Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

19 Mar 2015

Bebeğimle Adım Adım / 3. Bölüm


BEBEĞİMLE ADIM ADIM
(Hamilelik Günlüğü 3. Bölüm)


Değerli anne adayları...

Artık ikinci üç aylık döneme girmiş bulunuyormuşuz, haydi hayırlısı… Her yerde artık pek çok tehlikeyi atlattığımız ve bundan sonra annenin de bebeğin de daha rahat olacağı yazıyor. Ben de gerçekten rahat bir nefes aldım. Psikolojik mi bilmiyorum, bedenen de ruhen de daha huzurlu hissediyorum.

İlk doktor muayenemize gittik. Kalp atışlarını duymak, hareketlerini görmek çok farklı oluyormuş. İnsan birkaç gün geçince tekrar izlemek istiyor. Zararlı olmasa da şöyle canımız istedikçe görebilsek.J Elhamdülillah bir sıkıntı yokmuş, bebeğin gelişimi normal, her şey yolundaymış. Epey pozitif döndük evimize…

Folik asit takviyesini bıraktık. Doktor başka bir vitamin ve balık yağı hapı kullanmamı önerdi. Vitamini kullanmaya başladım ama balık yağı konusunda araştırma yaparken üzücü haberlerle karşılaştım; dışında bulunan kapsülün domuzdan elde edildiğine dair şüpheler varmış.. Biz de elimizden geldiği ölçüde balık tüketerek bu açığı kapatmaya çalışacağız inşallah. Çok üzüldüm, çünkü küçükken iştah açsın diye annelerimizin bize bunlardan verdiğini hatta birbirlerine tavsiye ettiklerini hatırlıyorum. Ne kadar dikkat etsek de bir yerlerden yakalanıyoruz. Bu noktada yine duaya sığınıp Allah’tan, bilmeyerek düştüğümüz hatalarımızdan dolayı da mağfiret diliyoruz.

Sevgili anne adayları, doktorumuzun önerdiği ilaçları lütfen gözü kapalı kullanmayalım. İslami hassasiyeti ve duyarlılığı olan uzmanlarla görüşelim, elimizden geldiğince sorup soruşturalım.. Allah, bizi ve nesillerimizi korusun... (Amin)

Lokman suresinin son ayetinde geçen “Rahimlerdekini ancak Allah bilir” (Lokman 34) kısmını, ultrason cihazını delil göstererek inkar eden zavallılara bir kez daha güldüm ve ayeti daha iyi anladım. Doktorumuz görebildiği her şeyi söyledi; boyunu, kilosunu, organlarının gelişim sürecinin seyrini vs. cinsiyetini de bir ay sonra söyleyecekmiş ama gayb sadece bunlar mı? Bunlar benim merak ettiklerimin yarısı bile değil. Öncelikle hangi testleri yaptırırsan yaptır; sağlıklı olup olmadığı hakkında doğmadan net bilgi veremiyorlar. Karakteri, şahsiyeti, görünüşünün keyfiyetini söylemiyorum bile…

Hep konuşulur ya insanın oluşumunun ne kadar mucizevi bir olay olduğu. Yeni doğan bebekleri severken “Allah nasıl da yaratmış” dediğini duyarız herkesin. Ama buna bizzat, yakinen şahit olmak bambaşkaymış. Anladım ki; sağlam akılla düşünüldüğü zaman başlı başına iman sebebi. İnsan hiç bir şey bilmese bile bir bebeğe bakıp yaratılışındaki kudreti anlayabilir. Bundandır ki Rabbimiz Kur’an’da pek çok yerde insanın yaratılışına ve aşamalarına dikkat çekmiştir.

İnsanı yaratan Allah, sevgisini de yaratıyor tabi. Daha kendisi yokken kalplerde o minicik yeri var oluyor. İnsan görmediği, duymadığı bir şeyi nasıl sevebilir? Neden sever? Daha dokunmadığım şeye nasıl bu kadar şefkat duyabiliyorum? Bunların, Allah’ın “Vedud” isminin tecellisinden başka bir şey olduğunu düşünmüyorum ve hamd ediyorum bir kez daha..Ve teşekkür ediyorum O’na, hem kendim hem de bize gönderdiği emaneti adına..J

Bir konuya da değinmek istiyorum bu yazıda.. Sitenin editörü Ümmü Aişe abla bana bu günlüğü teklif ettiğinde onu kırmak istemedim ama çok da tedirgin ve isteksiz kabul ettim. Çünkü hamilelik günlüğü deyince belli bir öngörüye sahibim, muhtemelen siz de öyle… Bilirsiniz, sitelerdeki hamilelik günlüklerinde her ay vücutlarındaki değişiklikleri fotoğraflayıp yayınlayanlar, bizim doktorlarla bile zarureten konuşmak zorunda olup da yine de hayâ ederek sorduğumuz hususlarda gayet rahat, ulu orta her şeyi yazanlar, yersiz ayrıntılar paylaşanlar vs… Ne yazık ki çok da takip ediliyorlar. Nitekim bunları yazanlardaki rahatlık, bir süre sonra bizim çevremize de yansıyor..

