Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

28 Ara 2015

7 Yaş Altı Çocuklar İçin Bazı Pratik Tavsiyeler



7 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR İÇİN BAZI PRATİK TAVSİYELER 
 Çocuğu çok hareketli olan annelere tavsiyeler: 
   Çocukların geneli hareketli ve enerji doludur. Kimi çocuklarda ise, bu hareketlilik ve enerji akranlarından daha fazla olabilmektedir. Anne-babalar çoğu zaman “Acaba çocuğum hiperaktif mi?” düşüncesiyle araştırma yaparlar. Oysa hiperaktivite ayrı bir hastalıktır. Dikkat dağınıklığı vb. problemleri de içerir. 
  Bir çocuğun çok hareketli olması yapısından kaynaklanabildiği gibi, bazı faktörler de bunda etkili olabilmektedir. Ebeveyn neler yapabilir? 
 *Çocuğunuzu hazır gıdalardan uzak tutun. Ev yapımı da olsa, tatlı, kek, kurabiye gibi şekerli yiyecekleri çok fazla tüketmesine izin vermeyin.
 *Çizgi film, reklam ve bilgisayar oyunlarının, hareketliliği artırmadaki önemli rolü bilinmektedir. Çocuğunuz 3 yaş altıysa ekranla hiç muhatap etmeyin. 3 yaş üzeriyse; hızlı olmayan, yaşına uygun, düzgün çizgi filmlerden haftada veya on beş günde, bir saat olacak şekilde seyrettirin. Ekrandan ne kadar uzak kalırlarsa o kadar kârdır. 
 * “Her şeye dikkat ediyorum ama bu çocuk yine de çok hareketli” diye düşünebilirsiniz. İçleri kıpır kıpır olan çocukların atmak istedikleri ve  ancak onu attıklarında rahatlayabilecekleri bir enerjileri vardır. Bu anormal değildir, yaratılıştan gelen bir haldir. 
  Hava iyiyse, imkân olduğunca, dışarıda koşarak, zıplayarak, toprakta oynayarak enerjisini attırın. Dışarı çıkamadığı zamanlarda ise, evi olabildiğince sade ve onlara uygun döşeyerek, strese girmeden, hareketliliklerini doğal karşılamaya çalışın. 
*4-5 yaş üzeri için bulabiliyorsanız, İslami hassasiyete uygun spor merkezi, yüzme havuzu gibi mekanlar, rahatlamaları, sakinleşebilmeleri için güzel bir fırsat olabilir. 
*Özellikle misafir geleceği, annenin yoğun olduğu zamanlarda, çocuklar daha da zorlaşmaktadır. Telaşenizi anlamaması, kendi oyununa devam etmesi, dur durak bilmeden koşturması sizi sinirlendirmesin. Vakti verimli kullanarak, önce mutfak vb. işlerinizi hallettikten sonra, en son etrafı toparlama işini yaparsanız stresiniz daha azalacaktır. Aksi takdirde toparlayıp ardından çocuğunuzun bozması ve bunun birkaç kez tekrar etmesi sinirlerinizi yıpratabilir. 
*Bol bol dua edin. Allah’tan güç kuvvet isteyin. 
Çocuğu çok düşen annelere tavsiyeler: 
*Allah Rasulü (s.a.v)’in sabah-akşam ettiği dua ve zikirleri aksatmadan etmeye çalışın. Özellikle sağlık, sıhhat, afiyet ile ilgili duaları edin ve dili döndüğünce çocuğunuza da tekrar ettirin. 
 *Ev içerisinde düştüklerinde, çarptıklarında kendilerine zarar verecek sivri uçlu sehpa, masa vb. eşyalar bulundurmayın. 
* ‘Çörekotu yağı’ elinizin altında olsun. Çarpan, moraran, şişen, ağrıyan yere hemen çörekotu yağı sürün. Allah’ın izniyle defalarca denenmiş ve bizzat faydası görülmüştür. 
  * Çantanızda yara bandı ve yarılmalar için özel üretilmiş bantlardan bulundurun. Medikallerde bulunabilen bu bantlar, Allah’ın izniyle hemen uygulandığında vücutta kalabilecek izi azaltmaktadır. 
Çocuğu korkan annelere tavsiyeler:
  4-5 yaş civarı çocuğun korku üretme dönemidir. Bu, bazı çocuklarda az olabilirken, bazısında fazlasıyla etkisini gösterebilmektedir. 
 *Çocuğunuza asla haber, film vb. seyrettirmeyin. Bizlerin alıştığı, basit gördüğü ufacık bir görüntü, onun günlerce rahat uyuyamamasına, geceleri ağlamasına sebep olabilir. Normalde korku sahnesi olmayan bir filmdeki farklı efekt ve müzik bile, çocuğun o küçücük zihni tarafından çok farklı algılanabilir. 
