Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

17 Şub 2015

Bebeğimle Adım Adım / 2. Bölüm


BEBEĞİMLE ADIM ADIM 
(Hamilelik Günlüğü 2. Bölüm)
Sevgili anne adayları,

Haftalar ne kadar çabuk geçiyor, değil mi?..

Acaba bebeğimizi kucağımıza aldığımızda da böyle hızlı akıp gidecek mi zaman ellerimizden? Acaba biz daha ne olduğunu anlamadan büyüyüverecek mi?.. Düşüncelere dalıyorum, hayaller kuruyorum ve kendi kendime evhamlar, korkular üretmeyi çok iyi başarıyorum şu aralar... Bunlar en basitleri... İnsanın aklına daha neler gelmiyor ki?

Etrafıma bakınca herkesin bir imtihanı var ve en zor olanları evlatla imtihan gibi görünüyor, tabii bunu şimdi daha iyi anlıyorum. Ama elhamdülillah dua gibi arkamızı yaslayacağımız bir kaleye sahibiz. Biliyoruz ki Rabbimiz, kendisine açılan elleri geri çevirmez ve kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Biz aciz insanlar ne kadar çabalarsak çabalayalım Allah’ın dilediğinden başkası olmaz... Özellikle insan hamilelik döneminde bunu daha çok hissediyor, karnındaki çocuğun sağlıklı olup olmadığını, ilerde nasıl bir kul, nasıl bir evlat olacağını vs. hiçbir şey bilmiyorsun, zaten bilsen de değişmez, onu içinde taşıyorsun ama müdahale edemiyorsun, gücün dua ve halis niyetten başka hiçbir şeye yetmiyor...

Bir de adamak.. Daha doğmamış evladını Allah’a adayan İmran’ın karısı Hanne gibi... Hani yavrusunu adadıktan sonra Rabbinden onu kabul buyurmasını istemişti... Ne yüce bir edep...
Adayış Risalesi kitabını okumaya başladım ve bütün anne adaylarına tavsiye ederim. Hanne’nin evladını adayış sürecini, Allah’ın, mabede adamasına rağmen kız çocuğu vererek Hanne’yi nasıl imtihan ettiğini ve kadının toplumdaki gerçek mevkii olan anneliğine nasıl dikkat çektiğini ele alan bir kitap...

Benden duymamış olun da; Ummu Ruveyda abla da kitabın özetini yapacakmış, vaktiniz falan olmuyorsa en azından özeti kaçırmayın bence :)

 “...İşte bu noktada "hayat kitabı" olan Kur'an'ın teklif ettiği yöntemlerden biri olan adayış sürecini başlatmak, sorunlarımızdan birinin daha çözümünde bize kolaylık sağlayabilir.
Doğumevinin kapısında heyecanla bekleyen baba adaylarından kaçta kaçı çocuklarının seslerini daha ilk duyduklarında İmran'ın kadınının gösterdiği "erkekliğin" binde birini göstererek, "Ya Rabbi, bunu sana adadım, benden kabul buyur!" diyebilmektedir?
Allah'ın kendisine üç, beş, yedi evlat verdiği Müslüman babalar hepsini kendi yolunda harcadığı bunca evlattan birini dahi O'nun yoluna kalben, ihlasla bağışlamıyor, "Eti de kemiği de senin, senin dîninin ya Rabbi" diyemiyorsa; dahası en mütedeyyin anne-babalar dahi İslâmî hassasiyetinden kuşku duymadıkları evlatlarının, bir akşam eve geç gelişi karşısında gözleri parlıyor, yerlerinde duramıyorlarsa, şehadetten sözeden evlatlarına, "Aman, o nasıl söz? Allah korusun!" diyorlarsa, Allah'ı sevdiklerine kimi inandırabilirler ve nasıl yücelir dinin yerlerde sürünen sancağı?..”

Ablam; “Okuyabildiğin kadar kitap oku, bebek doğunca bir süre sadece heybeden kullanmak zorunda kalıyorsun J” dedi, bu yüzden günümün çoğunu kitap okuyarak geçirmeye çalışıyorum...

Kur’an hatmine başladım, hamilelik boyunca en az bir defa bile olsa bitirmek istiyorum. Özellikle sabah vakitlerinde ve hafif sesli okumak hem beni çok rahatlatıyor hem de bebeğimin bu sesi duymasını ve şimdiden kulak aşinalığı olmasını temenni ediyorum. Onun dışında iş yaparken, otururken Kur'an dinlemeye çalışıyorum... Sabah akşam dualarına, günlük dualara daha çok önem vermeye gayret ediyorum... Daha dokuzuncu haftasındayız ama şimdiden maddi-manevi sorumluluklarımız başladı..

