Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

8 Nis 2015

Zorunluluk ve Mutluluk


ZORUNLULUK VE MUTLULUK

Modern insanın kaybettiği en önemli şeylerden biri de; hayatı bir bütün olarak kavrayabilme ve yaşayabilme erdemi..

Yaşadığımız gerginlik; hayatın bir gökkuşağı gibi türlü türlü renklerini aynı anda kendi bünyemizde bir araya getirememenin gerginliği..

Düşüncelerimiz, yaşam içindeki rollerimiz sürekli bir parçalanmışlık içinde.. Birbirinden kopuk, ayrı, bağımsız..

Üstelik tavsiye edilen, teşvik ve takdir edilen de "o anda sadece bizden istenen rolde" olmamız..
Oysa insan bir an'dan ibaret değil..

Sadece bir zamana ve konuma hapsedilecek kadar yalın, basit ve katmansız değil..

Onun yılları var, yaşanmışlıkları, pişmanlıkları, ağarttığı saçları, acıları, kavgaları, mutlulukları ve dahası..

Yüzündeki her kırışığın bir hikayesi var..


Modern zamanlarda parçalanmış ve dağılmış hayat rollerini, belki de en çok annelik-babalıkta yaşıyoruz..

"Zorunluluklarımız" ve "Mutluluklarımız" olmak üzere önce iki ana bölüme ayrılıyor hayatımız.. Ardından alt başlıklarda parçalandıkça parçalanıyor..

Bir anne, zorunluluklarıyla başlıyor hayata..

Mecburiyetler, ilkin muhabbeti öldürüyor..

Çoğu kez akşama kadar içten bir gülümseme uğramıyor annenin yüzüne.. Bir an önce günü bitirmenin ve akşamın son demlerinde bir-iki saat başka bir role geçmenin telaşesinde..

Zihni ve hayatı öylesine darmadağınık ki, ne çocuklarının hayatına dahil olabilecek kadar cesarete, ne de onları hayatının tamamında hayal edebilecek kadar enginliğe sahip olabiliyor..

Bir baba için de durum bundan farklı değil..

İş yerinde mesaisinin bitmesi için gözünü saatten alamayan baba, ailesi ve çocuklarıyla beraber olduğu kısıtlı zamanlarda da dışarıya kaçıp gitmenin derdinde günlerini tüketiyor..

Gününün büyük bir bölümünü kendisi için kayıp görürken saatlerini "zor" altında geçiriyor..


Anne-baba sorumluluklarını halis niyetsiz, zoraki ve isteksiz yaptıkça ileride evlatlığını üstün körü yapan çocuklarla karşılaşıyor..

Yapmaya sorumlu ve zorunlu olduklarımızı, hayat takvimimizden boş yere düşen yapraklar olarak görmemiz, imtihanın hikmetini çoğu zaman kaçırmamıza neden oluyor..

"Bir an önce bitsin de kurtulayım"

"Hemen halledip bırakayım"

diyerek koşturduğumuz şeyler, aslında hiç bitmiyor, kurtulunmuyor, halledilmiyor, bırakılmıyor..
Çünkü o ânların toplamından bizim hayatımız oluşuyor..

Yani mutsuzluk tablomuz..


Bazen "Ânın Vacibi" dediğimiz kavramı tam olarak anlamıyoruz. Ânın vacibi, hayatı bölük pörçük yaşamak değil..

Gerçek mutluluk;

O saat dilimlerindeki,

O ânlardaki sorumluluklarımızı bir bütünün parçası olarak görüp

Allah'ı razı etme coşkusuyla,

Ânı âna ulayarak

Bu ânların tamamından ibadet tadında bir hayat ortaya çıkarmak.. 


Ummu Reyhane

2 yorum:

  1. Hic yorum gormeyince dedimki esefle bu guzel farkindalik yazisini hic kimse anlamamis. Ve tum bunlarin farkina bile varmamis. Kalemin yine dogru tesbitler yapmis kardesim. Dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum sayısına bakarak, yazının anlaşılıp anlaşılmadığını hesaplamak bizim takipçilerimiz açısından pek doğru bir analiz olmuyor kardeşim.. Gönlünün sesini satırlara dökmeyen çok kardeşimiz var.. İnşaallah hem kendi hayatımızda hem de kardeşlerimizin hayatında güzel farkındalıklara vesile oluruz. Selametle..

      Sil