 *Hiçbir şey izlemese de, kendi kendine korkular üretebilir. Herhangi bir hayvandan, masaldan vs. kaynaklanan korkuları olabilir. “Bundan da korkulur mu? Korkulacak hiçbir şey yok” gibi cümleler asla kurmayın. Onu dinleyip rahatlatın ve yanında olduğunuzu hissettirin. 
 “Küçükken ben de senin gibi korkar, annemi yanıma çağırırdım. Ne zaman uyanırsan sen de beni çağırabilirsin, hemen gelirim.” şeklinde sözlerle güven verin. 
 *Geceleri sık sık uyandırması sizi rahatsız etse de sabredin, odasına giderek uyuyana kadar bekleyin. Korkularının üzerine gitmezseniz Allah’ın izniyle geçecektir. Bu dönem çocuğa göre uzun da sürebilir, kısa da. 
 *Uyumadan önce Rasulullah (s.a.v)’ın yatarken ettiği duaları tekrar ettirin. İhlas, Felak, Nas surelerini sesli okuyun, okutun. “Allah'ımız hiç uyumaz, hep bizi görür, korur, her zaman bizimledir” gibi anlayabileceği kadarıyla onunla konuşun. 
 *Dua edin. 
 Çocuğu çok iştahlı olan anneler tavsiyeler: 
 Bazı çocuklar küçüklüklerinden itibaren yemeyi çok severler. Bu da genelde annelerin hoşuna gider. Yesin, şifa olsun, fazla yemenin bir zararı olmaz  düşüncesiyle, çocuk ne kadar yemek isterse o kadar verilir. 
  Oysa ilerisi için bu doğru bir tutum değildir. Yeme alışkanlığı da dahil birçok alışkanlık küçüklükte oluşmaktadır. 
 *Sınırlamak her ne kadar zor olsa da güzel bir dille bunu yapın. Çocuğun midesini iyice genişletmesine müsaade etmeyin. Midesi genişlemiş bir çocuk, yetişkin kadar yiyebilmekte ve bu da sağlığını ve kilosunu olumsuz etkilemektedir. 
 Küçükken çok anlaşılmayabilir ama biraz büyüdüğünde yaşıtlarından kilolu olması, çocuğun psikolojik olarak bir takım olumsuzluklar yaşamasına sebep olabilir. 
 *Yemek yemesini sınırlandırmanız gerektiğinde karnına dokunun. Hımmm, karnın doymuş. Mideni daha fazla yorma istersen. Çok sevdin bunu biliyorum ama midemizi tıka basa doldurursak sonra bize rahatsızlık verebilir şeklinde anlayabileceği cümleler kurun. 
 *Hamur işi, tatlı, abur-cubur gibi kilo aldıracak ve iştah artıracak yiyecekleri aşırı tüketmeyin. Yemek düzeniniz olsun. Öğün aralarında sürekli ağzını meşgul etmeye, bir şeyler atıştırmaya alıştırmayın. 
 Annenin beslenme düzeninin direk çocuğa geçtiğini unutmayın. 
 *Müslümanın beslenme tarzının, yemek için yaşamak değil de, yaşamak için yemek olduğunu örnekliğinizle göstermeye çalışın. 
 Çocuğu iştahsız olan annelere tavsiyeler: 
 Çocuklarda dönem dönem, özellikle iki yaş altı emme ve diş çıkarma döneminde yemeğe karşı iştahsızlık olabilmektedir. Farklı bir sağlık problemleri yoksa emmeyi bıraktıklarında ve diş çıkarmayı tamamladıklarında iştahsızlıkları genelde son bulmaktadır. 
  *Anne elbette çocuğun beslenemediğini ve aç kaldığını düşünerek üzülmektedir. Bu üzüntüyle üzerine gitmek, zorla yemek yedirmeye çalışmak tepki oluşturabilir.  
  Kendinizi yıpratmadan, bu dönemim geçici olduğunu bilerek, sevdiği, damak tadına uygun meyve vb. yiyecekleri keşfetmeye çalışın. 
 *İki yaş sonrasında iştahsızlık hala devam ediyorsa, hazır gıdalardan tamamen uzak durun, evinizde bulundurmayın.  Abur-cubur tarzı gıdaların iştah kesmede ciddi tesiri vardır. Bir paket çikolata çocuğun gün boyu hiçbir şey yemek istememesine sebep olabilir.  
 Tüm annelere tavsiyeler: 
 Dua edin. Çok çok, sürekli dua edin. 
 Küçük gibi gördüğünüz şeyleri dahi Allah’tan isteyin. 
 Çünkü dua her şeyidir bir annenin… 

Ummu Nidal
  

8 yorum:

  1. Allah razı olsun.cok faydalı bir yazı olmuş. .

    YanıtlaSil
  2. Esselamu aleykum. Bir sorum olacaktı cevaplarsaniz sevinirim çünkü bu konu benim sabrimi çok zorluyor (((.Iki yaşında bir çocuğum var evim de sobali olduğu için ve diğer odalar da soğuk olduğu için oturduğumuz odanin dışında çocuğumun benimle mutfak olsun başka odalar olsun gelmesine izin veremiyorum.Normalde çok akillidir ben mutfakta iş yaparken oyuncaklariyla oynardı genelde de dışarı islerimi o uyurken yaparım.Ama bir kac haftadır beni odadan dışarı çıkarmıyor çıktığım an ağlıyor hatta ciglik atıyor ben içeri girince susuyor ,duyduğu ufacık ses de urkuyor örneğin bir motor araba sesinde dahi ben yanindayken korkuyor ya da ben mutfaktaysam aglamaya basliyor.Ben yanindayken bile anne gel diyor.Konussam birazdan gelicem desem bile beni anlamıyor çok ağladığında aglamasin artık diye bazen kalın giydirip yanıma alıyorum ama bu da her zaman olmuyor.Bu durum da nasıl davranmaliyim ya da neden böyle yapıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim,
      Bahsettiğiniz durumla, kardeşi olmayan çocuklarda çok sık karşılaşılır. Çocuk, 2 yaşında olsa bile annesinin, babasının varlığından güç alır. Kardeşi, ablası, abisi olan çocuklar da onların varlıklarından güç alırlar.
      Sizden ayrılmak istememesi, gerçekten sabrınızı zorlayan bir durum olsa da tamamen normaldir. Araba vs. seslerinden korkması da aynı şekilde normaldir.
      Burada yapmanız gereken şey, çocuğunuzun korkusunu ve yalnız kalmak istememesini anlayışla karşılamanız. Şu an için ona "Korkulacak bir şey yok" gibi açıklamalar yapmanız anlamsız. "Ben senin yanındayım yavrum" deyip bağrınıza basacaksınız ve korkunun sebebini açıklayacaksınız. "Motorlar böyle ses çıkarırlar" gibi.
      Mümkün mertebe çocuğunuzu kalın giydirerek yanınıza alın. Allah'ın izniyle çocuklar soğuktan hasta olmazlar. Günlük olarak düzenli bir şekilde pekmez içmesini, kuru üzüm yemesini sağlayın. Böylece direnci daha fazla artar.
      Siz mutfakta işinizi yaparken o da etrafınızda oyalansın. Bir müddet bu şekilde devam ederseniz, bazen kendi isteğiyle odada kalmayı tercih edecektir. Fakat çocukların anneden ayrılabilmeleri -çocuktan çocuğa farklılık gösterirken- 3 yaş sonrası olabiliyor.
      Ne kadar sabırla güven verirseniz, süreç o kadar hızlı ve olumlu olarak ilerleyecektir. Allah yardımcınız olsun.

      Sil
    2. Evet kardeşi yok...Allah razı olsun cevabınız bile beni şimdiden rahatlatti. ))

      Sil
  3. Selamun aleykum . Sitenizi yeni yeni takip ediyorum. Cok faydali bilgilerle dolu. ALLAH razi olsun azminizi arttirsin Rabbim.

    YanıtlaSil
  4. Sitenizi yeni takib etmeye basladim. Cok faydali yazilar var. ALLAH razi olsun azminizi artirsin.

    YanıtlaSil
  5. selamun aleykum. sıtenızı yenı takıp etmeye basladım. soracak o kadar sorum varkı aslında. uygulamayı pek basaramasamda aynı dusuncede bırılerının oldugunu ve basardıklarını gormek cok guzel. ınsana azım verıyor.Allah hepınızden razı olsun.Ve sayımızı artırsın.

    YanıtlaSil
  6. Allah sizden razı olsun.

    YanıtlaSil