Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

24 Nis 2015

Cennet Vesilesi


CENNET VESİLESİ

Vakit aksam üzereydi... Evde bir sessizlik... Küçükler uyumuştu…  İşte o an… Sessizliği dinledi  bir müddet...  Ve başladı iç sesiyle muhabbet etmeye… Anlattı ona bir bir kimseye anlatamadıklarını, suskunluklarını, yanlışlarını, pişmanlıklarını, yapmak isteyip ertelediklerini...  
                                                    
Mesela son zamanlarda daha bir sabretmeliydi. Sabrı yüreğine içirmeliydi. Ortancasının huysuzluğuna, haylazlığına, bağırmalarına, ağlamalarına, fırsat kollayıp eline geçirdiği kalemle her duvarı yazıp sonra hızla kaçışlarına, büyüğünün mızmızlığına, iştahsızlığına, küçüğünün merakına, her yeri birbirine katmasına, her yemeği döküp saçmasına, sabretmeliydi. 

Bilmeliydi ki katlanmak sabır değildi. Katlanmak mecburi bir eylemdi. Amaçsız isteksiz ve zoraki... Fakat sabır yüce bir amaç uğruna sıkıntıyı, acıyı gülümseyerek karşılamak, böylece zor anları kolay kılmaktı... Yani heybesindeki sabırla sükûn ve huzur bulmaktı. Ancak böyle bir sabır onun için mükâfat olacaktı…  Yoksa  sabrettiğini sanıp, susarak daha bir hırçınlaşıp daha bir asabileşmek değildi  istenen.

Peki,  insan neden çocuk sahibi olmak ister ki..? Asıl sahibini unutmak, sadece çocuğunu benimsemek ve benliğini sahiplenmek, çokluğuyla övünmek için mi..? Sadece sevip koklamak için mi..? Yoksa yaşlanınca hizmet etmesi için mi..? Büyük adam olduğunu görüp gurur duymak için mi..? Hangisi için..? Nedendi bunca zahmet, bunca yorgunluk..? Sonucu bir hiç olsun diye mi..? Sonucu bu dünyada kalıp, son nefesle son bulması için mi..? Oysa Allah için yapılan her iş sonsuzlaşmakta,  bir değer bulmaktaydı; sonucunu ahirette almak üzere… Sonucunu  cennete görmek ümidiyle…

Bu düşünce ile dünyaya getirilen, büyütülen bir bebeği susana kadar sakinleştirmek de ibadet olacaktı... Yani evlatlarımız bizim için cennet vesilemiz olacaktı... Mürüvvetini ve diplomasını görmeyi istediğimiz kadar cennette beraber olmayı istediğimiz yavrularımız olacaktı… Yüzlerine her baktığımızda Rabbimize hamd ettiğimiz, tesbih ettiğimiz  şükür vesilemiz olacaktı...  Küçücük eliyle parmağımızı tuttuğunda  umudumuza daha bağlandığımız, saf, masum ve yumuşacık ellerine öpücüğü kondurduğumuz yavrularımız... Gün içinde sinirlenip kızsak da uyuyunca hepsini unuttuğumuz ve daha bir sevdiğimiz yavrularımız… Gözlerindeki gülümseme ile yüreğimize sevinç olan ve ardından  duaları bir bir sıraladığımız yavrularımız olacaktı… Omzumuzda  angarya  değil her hareketiyle âleme şahit olan, cennet kokusunu yayan ve sağ defterimizde bizler unutsak da meleklerin yazmayı unutmadığı, hayırla ağırlaştırılmış tartılarımız olacaktı evlatlarımız.


Misafir Kalem: Ummu Nesibe

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder