Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

28 May 2015

Bebeğimle Adım Adım / 5. Bölüm



BEBEĞİMLE ADIM ADIM

(Hamilelik Günlüğü 5. Bölüm)

Sevgili anne adayları,

Yolun yarısını geçtik elhamdülillah.Mutlu sonun heyecanı; bir bu kadar daha yürümeye değer dedirtiyor, ne dersiniz? :)

Kademe kademe kendimi anneliğe daha yakın hissettikçe dokuz ayın ne kadar hikmetli bir alıştırma süreci olduğunu anlıyorum. Hem ruhsal hem bedensel hazırlık için muazzam bir düzen.. Artık başlardaki tedirginlikler, evhamlar yavaş yavaş yerini anneliğe duygusal hazırlık ve sessizce etraftaki anneleri gözlemleme çabalarına bıraktı.

Nasıl ki bir boyacının girdiği mekânda ilk dikkatini çeken şey mekânın duvarları, bir terzinin elbiselerin dikişleri ise doğal olarak bir anne adayının da bir ortamda gözlemlediği ilk şey çocuklu bayanların çocuklarına olan davranışları oluyor. Bir de bu anne adayı birkaç çocuk eğitimi kitabı okumuş, araştırma yapmaya çalışan biriyse durum daha vahim.. :)

Gördüğü pedagojik bir yanlışta bazen sessiz kalmayı başarabilse de bazen de tüm cesaretini toplayıp önce bir küçük öksürükle boğaz temizliğinden sonra, yarı içine kaçmış, ürkek sesiyle; “Aslında uzmanlar çocuklardaki bu tür davranışların şöyle şöyle sebeplerden dolayı ….” diye başladığı, kendince güzel bir giriş cümlesinin; “Bakma sen, onların dediğine kalsa…” gibi alışılagelmiş bir söz kesme üslubuyla bölünmesi, çoğu zaman o anne adayının kaçınılmaz sonu olabiliyor mesela. :)

Kesinlikle anne tecrübelerinin yabana atılmaması gerektiğini biliyorum, ama bu zamana kadar uygulanan bazı yöntemlerde de hiç mi yanlışlık payı yok? Neden daha iyiye doğru adım atmak yerine eldekilerle yetinmeye, üzerine hiçbir şey katmamaya "tecrübe" demekte bu kadar ısrar edildiğine ve zaman, ortam, çevre vs.. etrafta bu denli hızla değişen unsur varken değişmemekte diretilmesine anlam veremiyorum. 

Yanlış anlaşılmaya mahal vermemek açısından bahsettiğim değişimin çağımız asimilelerinden uzak, daha bilinçli bir çocuk eğitimi olduğunun da altını çizeyim.

Öte yandan, "çağdaş çocuk eğitimi" adı altında üzerlerinde türlü türlü yöntemlerin denendiği, onda tutmadıysa diğerinde “hadi bakalım belki bu daha iyi olur” rahatlığıyla/kalesizliğiyle eğitilmeye çalışan çocukları da görüyoruz. Annem bir gün; “Çocuk bu yavrum, deneme tahtası mı? Yemek değil ki dökesin, örgü değil ki sökesin” demişti. Gerçekten öyle...

Sonra pedagogların dillerinden hiç düşürmediği “Psikolojisi ve ruhu zedelenen çocuklar.” Bilmiyorum, ben psikolojinin de ruhun da söylendiği kadar pamuk ipliği kıvamında olduğunu düşünmüyorum. Allah psikolojiyi bu kadar zayıf, bozulmaya meyilli mi yaratmış? İnsan bazı kitapları okuyunca kendini çok kötü hissediyor, bir tek hata yapsa sanki bir daha hiç toparlayamayacakmış gibi...

Düşünüyorum da, yok mu bunun bir orta yolu? Yani çocuk eğitimi kitaplarını okuyup seminerlere katılarak güzelce araştırmalarımızı yaptıktan sonra öğrendiğimiz teknikleri bir de Kur’an ve sünnet süzgecinden geçirerek itidal bir bakış açısı kazanamaz mıyız?

Üzerine de annelerimizin, ablalarımızın tecrübelerini ekleyip, pratiğe geçirirken de acziyetimizin farkında olarak, duayı da elden bırakmadan daha güzel, daha sağlıklı, fıtrattan uzaklaştırılmayan çocuklar yetiştirmek mümkün olmaz mı? 