Gerçi sadece bloglar değil, son zamanlardaki müslüman kadın yazarların bu konulardaki pervasızlığı, bazı muhterem hocaların aslında günümüzde öğrenilmesi artık pek de zor olmayan şeyleri çekinmeden konuşmaları…

Bakıyoruz hiç ummadığımız, öncesinde dillerinden bu tür şeyleri hiç duymadığımız kardeşler, hamileliklerinden ya da doğumlarından sonra bu hassasiyeti yitirivermişler. Bir de bunu tecrübe paylaşmak adına gayet doğal karşılıyorlar. Mahremiyet hususunda biz müslüman bayanlar dikkat etmeyeceksek kim dikkat edecek?

Eskiden annelerimiz doğum yaptığında arkadaşları, komşuları şaşırırlarmış, “Ne zaman oldu, hiç bilmiyorduk” diye, o kadar edepli ve dikkatli davranırlarmış ki evdeki çocuklar bile kardeşlerinin olacağını son zamanlara kadar anlamazlarmış. Şimdi gelin görün ki hamilelerin, durumlarını bir camiden anons ettirmedikleri bir de gazetede yayınlamadıkları kalıyor. Onlar da artık çağın iletişim araçlarından çok geri planda kaldıkları için olmalı.. Daha hızlıları varken!.

Ümmet olarak bu tutarsızlıktan bir an evvel silkinip kurtulmamız gerekiyor. Neden bizim mahrem bir durumumuzu, mahremimiz olmayanlar, hatta hem cinsimiz bile olsa daha ilk vakitlerden itibaren bilmesine gerek olmayanlar bilsinler ki? Daha çok insan bilince daha mı çabuk doğacak?

Bir de daha evlenir evlenmez “Var mı bi şey?” şeklinde sorulara boğan, gözlerinden en ufak bir hal değişikliği kaçmayan tontiş teyzelerimiz var ki, onlar şu an konumuz dışında… J Güldüğüme bakmayın, az çektirmiyorlar millete… Ayıpları boyunlarına…

Günlüğü yazarken en çok bu konuda dikkat etmeye çalışıyorum... Allah ayaklarımızı kaydırmasın..

Son olarak 13 haftalık bebeğin boyu yaklaşık 7 cm, ağırlığı 20 gr kadarmış. Bu hafta bebeğin yüzü şekilleniyor, normal insan yüzüne benzemeye başlıyormuş.

Bana çok ilginç gelen bilgilerden birini de sizinle paylaşayım; bu süreçte annenin koku alması ve işitme duyusu çok daha hassaslaşırmış. Bu da doğum sonrası annenin, bebeğini tehlikelerden (Allah’ın izniyle) daha iyi korumasını sağlarmış… Özellikle uykusu ağır olduğu için, bebeği ağlayınca duyamamak gibi bir tedirginliğe sahip anne adaylarına bu haber, bir müjde niteliğinde olabilir. J

Gelecek ay yine farklı heyecanlarla görüşmek üzere… Allah’a emanet olun.. Esen kalın.. :)

Zeynep Tarık


5 yorum:

  1. Çok hoşsunuz, teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  2. Muhteşem bir yazı. Sağ olun...

    YanıtlaSil
  3. Ah ne ayıp şey hamile olmak,doğuracak olmak ne kadar günah ne kadar ahlaksız bir iş!hele çocuklarının elini sokakta tutan kucağına alan anneler yok mu! O çocuğun elini tutacak diye kolunun hattı belli oluyor çarşafından Allah korusun.bir de çocukları başkasının yanında ismiyle çağırmak saçını sevmek akıl alır gibi değil.ne günlere kaldık insanlar doktora bile utanmadan gidiyor

    YanıtlaSil
  4. En güzel tepkiyi veriyorsunuz helal olsun müslüman anneler

    YanıtlaSil