Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

21 May 2015

Evli Bir Bayanım, Eşimin Arkadaşına Aşık Oldum!


EVLİ BİR BAYANIM, EŞİMİN ARKADAŞINA AŞIK OLDUM!
Soru:

Problemimle ilgili sitelere bakarken tevafuken buldum bu yazıyı ve siteyi. Arkadaşım beni yargılamayın olur mu?

Nasıl anlatacağımı bilemiyorum ben evli bir bayanım ve gerçekten çok utanıyorum ama başkasına aşık oldum. Üstelik bu kişi eşimin en yakın ahbaplarından biri... Hemen hemen her hafta evimize gelir eşimle sohbet ederler ayrıca hocalık yapıyor eşimle dini sohbetler yapıyorlar. Biz ailecek muhafazakar olduğumuz için, o kişi de muhafazakar olduğu için zorunluluk harici bir diyalogumuz olmadı bile.

Gerçekten nasıl oldu bilmiyorum ama çok kötü bir biçimde aşık oldum. Önceleri çok inkar ettim ama..... Ne olur beni yargılamayın elimde olan bir şey değil. Eşim o kadar iyi bir insan ki.... Bir tane de dünyaların tatlısı bir oğlumuz var. En çok da evladımdan utanıyorum. Benden başka kimse bilmiyor ama bu o kadar ağır geliyor ki.... Namazlarımı asla aksatmam şimdi de bol bol tevbe namazı kılıyorum. Allah beni böyle sınamasaydı keşke..... Ne olur yargılamayın yardımcı olun... 

Cevap:

Sevgili kardeşim,

Bizler yargılayıcı değiliz, elimizden geldiğince kardeşlerimizi doğruya çağırmaktan öte yaptığımız bir şey yok.

Öncelikle şunu bilmenizi isterim ki, insanın kalbinde hissettiği her türlü kıpırdanmanın adı "aşk" değildir. Arzu, heves, saplantı, şehvet, hoşlanma vb. pek çok duygu aşkla karıştırılabilir.

Bu, Allah'ın size vermiş olduğu bir imtihan mı, yoksa şeytanın sizin ayağınızı kaydırmak için açmış olduğu bir çukur mu? Bunu doğru tahlil etmek lazım. İnsan nefsinin ve şeytanın telkinleriyle duygularını besler. Sizi bu karanlığa Allah düşürmedi, bilakis siz içinizde ilk başta bir nokta kadar olan şeyi büyüttünüz.

Bunları suçlamak için söylemiyorum. Çünkü böyle düşünmeniz çözümün ilk adımı olacaktır. Bunun Allah tarafından bir imtihan olduğunu düşündüğünüzde "Bu benim kaderimmiş" dersiniz ve Allah'a iftira etmiş olursunuz. Allah hiçbir kimse için günah ve zulüm dilemez, yazmaz. Fakat biz kendimiz o günahın etrafında dolanıp durdukça Allah sonunda bizi kendimizle baş başa bırakır. Allah birini kendi haline terk ettiğinde ise onun günaha saplanması kaçınılmazdır.

Şu an Allah'a hamd edin ki, Allah sizin elinizi bırakmamış. Sakın ola bu halinizi hiçbir kimseye anlatmayın, söylemeyin. Günahınıza hiçbir kimseyi şahit tutmayın. Günahınızı dillendirerek normalleştirmeyin, kendinizi haklı çıkaracak gerekçeler bulmayın.

Bu durumdan kurtulmak için yapmanız gereken şeyler sırasıyla şunlar olabilir:

1-Bu, ulvî bir aşk değil şeytanın oyunudur. Onun için acılarınızı, duygularınızı beslemeyin. O kişi ne zaman aklınıza düşse, şeytanın damarlarınızda dolaştığını bilin. Hemen "euzu besmele" çekerek o düşünceden uzaklaşın. Kendinizi başka bir şeyle meşgul edin.