Bazı yeni annelerde "Ben annem gibi olmam asla, kesinlikle kayınvalidem gibi yapmam" tarzında erişilmez bir hava vardır. Fakat daha ilk günlerde bakarsınız çocuğun ağzına emzik vermiş, aa ayağında da sallıyor üstelik, bak gazı var diye kekik, kimyon içmeye başlamış. Al tam da annesi gibi bağırıyor çocuğuna, Yıllar geçtikten sonra aslında annesinden ve etrafındaki diğer annelerden çok da farklı olmadığını anlıyor.

Yani kişi "Annem gibi olmam" sözünü, yanlışlar konusunda bilinçli söylemedikçe, kararlılıkla bunu devam ettirmedikçe hiçbir anlamı yok... Gülüp geçmekten öte o kişiyle tartışılacak bir şey de yok.

Mesela benim annem, anneannemden daha iyi bir anne, buna kesinlikle eminim. Annesinin tecrübelerini almış, yanlışlardan kendini korumaya çalışmış, üstelik yanlışı doğruyu bilgiyle tartmış. Onun için çocuklarıyla iletişimi çok daha iyi.. 

Ben annem gibi olabilir miyim bilmiyorum, ondan daha çok çocuk eğitimi kitabı okumam kendimi iyi hissetmeme neden olmuyor. Onun tecrübelerine olan ihtiyacım kitaplara olan ihtiyacımdan daha fazla. Onun için "Önce annem artı kitaplarım" diyorum... İnşallah bizden de iyi bir şeyler çıkar :) 

Son olarak 23 haftalık bebeğin boyu yaklaşık 29 cm, ağırlığı 500 gr kadarmış. Artık yüz hatları yeni doğmuş bebeğe daha çok benzeme başlamış.

Artık sesimizi daha rahat ayırt edebiliyorlarmış. Ama kulak zarları şuan çok hassas olduğu için kalın ve yüksek seslerdense, ince ve tiz sesleri duymak onlar için daha kolaymış. Çok ilginç, bebeklerle konuşurken farkında olmadan seslerimizi narinleştirme çabamız da bunun bir hikmetiymiş. :)

Bir tavsiyeyle de bitireyim; ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar çevrenizden doğum hikâyeleri dinlememenizi öneririm. Bırakın her annenin doğum yapma sürecini, aynı annenin çocuklarının doğumları bile farklı farklı olurmuş. O zaman hiç gerilmeye gerek yok diye düşünüyorum, Allah hakkımızda ne takdir ettiyse onu yaşarız... Elimizden gelen tek şey duadır. Dualarda unutmamanız temennisiyle..

Allah’a emanet olun. Esenlikle kalın..

Zeynep Tarık

2 yorum:

  1. Esselamu aleyküm. Ben de bir anne adayı olarak üzerimde şöyle bir baskı hissediyorum; Kayınvalidem ve görümcelerim yaklaşık iki yıl emdirmişler. Bunu çokça dile getiriyorlar. Anneden kıza geçtiğini söylüyorlar. Annemse bizi 1 yıl kadar bile emzirememiş malesef. Ben Allah'ın izniyle iki yıl emzirmek isterim elbette. Böyle bir şey cidden var mıdır yoksa kulaktan dolma bir bilgi mi, anneden kız geçmesi?
    Bir diğer konu da, malesef etrafta hamile birinin yanında ; ya ölü doğum yapmak da ne kadar kötü yada çocuğun anne karnında ölmesi değil mi? Diyerek ya da dediğiniz gibi zor doğumlarını anlatarak anne adaylarının kötü hissetmesine sebep olanlar da çok. Böyle konuşan kişileri dinllemeyin sakın :) çokça dua edelim Allah tüm hamilelerin yardımcısı olsun :)“

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim. Allah, sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde yavrunuza kavuşmanızı nasip etsin.
      Emzirme, anneden kıza geçen bir şey değildir. Bilakis her annenin ve çocuğun emzirme serüveni birbirinden farklıdır. Bir anne, çocuklarından birini sadece 8 ay emzirmişken diğerini 2 yıl boyunca emzirebilmiştir. Çocuğun istemesi, annenin sütüyle ilgili bir sıkıntı olmaması, sağlık durumu ve arkasından erken kardeş gelmemesiyle ilgili değişebilen süreçlerdir bunlar.
      Siz bunlara takılmayın inşaallah, doğum anında stres yapmazsanız Allah'ın izniyle sütün inmesi gecikmez. Gecikse de vazgeçmeden emzirmeye devam edersiniz. Allah yardımcınız olsun..
      Selam ve dua ile...

      Sil