Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

22 Eyl 2015

Çocuk ve Kurban Bayramı


ÇOCUK VE KURBAN BAYRAMI

Yaklaşan kurban bayramı vesilesiyle,

-Çocuğa kurban nasıl anlatılmalı?

-Çocuk kurban kesimini kaç yaşında görmeli?

gibi daha önce pek çok kişi tarafından konuşulmuş, tartışılmış konular yeniden gündeme geldi.. Biz de acizane kendi penceremizden olaya bakalım istedik.

a-Çocuğa bayramın eğlenceli kısmı anlatılmalı (!) :

Yani "Şeker yiyeceksin, tatlı yiyeceksin, amcanlar gelecek, çok oyun oynayacaksınız, alışverişe çıkacağız, tatile gideceğiz, okul yok, ders yok, gönlümüze göre eğleneceğiz" şeklinde bir bayram sunulmalı (!)

Bu tarz bir bayram anlayışı, çocuk da olsa Allah'ın bizden idrak etmemizi istediği bayrama o kadar zıt ki.. Zaten bugün özellikle büyük şehirlerde bayramın sadece alışveriş, gezme, tatil olarak değerlendirilmesi bunun en bariz örneklerinden..

Kurban bayramına hazırlık 10 gün öncesinden, yani Zilhicce ayının girmesiyle birlikte olur. Bir evde eğer bu hava hissedilmiyorsa, boş verelim "Kurban'ı nasıl anlatacağız?" önermelerini. Zaten ilk fırsatı elden kaçırmışız demektir.

Efendimiz (s) "Zilhiccenin ilk on gününde yapılan ibadetlerin diğer günlere nazaran Allah katında daha makbul olduğunu" belirtmiştir. Kendisi bu ayda oruç tutar, ashabına da oruç tutmalarını emrederdi. Ayrıca sadaka vermelerini, nafile ibadetlerini çoğaltmalarını, zikir ve tesbihata ağırlık vermelerini  de tavsiye ederdi. [1]

Kurban ibadetlere bir ödüldür.. Teslimiyetlere.. Hz. İbrahim'in İsmail'inden geçişine..

Onun için bu on gün, Müslümanın kendi içinde vazgeçemediği İsmail'lerini düşünüp onlardan feragat etmesi, dünya ve dünyalıklardan geçerek kendisini ibadete vermesi gereken günlerdir. Bu günlerin sonunda ise Rabbimiz, hem İsmail'i bağışlar bize hem de Kurban'ı..

İşte bu idrak ve bilinçle hazırlanılır bayrama..

Ardından arefe günü sabah namazı teşrik tekbirleri başlar. Bayramın dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder. Her farz namazın ardından şu şekilde tekbir getirilir:

الله أكبر. الله أكبر. لا إله إلا الله. والله أكبر. الله أكبر ولله الحمد
"Allahü ekber Allahü ekber. Lailaheillallahu vallahu ekber. Allahü ekber ve lillahilhamd."

Rasulullah (s)'ın bu sünneti terk ettiği vaki değildir. Cumhur ulemaya göre de vaciptir, unutulmaması gerekir.

İşte Müslüman bir aile, bayrama çocuklarını böyle hazırlar. Anne-babalar; "Haydi yavrum, Zilhicce'ye girdik. Ben oruç tutuyorum. Baban oruç tutuyor. Bu günler çok kıymetli. Kuran okumalarımıza, namazlarımıza, ibadetlerimize çok önem vermeliyiz. Senenin finali gibidir bu günler. Seninle yoksul aileleri ziyaret edeceğiz. İnfak edeceğiz. Elimizden ne gelirse hayırlarımızı artırmaya çalışacağız. Sonunda bayram gelecek. Allah bize bayram ikram ettiği için ailemizle, dostlarımızla sevineceğiz. Yine O'na şükredeceğiz." gibi konuşmalarla çocuğa bayramı idrak ettirmeli.

Tıpkı Ramazan ayında olduğu gibi, üç saat, beş saat ne kadara gücü yetiyorsa çocuğa da oruç tutturulmalı. En azından arefe günü aile boyu oruç tutmaya özen gösterilmeli.

Teşrik tekbirlerini yüksek sesle getirmeli, çocuğa da talim ettirilmeli.

Hacc ibadeti için Kabe'de bulunan binlerce Müslümancın Arafat'a çıktığı, vakfeye durduğu, yeryüzünde milyonlarca Müslümancın şu anda aynı şuurla ellerini Allah'a açtıkları anlatılmalı. Gerekirse resim gibi görsellerle anlatım desteklenmeli. Toplu dualar edilmeli.

