oldugu gibi... Rabbim hayirdan ayirmasin

    YanıtlaSil
  2. Selamun aleykum,

    Allah'ın koyduğu sınırların kurnazca aşındırılmasının bu dönemde daha fazla olduğu kanaatinde değilim. Hile-i şeriyye yolundan geçenler hep oldu. Bu dönemin farkı; sadece hepsinden haberimiz var. Evlenirken zekat düşmemesi için! 79gr. mehire karar kılan anne babaların, Kur'an'la üniversite döneminde tartışmalı konular üzerinden tanışan, sehiv secdesi nedir bilmeyen, karşı cinsle irtibata geçince aklı çıkan çocuklarının "Ama Ebu Hanife velisiz evlenmeye cevaz veriyor" diyerek fıkhı kullanmaları, Mübarek İmam'a zulmetmeleri absürd gelmiyor bana.

    Ciddiyet Kaf dağına fırlatılmış gibi. Bir meseleye ciddiyetle, istismar etmeden yaklaşmak ütopya. Yahudiler'e slogan sallamadan önce Yahudileşmiş zihinlerimizi 'ciddiyetle' zımparalamak gerek zannediyorum.

    Vesselam.

    YanıtlaSil
  3. Ümmü reyhane kardeşim. toplumsal sorunlarımızı dile getirmişsiniz. ama bazı günahların açıkça yazılması yayılmasına sebep olmuyor mu? tamam, Müslümanların problemi ama bazı şeyleri daha kapalı bir ifadeyle yazsanız daha doğru olmaz mı?

    YanıtlaSil