Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

23 Haz 2015

Tıp Dünyasında Aşı Tartışması


TIP DÜNYASINDA AŞI TARTIŞMASI
Yeni doğan çocuklara yapılan aşıların otizm hastalığını tetiklediğini iddia ederek ikiz bebeklerine aşı yaptırmayan savcı Hüseyin Ayyayla’nın 8 sayfalık savunması aşıyı tartışmalı hale getirdi.
Savcı Hüseyin Ayyayla, ABD başta olmak üzere İngiltere ve Danimarka gibi AB ülkelerinde cıvanın aşılardan çıkarıldığını, ancak Türkiye’de aşıda bulunan cıvanın otizme yol açtığını ileri süren herkesin tıp dünyası tarafından ‘aşı düşmanı’ ilan edildiğini vurguladı.

AŞIYA CIVA KONULDU, OTİZM ARTTI
1920'li yıllarda piyasaya çıkan timerosalın (cıva) 1940'lı yıllardan itibaren de aşılarda kullanılmaya başlandığını hatırlatan savcı Ayyayla, otizmin bir hastalık olarak tarif edildiği yılların, aşıların içerisine timerosal konulmaya başlandıktan hemen sonraki döneme denk geldiğine dikkat çekti.
Savcı Ayyayla, savunmasında, “Akut cıva zehirlenmesi ölüme yol açarken, kronik cıva zehirlenmesi kalp hastalığı, otizm, konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, havale gibi çok sayıda hastalığı neden olmaktadır. Bu rahatsızlıkların tamamı otizmde de görülmektedir” dedi.

“AŞI YAPILAN ÇOCUĞUN BEYİN VE SİNİR SİSTEMİ TAHRİP OLUYOR”
Savcı Hüseyin Ayyayla, savunmasında şu bilgilere yer verdi: “1980'li yılların ortalarında sadece karma (difteri-tetanos-boğmaca), çocuk felci ve kızamık aşıları uygulanıyordu ve bunlardan sadece karma aşı cıva (timerosal) içeriyordu. İki yaşına kadar 4 kez aşılanan çocuk ortalama 4x25=100 mcg timerosal alıyordu. 1990'lı yılların başında menenjit (HİB) ve sarılık (Hipatit B) aşıları da rutin aşılar arasına katıldı. Bu şekilde iki yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yoluyla aldığı cıva miktarı 100 mcg'den 237.5 mcg oranına yükselmiş oldu. Çoklu dozlarla yapılan karma aşılarda ise tehlike daha da büyüktür. Çünkü aşı şişesi iyice çalkalanmadı ise şişenin sonunda kalan bölümü alan çocuklardaki cıva miktarı daha da yükselmektedir. Cıva bileşiklerinin yağda erime özellikleri fazladır. Cıvadan en büyük zararı hücrelerinin büyük bölümü yağdan oluşan beyin ve sinir sistemi görmektedir. Cıva, özellikle zar yapısındaki proteinlere bağlanarak hücre zarlarının işlevlerini bozar, akıcılığı kaybolan zar sertleşerek hücrenin çabuk yaşlanmasına neden olur. Cıva, nörotübül yapısını sağlayan tubulin adlı yapıyı tahrip eder.”

“ÇOCUKLAR AŞIDAN UZAK TUTULMALI”
Savcı Ayyayla, önemli bir konuya da parmak basarak, savunmasında şu görüşlere yer verdi:
“Aşılar dışında almış olduğumuz gıdaların bir kısmı yolu ile de vücudumuza cıva girmektedir. Ağızdan alınan cıva sağlıklı gıdalar yiyen ve bağırsaktaki faydalı mikrop düzeni normal olan kişilerde kana geçmeden dışkı yolu ile dışarıya atılabilir. Buna karşılık aşılar iğne yolu ile yapıldığı için aşıların içerisinde bulunan ve aşının raf ömrünü uzatmak için kullanılan, insan sağlığı için çok büyük zararları yanında hiç bir faydası bulunmayan cıva doğrudan kana geçmektedir. Aşı olan bir bebek doğduğu günden itibaren cıva ile tanışmaktadır. Beyin gelişiminin çok hızlı olduğu hayatın ilk aylarında ağır bir metalin (cıva-alüminyum) ya da başka bir toksinin beyin üzerindeki hasarının çok daha fazla olduğu açıktır. Bu nedenle yeni doğan bebeklerin beyinleri üzerinde doğdukları andan itibaren büyük hasarlara neden olan ve içerisinde cıva (timerosal) ve alüminyum bulunan aşılardan uzak durulmalıdır.”

“GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ MİKROPLARLA AŞI HAZIRLANIYOR”
Savcı Ayyayla’nın savunmasında diğer bilgiler şöyle:

“Aşılardaki bir başka sorun da aşı mikroplarının patentlenme sorunudur. Bilindiği üzere ilaç firmaları patentleriyle para kazanırlar. Doğal bakteri ve virüslerin patentlerini ise alamazlar. Bu yüzden genetiği değiştirilmiş mikroplarla aşı hazırlarlar. Bu aşıların uzun vadeli zararları hakkında, aşı olmamızı şiddetle tavsiye eden tüm hekimler dahil hiç kimsenin yeteri kadar bilgisi yoktur. Buradan da anlaşılacağı üzere aşıların insan sağlığı üzerinde yararlarından fazla zararları ortadadır.”

“HEKİMLER GERÇEĞİ SÖYLEMİYOR”
“Ancak biraz önce ifade ettiğim gibi şiddetle çocuklarımıza aşı yapmamızı tavsiye eden hekimler, hasta hakları yönetmeliğinin 15. maddesi gereğince tüm anne-babaları çocuklarına yaptıracakları aşı ile ilgili olarak, bu aşının içerdiği maddeler ve muhtemel risklerinin ne olduğu hususlarında bilgilendirme yükümlülükleri olduğu halde, hiçbir anne-babaya aşıların içeriği ve muhtemel riskleri hakkında bilgi verilmemektedir. Aşı yaptıran her çocukla ilgili olarak döner sermayeden alınacak maddi menfaatin hesabı yapılarak anne-babaların çocuklarına zorunlu olarak aşı yaptırmaları gerektiği noktasında baskılar yapılmaktadır.”

“AŞIYA CIVA YERİNE ALÜMİNYUM KONULMASI OTİZMİ DAHA DA ARTTIRDI”
“ABD’de aşılardan timerosal (cıva) çıkarıldı. Peki yerine ne koydular dersiniz? Tabi ki cıvadan hiç de masum olmayan ağır metal içeren alüminyum, cıva yerine aşıların raf ömrünü uzatmak üzere koruyucu olarak eklenmiştir. Aşılardan timerosalin çıkarılıp bunun yerine alüminyumun konulmasından sonra otizmde herhangi bir azalma söz konusu olmamış aksine otizm hastalığı artmaya devam etmiştir. Bu durumu fırsat bilen aşı firmaları ise ‘cıva otizm yapmıyor, cıva otizme neden olsaydı aşılardan cıva çıkarıldıktan sonra otizm sona ererdi’ şeklinde yorumlar yaparak cıvanın masumiyetini ifade etmeye çalışlarsa da durum bu şekilde değildir. Aşılardaki timerosalin yerini alüminyum almış ve otizmde hiç bir gerileme olmamış aksine otizm artmaya devam etmiştir”

“KOBAY HAYVANLARIN BEYNİ TAHRİP OLDU”
“Hayvanlar üzerinde yapılan bir deney sonunda; alüminyumun 6 mitokondriyal enzimin fonksiyonlarını azalttığı tespit edilmiştir. Tek bir alüminyum enjeksiyonunun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı saptanmıştır. İnsan vücudundaki en önemli alüminyum kaynağı aşılardır. Alüminyumun tek bir dozunun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı, bununda çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHAB) neden olduğu açıktır.”

“BÜYÜK OĞLUM HİPERAKTİF BOZUKLUĞUNA UĞRADI”
“Bu bağlamda 09/11/2003 doğumlu olan büyük oğlum Mahir Erdem Ayyayla 7 yaşından itibaren dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı nedeniyle yaklaşık 5 yıldır Strattera ve Rileptit isimli antidepresan iki ilaç kullanmaktadır. Birçok ailede çocuklarının çok hareketli olduğu, çocukların yerlerinde duramadıkları şikayetlerinde bulunulmaktadır. Bu şikayetlerin en önemli kaynağından birisi aşılar içerisindeki alüminyumdur.” 

METİN AKYÜREK

Kaynak: 
http://www.iha.com.tr/haber-tip-dunyasinda-asi-tartismasi-473338/

Ailenin Aşıya Zorlanması İçin İmza Kampanyası Başlatıldı!
Detayları buradan inceleyebilirsiniz. 

Aşı Hakkında Araştırma Yapmak İçin :

http://asihakkinda.com/
http://www.gidaraporu.com/
http://www.sadehayat.com/
https://www.facebook.com/aymd.org
https://www.facebook.com/groups/asisizcocuk/?fref=ts

7 yorum:

  1. Bu konu dar kafam karisik ki..yaptirmak hic icime sinmiyor..ne yapsam bilemiyorum..antibiyotik zararli denildi ogluma vermek istemedin ama enfeksiyon yüzunden ölümden döndü..peki aşılari yaptirmadigimiz takdir de cocuklarimiz ne gibi sorunlarla karsilasacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim, yazının sonuna linkler ekledik, oradan araştırma yapıp, gruplardan bilgi edinebilirsiniz inş. Allah yardımcınız olsun.