2-Acilen Kur'an-ı Kerim'i mealiyle birlikte en kısa zamanda bitirin. Halinizi Rabbinize arz edin, onun ayetlerini tevbe eden bir kulun susamışlığıyla kana kana için. Arkasından hemen Riyazu's-Salihin isimli hadis kitabını okuyun. Günlük olarak tesbihat yapmayı ihmal etmeyin. Kalbinizi, dilinizi Rabbinizin zikriyle meşgul edin.

3-Kendinizle asla baş başa kalmayın. Hanım arkadaşlarınızla, akrabalarınızla -hayır üzere- bir araya gelin. Boş durmayın, kendinize sürekli bir meşguliyet icat edin.

4-"Zorunluluk harici bir diyaloğumuz olmadı" demişsiniz. O zorunlulukları da ortadan kaldırın. O kişiyi göreceğiniz, sesini duyacağınız her türlü ortamdan kaçının.

5-Evliliğinizin ilk günlerini -veya en güzel günlerini- hatırlamaya çalışın. Eşinizin iyi meziyetlerini göz önünde bulundurun. Onu yeniden tutkulu bir şekilde sevmek için kendinize fırsatlar, bahaneler üretin. Özel hayatınıza çeki düzen verin. Eşinize hiçbir şey hissettirmeksizin onda teselli arayın.

6-Eşinizden sonra çocuğunuz, içinde bulunduğunuz buhrandan kurtulmak için sizin en büyük yardımcınızdır. Kendinizi çocuğunuza verin. Onunla bol bol oynayın, gülün, eğlenin. Çocuğunuzun gözünde nefsine yenilmemiş kahraman bir anne olmanın haklı gururunu yaşayın.

7-Kendinizi birkaç ay bu şekilde kontrol ettikten sonra -eğer oğlunuz da 2 yaş dönemini atlattıysa- bir an önce Allah'tan yeni bir çocuk isteyin. Bu dönemin arkasından gelen bir bebek, sizin ailenizle yeniden kenetlenmenize yardımcı olacaktır inşaallah.

Allah yar ve yardımcınız olsun.


Not: Desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an muslumananneler@gmail.com adresimize mail atabilirsiniz. Gücümüz yettiğince kurtuluşunuz için size yardımcı olmaya çalışırız inşaallah.


Ummu Abdullah


                                                                                                                                                              

19 yorum:

  1. Bu kardesimizin "nefs terbiyesi" ne ihtiyaci var. bunu yapmanin en kolay yolu da tasavvuftur. tabii siz bu yorumu yayinlar misiniz bilemem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Niye yayınlamayalım ki kardeşim? Hakiki bir tasavvufa kim karşı olabilir? Tasavvuf nefsin tezkiyesi, kalbin tasfiyesi ise elbette her müslümanın aramak için yoluna öleceği bir hakikattir bu..

      Sil
  2. Bu şeytanın hilesi ve yasak olanı tatlandirma cabasıdır da
    "Aşkını gizleyerek namusunu koruyarak sabreden cennete girer"
    (İbni Asakir)

    YanıtlaSil
  3. HAZRETLERİ YUSUF BILE ALLAH DUZELTMESE AYAGINI KAYDIRACAGI BIR ALAN KARŞI CINS MESELESİ.
    YUSUF SURESİ 25. AYETTE AÇIKCA BILDIRILIYOR. DEGIL KI BİZ GUNAHIN ALENEN ISLENDIGI ORTAMDA YAŞANAN INSANLARIN AYAGININ KAYMASI ALLAH MUAFAZA DAHA MÜMKÜN. ALLAH KINADIGINIZI YASAMADIKCA TOPRAGA GIRMEYECEKSINIZ BUYURURKEN KINAMAKTAN KORKMAK LAZIM.RABBIM KARDESIMIZIN GÖNLÜNÜ KENDİ SEVGISIYLE DOLDURSUN

