Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

14 Ağu 2015

Bebeğimle Adım Adım / 6. Bölüm


BEBEĞİMLE ADIM ADIM
(Hamilelik Günlüğü 6. Bölüm)
Değerli anne adayları,

Günler günleri kovalıyor, haftalar haftaları..

Günlüğü aylık yazıyor olmam gerekiyor ama bir buçuk ay gecikmeli dönebildim ancak.. Editör ablamızı daha fazla kızdırmadan kapatmaya çalışayım açığımı. :) “Artık hamilelikler eskiden olduğu gibi ay hesabıyla değil, hafta hesabıyla yapılıyor ya; o yüzden günlüğün zamanının geldiğini fark etmemişim, yoksa tabi ki bu kadar geciktirmezdim” falan diyerek bir kaçış yolu arasam da nafile, biliyorum..:)

Zaman yaklaştıkça insan daha da sabırsızlaşıyor. Bir yandan erken doğum riski korkutuyor gözünü, diğer yandan doğum hikayeleri.. Hissettiğim her ağrıya “Acaba mı ki?” diyorum. Sonra bilgisayarın başına geçip olası ihtimallerde ne yapabileceğimi, içinde bulunduğum haftada doğanların neler yaşadıklarını, kaç gün kuvözde kaldıklarını vs. araştırırken buluyorum kendimi.. Tabi tecrübeli anneler gülüyordur şimdi bu dediklerime. Ama siz ne kadar bu tarz konularda tavsiyeler verseniz de, gerçek sancının nasıl olduğunu, yalancı sancının neye benzediğini, doktora ne zaman gidildiğini ve buna benzer şeyleri anlatsanız da biz yaşamadan anlayamayacağız galiba..

Hayatın her alanında böyle olmuyor mu zaten?.. Başımıza gelmeden anlayamıyoruz çoğu şeyi..Aynı mevzuya biraz farklı açıdan bakacak olursak; bilhassa bebek bakımı ve çocuk eğitimi konularında bunun örneklerinin epey fazla olduğunu görüyoruz..En çok da eleştirdiğimiz, asla yapmam dediğimiz davranışlar bizde de tezahür etmeden bırakmıyor yakamızı..:) Bu sebeple saplantılarımızı, takıntılarımızı bir an önce törpülemeli ve gerekli tedbirleri aldıktan sonra hayatı biraz da akışına bırakmalıyız diye düşünüyorum âcizane..

Konusu gelmişken bu günlerde kafamı karıştıran bir husustan da bahsetmek istiyorum; “Mükemmel çocuk yetiştirmek”. Daha doğrusu bu şimdilerde bizim İslami camiada “Alim çocuk yetiştirmek” olarak isim değiştirmiş.. Sitemizde daha önce âlim çocuk yetiştirmekle ilgili tavsiyeler verilmişti, takip ettim, biliyorum. Benim de temennim, duam bu minvalde..Ben sadece bu ifadenin şimdilerde kalıplaşmış bir takıntı olmasının üzerinde duruyorum.. Yani yazdıklarım sitenin tutumuyla çelişiyor gibi görünse de öyle olmadığını izah etmeye çalışacağım inşallah..

Geçenlerde bir arkadaş oturmasında (çoğumuz hamile :) ) “Çocuk eğitiminde şunları yapmak gerekir, bunları yapmamak gerekir” şeklinde dinimizde esnek bırakılmış konular hakkında çok keskin çizgiler belirlendi.. Mesela anne, çocuğun yanında daima başörtülü bulunmalı gibi.. Bir kısmımız aşırıya kaçmamak gerektiğini, bu tür sabit fikirlerin zamanla çok çabuk asimile olabileceğini, örneklerinin de çok olduğunu anlatmaya çalışırken kardeşlerden biri; “Ama ben çocuğumun âlim olmasını istiyorum ” dedi. Çocuğu alimlik mertebesine götüren bilet bulunmuş, o kadar da kolaymış meğer. :)

Epeydir düşünüyorum; çocuklarımız mükemmel, âlim, hafız olmak zorunda mı? Tek derdim eleştirmek değil, gerçekten kafam karıştı.. Biz elimizden geldiği kadar, gücümüzün yettiği kadar uğraştıktan sonra duamızı da edip tevekkül edemez miyiz? Her şey bizim elimizde mi? 

Burada "Anne-Babalar İlah Değillerdir" yazısını hatırlatmak isterim.

Öte yandan, biz her ne kadar çocuklarımızın anne-babası olsak da sahibi değiliz ki.. Onlar hakkında planlar yapmak, kafamızda bir profil çizip çocuğa ona uymaktan başka seçenek bırakmamak ne kadar doğru? Bütün çocukları aynı kefeye koymak, hepsinden aynı performansı beklemek haksızlık olmaz mı?

Tanıdığım bir ablanın üç çocuğu var, üçü de erkek ve üçünün de birbirinden farklı tabiatları var. En büyüğü beş yaşında ve maşallah konuşması o kadar düzgün ve etkili ki annesi onun büyüyünce iyi bir davetçi ve hatip olacağını düşünüyor, bu özelliğinin üzerinde durup geliştirmeye çalışıyor. Ortanca çok uslu, duygusal, pek konuşmayan ama çok zeki bir çocuk, onun da ilimle uğraşacağını, kitaplar yazacağını, ümmete bu şekilde faydasının olacağını düşünüyor, öyle temenni ediyor. En küçük ise, gözü kara, çok hareketli, yerinde duramayan bir çocuk. Onun hakkında da "inşallah mücahit olur" diyor. Tabii hepsi için ilmi bir altyapı şart ama üçü de mükemmel olsun, dahi olsun, âlim olsun diye uğraşılırsa ne kadar sağlıklı olur? Üçüncü çocuk nasıl saatlerce yerine oturtulup eline kitap verilebilir mesela?

Allah bizleri büyük iddialar ortaya koymaktan ve bunları yerine getirememekten korusun. Bizden önceki ümmetler de kendilerine bir takım "ruhbanlıklar" belirlemiş fakat bunlara da hakkıyla riayet edememişlerdi.

Allah'ın bizim için zorluk dilemediği konularda bizler de esnek olmalı ve "küçük şeyleri" olmazsa olmaz takıntılar şeklinde büyütmemeliyiz.

Son olarak 34 haftalık bebeğin boyu yaklaşık 45 cm, ağırlığı 2.150 gram kadarmış. Bebeğin akciğer ve diğer organları oldukça olgunlaştığı için bu haftada doğan bebeklerde solunum sıkıntısı ve diğer problemler çok az görülürmüş.

Allah yardımcımız olsun, dualarımızda birbirimizi unutmayalım inşaallah.


Selam ve dua ile...


Zeynep Tarık

1 yorum:

  1. selamun aleyküm zeynep hanım ben de yeni bir anne adayıyım ve suan sudan çıkmış balık gibiyim neler yapacağım nasıl yol izleyeceğim bilemiyorum. bu konuda bilinçlenmem için okuyacağım kitaplar vs önerebilir misiniz?

    YanıtlaSil