      Sil
  2. Değerli kardeşlerim neden o zaman bu savcı bey savcı olmasına rağmen ve bu kadar ciddi iddialarına rağmen bir soruşturma başlatmadı???

    YanıtlaSil
  3. Bu hususu çocuklarımın takibini yapan ve gerçekten işinde ehil ve ilaçlara çok mesafeli olan hekimimizle görüşmüştüm.Kendisi elbette sadece aşıların değil tüm ilaçların ,çevrenin ekolojik dengesinin bozulmasının,çocuk için gerekli durumlatda çekilen röntgenlerin...gibi birçok şeyin yan etkisinden söz edilebileceğini söylemişti.Örneğin bir öilyon çocuk aşılanırken elbette buna yan etki gösteren üç beş çocuk çukacaktır .Bu jer ilaç için de böylefdr.FBu hususu çocuklarımın takibini yapan ve gerçekten işinde ehil ve ilaçlara çok mesafeli olan hekimimizle görüşmüştüm.Kendisi elbette sadece aşıların değil tüm ilaçların ,çevrenin ekolojik dengesinin bozulmadının,çocuk için gerekli durumlatda çekilen röntgenlerin...gibi birçok şeyin yan etkisinden söz edilebilir.Fakat şu inkar edilemez ki aşıların gelişmediği dönemlerde çocuklarda toplu salgın ve ölümler gerçekleşiyordu.Daha yakın bir dönemde veremden ,kızamıktan ....ölen çocuklar vardı.Çocuklar menenjiten sakat veya zihinsel özürlü kalıyordu.Fakat Rabbin hikmetiyle gelişen tıp dün ağır olan bu virüs ve mikropları bugün ölümcül olmaktan çıkardı.Doktorumuz devamla;Göçmen gelen ve aşılanmayan bebekleri çok basit hastalıklardan kaybediyoruz ."diyerek uzunca bir açıklamada bulunduki aklımın yoluda bunu söylüyordu.
    Derim ki;İhtimal olan bir zarar için bin hayırdan geri durulmaz.Fakat şu inkar edilemez ki aşıların gelişmediği dönemlerde çocuklarda toplu salgın ve ölümler gerçekleşiyordu.Daha yakın bir dönemde veremden ,kızamıktan ....ölen çocuklar vardı.Çocuklar menenjiten sakat veya zihinsel özürlü kalıyordu.Fakat Rabbin hikmetiyle gelişen tıp dün ağır olan bu virüs ve mikropları bugün ölümcül olmaktan çıkardı.
    Doktorumuz devamla;Ülkemize göçmen gelen ve aşılanmayan bebekleri çok basit hastalıklardan kaybediyoruz ."diyerek uzunca bir açıklamada bulunduki aklımın yoluda bana zaten bunu söylüyordu.
    Derim ki;İhtimal olan bir zarar için bin hayırdan geri durulmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim, biz bu paylaşımı yaparken kimseyi yaptırmaya veya yaptırmamaya yönlendirmiyoruz. Biz kendi seçimimiz olarak yaptırmıyoruz. Elhamdulillah hiçbir yan etkisini görmedik aksine aşılı çocuklara göre artılarını bile görüyoruz.
      Biz özel olarak bu konuyla ilgili çalışmıyoruz Fakat aşı ile ilgili çalışan başka gruplar var. Oraları inceleyebilirsiniz. Riskler binde bir denilecek kadar az değil. Yurt dışında veya türkiye'de aşı karşıtı olan pek çok doktor da mevcut. Pek çoğu bir şekilde ilaç firmaları tarafından susturuluyor.
      Bugün belki aşının zorunlu olması yine anlaşılabilir. Fakat bundan 20 yıl öncesinde sigortası, parası olmadığı için hastaneye alınmayan ve kapının önünde ölen insanların üzerine iki gazete parçası serilen bir ülkede yaşıyorduk. O dönemde bile aşı yaptırmak için durmadan annelerimizi takip eder, evlerimize doktor, daha olmadı ikna için polis gönderirlerdi.
      Bazı şeyler o kadar sıradan değil. Biz endişeliyiz. Güvenmiyoruz. Hepsi bu kadar. Kimseye de bir zorlamamız, dahası yönlendirmemiz bile yok.
      http://www.muslumananneler.net/2015/04/bebegimle-adm-adm-4-bolum.html#.VY0oJ_ntlBc
      Bu yazıda da belirtildiği gibi ne yaptıran kötü annedir, ne de yaptırmayan sorumsuz anne.
      Allah hepimizin yardımcısı olsun. Tercihlerimiz çeşit çeşittir.

      Sil
  4. Benimde kafam cok karisik

    YanıtlaSil
  5. Benimde vu konuyla ilgili cok endiselerim var..ilaclar da ayni tehdidi olusturuyor

    YanıtlaSil