Bu arada kendimizi harap etmeyecek şekilde ev temizliğimiz, bayram için tatlı ve şeker hazırlıkları yapılmalı. Çocuklarımıza arkadaşlarına hediye edebilecekleri balon vs. gibi küçük şeyler alınmalı.
İbadet coşku ve aşkla yerine getirilirken, çocuğun çocuksu duygularına hitap etmeyi unutmamalı. Sevinç ve mutluluğu da ibadete dahil etmeli.

b-Çocuk kurban kesimini kaç yaşında görmeli?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan başta olmak üzere pek çok psikolog ve pedagog; "7 yaşından önce çocuk kendisi istemedikçe kurban kesimi izlettirilmemeli" diyorlar.

7 yaşından önce çocuklarda gerçeklik duygusu ve soyut düşünme gelişmediği için Kurban kesimini idrak etmeleri zordur.

Hele ki kurban, örneğin birkaç hafta önce bahçeye getirilmişse, çocuk hayvanla duygusal bir bağ kurmuş ise, onu beslemiş, seyretmiş ise hayvanın kesilmesi çocuk için yaralayıcı olabilir. Bizim de tercihimiz, 7 yaşından önce mümkün olduğunca görmemesi şeklinde olacaktır.

Fakat burada şuna da değinmeliyiz ki, bazen istem dışı durumlar gerçekleşebiliyor. Bu konuyu Yayın Kurulundaki arkadaşlarımla istişare ettiğim zaman, onlar çocuklarının kendi istekleri olmaksızın 3-4 yaşlarında iken kurban kesimine şahit olduklarını, anlam veremediklerini fakat birkaç sorunun dışında ne korku ne de etten tiksinme gibi bir şey yaşamadıklarını ifade ettiler.

Bu durum, elbette çocuktan çocuğa değişebilir. Alışmakla da ilgili. Kırsal kesimde yaşayan çocukların muhtemelen böyle sorunları olmuyordur.

Kendi çocukluğumdan hatırladıklarım; kurban hep bahçemizde kesilirdi. Ayaklarından tutarak yüzülmesine yardımcı olurduk. Küçük kardeşlerimi de annem kurban kesiminden hiç sakınmamıştı. 1-2 yaşındaki çocukların bile çıkarıldığını, beraber izlediğimizi, dua ettiğimizi hatırlıyorum.

Kurban olmak, bizce seçilmiş olmak demekti. Anlasak da anlamasak da annem Hz. İbrahim'i anlatırdı bize. Kurban'ın bir ikram olduğunu. Allah'a şükür için kesildiğini. Yoksullarla paylaşmayı. Etleri beraber dağıtırdık ihtiyaç sahiplerine. İnfak ettikçe mutlu olduklarını görürdük. İnfak ederken nasıl incitmemeye gayret ettiklerini..

Sonraları ise kurbanın anlamı iyiyden iyiye değişti bizim için..

Allah için kurban olma arzusuyla yanıp tutuşan ashabın hikayeleri ve günümüz mücahidlerinin öyküleri girdi hayatımıza.. Bize göre, kurban olan hayvanlar "mutlu hayvanlar" demekti, tıpkı şehidler gibi, seçilmişler gibi.. Onlar bir ibadetin ifa edilmesinde rol oynuyorlardı. Allah için ölüyorlardı. Daha büyük mutluluk olabilir miydi?

Özellikle şehirlerde yaşayan, hayvanlarla irtibatı çok sınırlı olan, bilhassa duygusal olarak da naif ve nazik olan çocuklarımıza 7 yaşından önce kurbanın izlettirilmemesi konusuna katılırım. Anlam verememeleri çok normal.

Fakat bunu daha da ileriye götürüp "12 yaşına kadar görmemeli" diyenlere katılmam mümkün değil. "Çocuk, dine karşı mesafeli olurmuş, Allah'ı sevmezmiş, Allah'ı katil, cani gibi görürmüş."
Yok artık! 12 yaşındaki çocuk, bebek değildir arkadaşlar. Allah'ı da anlar, her şeyi de kavrar. Yeter ki biz doğru anlatmasını bilelim.

Biz 12 yaşındaki çocuktan sadece kurbanı anlamasını değil, Allah yolunda her gün kurban edilen onlarca kardeşinin acısını anlamasını da bekleriz. Dünya Müslümanları için göz yaşı dökmesini, dua etmesini de bekleriz.

Rasulullah (s)'ın 17 yaşındaki çocukları ordu komutanı tayin ettiği bir geçmişimiz var bizim. 21'inde fetihler kazanan örneklerimiz var.

Onun için çocuklarımızı küçümsemeyelim. Onları bir davanın neferleri olarak yetiştirdiğimizi unutmayalım. Tamam zihin algılarını bilelim, yaşlarına göre davranalım. Ama kümeslerde tavuk besler gibi de beslemeyelim onları. Gerektiğinde dirençli olmalarını öğretecek kadar hayata alıştıralım.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Kurban bayramını hakkıyla idrak etmemizi nasip etsin. Amellerimizi ve dualarımızı katında makbul eylesin. (Amin)


Ummu Reyhane










[1] Zilhiccenin faziletine dair hadisleri Kutub-i Sitte kaynaklarından okuyabilirsiniz.

1 yorum: