Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

15 May 2015

Mescid Evler


MESCİD EVLER

 İlk namazımı tam olarak kaç yaşında kıldım, hatırlamıyorum…

 Ama ilk secdemi, ilk rükûmu, ‘Allahu Ekber’ diyerek ilk tekbir almayı ve selam verilince namazın bitip annemin bana gülümseyebileceğini, babamın benimle konuşup, abimin benimle oynayabileceğini bildiğimde 1 -2 yaşlarında olmalıyım…

 Evimizin olmazsa olmazı namazdı. Vakitlerimiz, işlerimiz, uyku ve uyanış saatlerimiz ona göre ayarlıydı.

 Daha beş yaşındayken sabah namazı sonrası kimi zaman babam, kimi zaman annemle yaptığımız sûre ezberlerini unutamam…

 Babam evde olduğu her vakit, namazlar cemaatle kılınırdı. Hele biraz daha büyüyüp aileye beş kardeş daha katıldığında, namaz vakitleri, abdest sırası, namaz telaşesi, küçükten büyüğe, erkekler önde kızlar arkada saf olmamız, görülmeye değer bir manzaraydı…

 Toplam 9 kişi…

 Koskoca bir cemaattik işte…

 Büyüklerin tek başına sessiz sedasız bir köşede namaz kıldığı bir ev değildi bizim evimiz. Evdeki bebek, çocuk, küçük, büyük herkesi içine alan cemaatimizle, sürekli namaz havası esen bir evdi…

 Hatta daha 3-4 yaşlarında, babamın sesli olarak okuduğu Fatiha ve kısa sûreler, hiç uğraşmadan aklımızda yer etmişti bile.

 Büyüklerimize bakarak, kimi duaları okuyup, kimilerini okumadan, abdestli, abdestsiz kıldığımız namazlardan sonra, içimizden 7 yaşına gelen, artık abdestini hakkıyla alarak, tüm dua ve sûreleri bilerek, kılması gerektiği gibi namaza başlıyordu…

 Bütün kardeşler biliyorduk ki, 7 yaşında 1-2 vakit başlanan namaz, 8-9 yaşlarında çoğalarak devam edecek ve 10 yaşında bütün namazlarımızı bir daha asla bırakmamak üzere tamamıyla kılmaya başlayacaktık.

 Namazı geçirmek gibi bir kavram, anne-babamızın titizliğiyle hiç gündemimize girmemişti. Eğer çok yorgunsak, hastaysak, ya da çok uykumuz gelmişse, annem farzını kıldırarak kolaylaştırır, yatsıyı beklemeye dayanamayıp uyuyakalmışsak, mutlaka ‘küçükler’ demez geceleyin uyandırırdı…

 Vaktin genişliğinden dolayı rahat hareket ettiğimiz zamanlarda ise, anneannemin ve dedemin daha ezan okunmadan abdest alıp namazı beklemesi dikkatimi çekerdi…


 Namaz; bir borcun ödenmesi ve zoraki olan bir amel değil, beklenen, özlenen, Rabbimizle konuştuğumuz en güzel anlardı bizler için.

Rabbimiz’in peygamber (as)’ın örnekliğinde öğrettiği bu güzel amel; her gün kılındığı için kendisinden bıkılan değil, kılınmadığı ve onsuz olunduğu zaman, huzursuz olunan, boşluğa düşülen, ‘dinin direği’ bir ameldi…

 Her kıldığımızda bizi yenileyen, biz namazlarımızı güzelleştirdikçe, bizi daha da güzelleştiren bir ‘göz nuruydu’…

 Ve şimdi, en küçüğü 1 yaşında olan 4 çocuğumla, kimi zaman secde edecek yer bulamadan, kimi zaman biri sırtımda diğeri eteğimi tutmuş namaz kılarken, onların da büyüdüklerinde namazı, doğduklarından itibaren, hayatlarının olmazsa olmazı olarak hatırlayacaklarını umut ediyorum…

 “Rabbim beni ve soyumu namazı devamlı kılanlardan eyle. Rabbim duamı kabul buyur.” (İbrahim- 40)

                                                                      Raziye Nur Özköse

9 yorum:

  1. Ben öyle bir evde buyumedim.annem babam namaz kilardi ama ayrı ayrı cemaat olmazdi.hiçbir zaman hadi kızım abdest alda namaz kilalim demediler bana anne babam.ve ben namaza alınmakta çok geç kaldım ve hala zorlaniyorum.benim yavrularim benim gibi olmaz inşallah.bu yazıdaki gibi bir evde yaşamayı çok isterdim

    YanıtlaSil
  2. Ben boyle bir evde buyumedim malesef :( sadece annem namaz kilardi.simdi benim kendi evimde ise ben yalniz kiliyorum namazimi ama bazen zorlaniyorum
    surekli nefsimle ve seytanla ugrasiyorum.Rabbim imanimizi artirsin ki namaz her kosulda kilmayi bilelim.
    surekli hic bir sey gec olmadan Rabbimin esimede hidayet vermesi icin dua ediyorum.esleri namaz kilan arkadaslarima bunun kiymetini cok iyi bilmelerini soyluyorum gozlerimden yaslar suzulerek bazen.Rabbim beni, esimi,ailemi,akraba,dost, komsu ve butun musluman kardeslerime hidayet versin.namazimizi dosdogru husu icinde kilmayi nasip etsin.

    YanıtlaSil
  3. Maşallah. Ben de namazın ne olursa olsun asla Terkedilmeyecek bir ibadet olduğunun öğretildiği bir evde büyüdüm. Elhamdülillah.. Rabbim ömür boyu daim eder inşallah. Yazınızı okurken çok duygulandım kendi ailem açısından da gıpta ettim.. Bir de şu var dış görünüş olarak takvalı müslümandır diyeceğimiz pür tesettür insanlar da namaz kılmıyor. Acaba diyorum bu insanlar neden namazı istediğimiz zaman kılıp istediğimiz zaman terkedeceğimiZ bir ibadet olarak görüyor . Yani merak ediyorum sorun yetiştiren anne babada mı? Neden hala namaz bilinci yok insanlarda. Namazı yoksa müslümanın neyi vardır ki. Çok üzülüyorum. Rabbim bizleri hidayete erdirsin..

    YanıtlaSil
  4. Değerli müslüman anneler ekibi, isim yerine künye kullanmanız takdir edilesi birşey. İyi bir takipçiniz olarak ismin açıkça yazılmamasının daha hoş olduğunu düşünmekteyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim, Raziye Nur Özköse'nin bu yazısı, Demet Tezcan'ın "Huzura Doğru 5 Büyük Adım" isimli kitabında yayınlanmıştır. Kendisi zaten sitemiz yazarlarından olduğu için ayrıca bir dipnota ihtiyaç duyulmamıştır. Selametle..

      Sil
  5. Selamun aleyküm....Ben bir erkeğim.Bu sitede bayanlar varmış genellikle umarım burada bulunmamın sizler için bir sakıncası yoktur.....Size bir sualim olacaktı.Ben evlenme çağında bir insanım.Allahın izniyle saliha bir hanımefendi istiyorum namazında niyazında tessettürlü..Fakat ailemin benim için uygun gördüğü hanımların hepsi açık....Kapalı bir bayan istediğimi söylediğimde din işleriyle ilgilenen bir akrabamızın açık bir bayanla da evlenmenin caiz olduğunu,hatta onu kapatarak daha da büyük sevap kazanılacağını söylediğini söylediler.Sizce bu doğru mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam değerli kardeşimiz, hoşgeldiniz..
      Açık bir bayanla evlenmek caiz olmasına caizdir fakat böyle bir evliliği kabul eden kişi, eşi için "Hiç tesettürü kabul etmeyebilir, hiç namaz kılmayabilir" ihtimalini aklından çıkarmamalıdır.
      Neden dininizi yaşama konusunda birbirinize destek olacağınız bir hanımla evlenmek yerine, sürekli tartışma, didişme, eleştirme, yönlendirme yapmak zorunda kalacağınız bir hanımla evlenesiniz ki?
      Böyle bir kabul, ileride gelişebilecek bütün imtihanları baştan kabul etmek anlamına gelir. Çocuklar ve çocuk eğitimi de daha ileriki süreçte karşılaşacağınız problemler.
      İyi tarafından bakamaz mıyız? Elbette ama tecrübelerimiz bize bunun yüzde bir oranından daha yüksek olmadığını gösteriyor maalesef.
      Siz salih ve takvalı bir müslüman olmaya gayret ettikçe ve evliliğiniz hususunda gönülden dua etmeye de devam ettikçe Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.
      Hiç beklemediğiniz şekilde Allah karşınıza çıkaracaktır. Rabbim, razı olacağı yuvalar nasip etsin.
      Dilerseniz bu konuyla da ilgili olan şu yazımıza göz atabilirsiniz. Selametle..

      http://www.muslumananneler.net/2014/08/evlilik-manifestosu.html#.VVn5QfntlBc

      Sil
  6. Esselamün aleyküm ve rahmetullah.
    Sitenizi yeni keşfettim. Doğru yere mi yazıyorum bilmiyorum ama sizlerden kitap tavsiyesi istiyorum. Sadece annelikle alakalı değil tüm islami ve imani konularda. Yani bu yazıdaki aile yapısına sahip bilinçli müslümanlar olmak için önerebileceğiniz kitaplar var mıdır? Allah sizlerden razı olsun, sayılarınızı çoğaltsın, ayaklarınızı bu yolda sabit kılsın inşallah. Allah'a emanet olun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam ve rahmetullahi ve berakatuh.
      Kardeşim, kitap-film önerileri kategorimizden faydalanabilirsiniz. Özet yapılan aile ve çocuk eğitimi kitaplarının yanı sıra İslami bilinçte ilk basamak olarak gördüğümüz 70 kitaptan oluşan bir roman listemiz de var. Listenin devamı inş gelecek. Takipte kalın. Selametle..

      Sil