    YanıtlaSil
  4. Selamun aleykum kardeşim...
    Öncelikle Rabbim bu sıkıntılı durumdan seni bir an önce razı olacağı duruma çıkarsın...
    Sana, okuyan tüm kardeşlerime ve tabi ki nefsime bir hatırlatma olarak bir kaç cümle söylemek isterim...
    Bizler hangi ortam, ilim ve çevreden gelirsek gelelim, insanız, unutabilir, yanılabilir, hata yapabilir, tökezleyip düşebiliriz...
    Senelerce bize uğramayan bir durumdan, bir imtihandan hayatımızın sonuna kadar da emin olamayız...
    Her an bilinçli ve uyanık olmalıyız...
    Kimi zaman bedenen ve ruhen daha hassas, daha zayıf olduğumuz durumlarda, normal şartlarda bizi çok etkilemeyecek bir olay, bizi etkisi altına alabilir...
    Yıllar önce basit gelen imtihanlar, ilerleyen yıllarda yüreğimize ağırlaşabilir...
    Daha önce hakkıyla tevbeyi tatmamışken, günlerce, aylarca ve hatta yıllarca sürecek bir tevbeyle tanışabiliriz...
    Kalpler Allah'ın elindedir kardeşim...
    Razı olmadığı her şeyden kalplerimizi razı olduğu yöne yöneltmesi ve dini üzere kalplerimizi sabit kılması için O'na yalvarmalıyız...
    Bir an dahi bizi nefsimizle baş başa bırakmaması için...
    Düştüğümüzde, kalkıp yürüyebileceğimiz bir yolumuz, hata ettiğimizde af dileyip yöneleceğimiz bir Rabbimiz var.
    Ne mutlu bizlere...

    YanıtlaSil
  5. "Ircai ila Rabbik"
    Rabbine yönelmek be güzel dir ...
    şeytan imanli ile uğraşır ...
    Allahim sen koru ....
    euzu billah min şerri seytan

    YanıtlaSil
  6. Bu gibi soruların arka planda cevaplanması,kötülüklerin yayılmaması açısından daha iyi olur....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli kardeşim,
      1-Kardeşimiz bize mail adresimizden ulaşmamıştır. Bu sebeple kendisine cevabımızı ileteceğimiz başka bir imkanımız yoktu.
      2-Bu kardeşimizle aynı sıkıntıya düşen ve bunu etrafındakilerle paylaşamayan başka kardeşlerimiz de bu yazıdan istifade edebilirler. Artık insanlar sorunlarına internet ortamında cevap arıyorlar. Biz şerre yönlendirenlerin de olduğu bu ortamda hayra ve iyiliğe teşvik etmek istedik.
      Rabbimiz niyetlerimizi halis, amellerimizi salih kılsın. Amin.

      Sil
    2. Kesinlikle Hüseyin kardeş doğru söylemiş , size haklı bir tavsiyede bulunmuş, ama adeta sitede yayınladığınız her şey mutlak doğru imişçesine yine de yaptığınız yanlıştan dönmüyorsunuz. Hangi müslüman erkeğe sorsanız böyle bir soruyu çirkin görecektir. Gizlide cevaplanması daha uygundur ama inadınızdan dönmüyorsunuz . Allah ıslah etsin.

      Sil
    3. Kardeş pardon ama siz kimsiniz ki, bizi inatla, hakka tabii olmamakla suçluyorsunuz. İnsanca nasihat ederseniz insanca açıklama yaparız. Ki yaptık da.
      Hoşunuza gitmiyorsa, sizin doğrularınızı hemen kabul eden sitelerle takılırsınız. Bu kadar basit

      Sil
    4. Kardeş pardon ama siz kimsiniz ki, bizi inatla, hakka tabii olmamakla suçluyorsunuz. İnsanca nasihat ederseniz insanca açıklama yaparız. Ki yaptık da.
      Hoşunuza gitmiyorsa, sizin doğrularınızı hemen kabul eden sitelerle takılırsınız. Bu kadar basit

      Sil
  7. Affedersiniz ama yuh yani..Hiç mi edep haya yok insanlarda.....Böyle bir şey nasıl olur aklım almadı..Ama o bayan ahirette bunun cezasını çekecek.çok büyük bir günah....dilerim Allahtan cehennemde cezasını en kötü şekilde çeker

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah, insanın kalbinden geçen günahlar fiile dökülmedikçe kişiyi onlarla sorumlu tutmaz kardeşim. Eğer siyer-hadis bilginiz varsa, biraz bilgilerinizi tazeleyin lütfen, yoksa acilen bilgi edinin.
      Zina eden kadının arkasından kötü konuşanlara bile "Onun tevbesi bütün medine halkına dağıtılsa hepsine yeterdi. Kardeşiniz hakkında kötü konuşmayın" diyen bir Peygamberimiz (s) var zira..
      Günahtan korkan ve tevbe yolunu arzulayan birine cehennem bileti kesip ceza artırımı istemeniz büyük bir fecaat!
      "Kim bir kardeşini, bir günah sebebi ile ayıplarsa, o günahı işlemedikçe o kimse ölmez." hadisini hatırlatmak isterim. Nefes almaya devam eden bir kulun tevbesinden de günahından emin olunmaz. Allah'ın imtihanından sakının. Büyük konuşmayın. Kardeşinize kucak açın, onu günaha itmeyin. Cennet de cehennem de sizin elinizde değil!

      Sil
    2. Asıl senin yorumuna yuh ... kınama başına gelir

      Sil
  8. Bence aşık olmak insanın elinde olmayan bir şeydir.Bu yüzden bu hanım günaha girmiyor bana göre..Bence kimse kınamasın çünkü herkesin başına gelebilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim üzerimize düşen, günahın oluşabileceği her türlü ortam ve zeminden uzak durmaktır kardeşim.. İçimizde şeytanın vesveselerini büyütmemektir. Bütün tedbirlerimize rağmen kalbimize engel olamadığımız bir his gelirse de ondan sıyrılmak ve unutmak için elimizden geleni yapmaktır.

      Sil
    2. Allah razı olsun kardeşim.... Karşılaştığı sorunlarda sizin gibi hayırlı tavsiyeler verecek dostların olması önemli gerçekten..... Rabbim ilminizi arttırsın.... Ves'selam

      Sil
  9. Selamun aleykum kardeş
    Kesinlikle bu konuyu açıktan yayınlamanız caiz değildir . Lütfen diğer kardeşin de tavsiyesini gözeterek kaldırınız. Bu tarz (hayadan uzak ) şeylerin gizli de kalması, gizlice konuşulması gerek. Biliyorsunuz ki günahın gizlisi açıktan yapılan günaha göre daha kolay affedilir (elbette affetmek Allah'a her anlamda kolay, fakat inşallah ne dediğim anlaşılmıştır.
    İnsanların günahları onlara kalsın, ortada açıktan yapılan bir şeyde yok, ve herhalde bu kardeş te çoktan okumuştur .
    Böyle şeylerin açıktan paylaşılmaması Hakkı'nda kesinlikle isabet ettiğimi düşünüyorum isterseniz özellikle Müslüman erkeklere sorunuz
    Allah doğruya iletsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeş, bi şeye caiz değildir demek için fazla cüretkar olduğunuzu söylemeliyim.
      Ayrıca çok şükür kendileriyle istişarede bulunduğumuz babalarımız ve eşlerimiz de var.
      Biz bu soruyu yayınlama nedenimizi yukarıda zikrettik. İnternet sitelerinde soruyu arattığınız takdirde pek çoğunun "aşk mazurdur, başa gelen çekilir" cinsinden yorumlar yaptığını görürsünüz. Biz de bu tür problemi olan kardeşlerimize "bizce" doğru olan bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Bazı meseleleri kapatmakla çözemeyiz.
      Hakkında haram veya helal diye kesin bir kaide olmayan konularda, tek hakikatçi bir dille karşımızdakini tenkit edemeyiz.
      Selametle.

      Sil