Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

31 May 2015

Ergenim Ben, Bana Kulak Ver!


ERGENİM BEN, BANA KULAK VER!

Ergen kardeşimi dinliyorum gözlerim kapalı. Okulda bugün olaylar olaylar... Kızın biri diğerini sıkıştırmış. Biri sevgilisinden ayrıldığı için gün boyu ağlamış. Okulun kezosu.. Bi dakika kezo, popi, asdfgjk, Kezban. Tüm bunların anlamını bilmiyor musunuz yoksa? Ah çok cahilsiniz. 

Bakın ben size biraz ergen gündeminden bahsediyim. Bu aralar obey kepleri çok moda mesela. Orjinali çok pahalı yarın çarşıya çıkıp taklidini alacağız. Sonra okulda kim daha markalı giyerse o en havalı. Ah bi de okulun popileri var ki havalarından yanlarına varılmaz. Ama Allah için yakışıklı çocuklar... Sonra kardeşim şalına iğne takamaz, çünkü takarsa çok ezik olur..

Ne oldu şaşırdınız mı? Valla bi aralar ben de şaşırıyordum halime. Ama sonra alıştım. Az evvel baya okul dedikodusu yaptık. Yağmur sonrası sokaklar dingin oluyor iyi bi yürüdük. Yanımızdan geçen bazı insanlar, yada çoğu -amaan kimin umrunda!- imalı bakışlar attılar bize. Bi benim tesettürüme baktılar, bi onun açık boynuna. Bi benim sesimi duyamayışlarına şaşırdılar, bi onun bağıra bağıra konuşmasına. Konuştuklarımızı duydularsa vay halimize zaten. 

İnsan türünün en önemli özelliği düşünmek demişti mantık hocamız. Ama ben onu "sürekli, durmadan,  yorulmadan konuşmak" olarak değiştirdim. Insanlar hep konuşur. "Şunun pantolonuna bak, sözde ailesi muhafazakar" "dinlediği şarkıya bak hele" "önce kendi evindekine tebliğ yapacaksın canım" vıdı vıdı vıdı. Bilmeden, sorgulamadan, düşünmeden daima konuşurlar. Biri "siz de çok rahat bırakıyorsunuz canım" derken öteki "bu kadar sıkmayın çocuğu ayol" der. Çocuk yetiştirmek, ergen psikolojisi, iyi ebeveyn olmaya dair herkesin mutlaka söyleyecek bir sözü vardır.

Her neyse, kardeşimle sadece bunları konuşmayız tabi. Şiir okuruz mesela. Onun dikkatini en çok içinde "aşk" kelimesi olanlar çeker tabi. Sonra aşk üzerine konuşuruz. Siyaset konuşuruz hem de baya keyifli. Tartışma programları, haberler izler, olaylara herkesin bakmadığı bir yerden bakarız. Bazen benim defterlerimi gizlice okuyup kozlar biriktirir elinde. Bazen de kitaplarımdan cümleler aşırıp artistlik taslar birilerine. Okulda avrupadan bahseden hocasına "batıya bakmaktan boynumuz ağrıdı hocam" der, sonra da gelip bana anlatır "hocanın ağzı açık kaldı valla ablaa" 

Bakmayın siz öyle arkadaşlarına uyduğuna, vicdanlıdır benim kardeşim. Kazanmayı çok istediği bir yarışmanın ödülünün yarısını suriyelilere bağışlayacak kadar. Üstü başı düzgün olmayan bir çocuk görse dayanamaz, cebindeki tüm parayı veriverir.. Hele yaşlılar, çok sever onlarla muhabbeti. Benim yapamadığımı yapar, geceleri teheccude kalkar. Hem liseye gelince şalına iğne takıp uzun ceket de giyecek!

Ergenliğin ruhsal arınma dönemi olduğunu söylüyordu bir yazar. Çocukluk döneminde yaşanan ama gözükmeyen sıkıntılar o dönemde atılıyor ve manevi bir rahatlama yaşıyor genç... 

Ne yani siz çocukken hiç dinlemediğiniz, konuşurken gözünün içine bakmadığınız çocuğunuz şimdi size herşeyi anlatsın diye mi bekliyorsunuz? 

"Höt" deyip susturduğunuz, odaları kilitleyip cezalandırdığınız, sürekli yasaklar koyduğunuz çocuğunuz şimdi size kuzu kuzu itaat etsin mi istiyorsunuz? 

Vicdanına hitap etmediğiniz, dini sadece "öyle olması gereken bir şey" olarak gösterdiğiniz çocuğunuz alim olsun mu istiyorsunuz? Yok öyle....

Evet aramız çok iyidir kardeşimle. Hatta bu yüzden kardeşimin yaptığı hataların azarını genelde annemden ben yerim "niye izin verdin" diye :) Ama kendisi duymasın bazen çok ruhum daralıyor onu dinlerken. Geçenlerde en yakın arkadaşının bir erkek çıkma teklifini kabul etmeyince "çok taş olucam abi çok taş olucam hergün makyaj yapıcam o teklifi kabul etmediğine pişman olacak" dediğini anlattı. Ah ulan dedim gençlik bu haldeyken ne diye yaşıyoruz biz.. 

Onları dinlemek, dinlemek, dinlemek, dinlemek, dinlemek, anlamak zorundayız. Onları kalplerinden tutmak zorundayız. Çünkü gidecek yerleri yok! Onları anlayan kimse yok! Dünya onları tüm şehvetiyle çağırıyor! Söyledikleri saçma sapan şeyler de olsa onları dinlemek zorundayız. Hataları da olsa onları anlamak zorundayız.... 

Bizim de onun yaşındayken pek çok hata yaptığımızı, insanın hata yapa yapa büyüyeceğini anlatmak zorundayız. Küçüklüklerinde yaptığımız hataları telafi etmek zorundayız. Onlarla kahkaha atmak, onlarla hiç zevk almadığımız şeyleri seyretmek, onlarla hatalar yapıp azarlar yemek, onların tam kalbine dokunmak zorundayız. 

Çünkü biz onları bırakırsak bir daha asla tutamayacağız. Biz onlara yönelirsek, onlar elbet bir gün dönecekler bize. Belki hatalara batmış olarak, belki çok yaralanmış olarak... ama muhakkak dönecekler. Çünkü bir arayış içindeler, tüm çırpınmaları bu yüzden. Birgün vicdanlarının sesini daha fazla susturamayacak ve özlerine dönecekler.

Neyse bu yazı çok ciddi bir hal aldı, ben gidiyim de kardeşimle dizi seyrediyim..:)

Bir Abla

2 yorum:

  1. Selamun aleyküm...Benim de 15 yaşında liseye giden bir kızım var.Aynı dertler bizde de var :) Geçen gün eve ağlayarak geldi.Çok endişelendim ne oldu kızım diye sordum.Meğerse üst sınıflardan bir çocuktan hoşlanıyormuş.O çocuk ise kızıma abiciğim diye hitap edince benimki çok bozulmuş:) Off napıcaz biz bunlarla..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam, Allah yardımcınız olsun kardeşim..
      İslam'ı titizlikle yaşamak ve sevdirmek dışında yapacağımız hiçbir şey yok maalesef.. Bir de hatalarından dolayı onları dışlamamak, bizimle paylaşacak kadar onlarla yakın olmak dışında..
      Allah gençlerimizi şeytanın ve nefislerinin şerrinden muhafaza eylesin. Amin.

      Sil