Ben de her anne adayı gibi hamilelik sürecinde olacak pek çok şeyi merak ediyorum. Mesela ne zaman kıpırdamaya başlayacak ve ben neler hissedeceğim?  Geçenlerde internet sitelerinden birinde bununla ilgili bir şeyler okurken “Bebeğinizin kıpırdaması için yüksek sesle ve hareketli müzikler açıp mp3 çaların hoparlörünü karnınıza dayayın” diye bir tavsiyeyle karşılaştım... Gülünür mü ağlanır mı bilemedim...Bunu okuduğum yer herhangi bir sağlık sitesiydi ama ne bileyim insanın hayat görüşü ne olursa olsun, daha minicik yavrusunun kulağını hiç düşünmeden nasıl öyle şeylerle kirletebilir? Demek ki biz müslüman anneler olarak çocuklarımızın kulaklarına daha anne karnındayken haramı yaklaştırmamalıyız... Gereksiz ve faydasız şeylerden kendimiz uzak durarak Rabbimizin emanetini de onlardan uzak tutmalıyız...

Psikolojimde epey değişiklikler hissediyorum...Pek duygusal biri değilim normalde, ergenlik çağımdan sonra ağladığım sayılı, hemen hemen hepsini hatırlarım ama şimdi sokakta ağlayan bir çocuk görsem gözlerim doluyor. J

Aksi gibi bugünlerde karşıma hep doğumda ölen kadın haberleri çıkıyor. Geçenlerde "Ya doğumda ölürsem" diye düşündüm ve sonra etrafımdakilerin hallerini tahmin ettim tek tek.. En son annemin, eşimin, kardeşlerimin nasıl üzüldükleri geldi gözümün önüne ve onlara kıyamayıp başladım ağlamaya, tabi durumun komikliğini fark edince de gülmeye...J  Neler oluyor bana bilmiyorum, geçicidir inşallah..J

9 haftalık bebeğin boyu yaklaşık 2 cm, ağırlığı 2 gram kadarmış. Artık göz, dil, parmaklar gibi pek çok organı oluşumlarını tamamlarmış.

2 gram diyorlar ama merdiven falan çıkarken pek de öyle olmuyor...Anne adayının kalp atışlarının hızlanması, ani hareketlerde nefesinin tıkanıp kalması normal şeylermiş... Benim en çok hissettiğim bunlar, halsizlik ve uykuya düşkünlük...

Ablam; "Ooo yatır hazretleri, saat kaç oldu?" diye takılıyor sürekli... Çok uyumamam lazımmış, günlerim elden gidiyormuş, boş durmamalıymışım, uykumun gelmemesi için dik oturmalı, gerekirse sandalye üzerinde olmalı, arada kuru üzüm yiyerek ağzımı meşgul etmeli ve vaktimi güzel değerlendirmeliymişim... Haklı tabii, günde yarım saat ancak kitap okuyabildiği günlerini yaşadığı için insan öyle oluyor demek ki...

Mide bulantısı vs. şimdilik pek yaşamadım elhamdülillah... Yaşayanların da Allah yardımcıları olsun, zordur eminim... Ama her şeyin iyi tarafına bakmak lazım, ne güzel, sürekli “Anne ben buradayım” diyorlar, sevincimizi hep yeniden hatırlatıyorlar bize...

Son olarak kendime bazı perhizler belirledim... Bunlara dikkat ediyorum, içinde bulunduğum herhangi bir gafletin ilerde çocuğumun ahlakına sirayet etmiş olarak karşıma çıkmasından korkuyorum...

1-Helal gıda:

Pek çok anne adayı kardeşimin, hiç dikkat etmeksizin önüne ne gelirse yiyip içtiğini görünce çok üzülüyorum. Artık sadece kendimizden değil çocuğumuzdan da sorumluyuz.

Günümüzde her ne kadar doğallıktan uzaklaşılmış, her şey katkılı, yapay olmuş olsa da, helal gıda sektöründe de pek çok çalışmalar yapılıyor. Bunları araştırıp ona göre hayatımıza oturtmalıyız.
Allah 9 ay gibi bir alışma süreci vermiş bir anne adaylarına. Bu süreci iyi değerlendirip hayatımızda helal gıdayı en önemli dertlerimizden biri haline getirmeliyiz.

2-Televizyon, dizi, film:

Duyduğumuz ve gördüğümüz şeyler bebeği mutlaka etkiliyor. Bununla ilgili pek çok bilimsel araştırma mevcut. İsteyen arkadaşlarımız araştırabilirler.

Elhamdulillah evimizde yok ama akrabalarımıza falan gittikçe televizyonlu odadan uzak durmaya çalışıyorum. Orası radyosyonlu bölge benim için. Anne-çocuk ruh sağlığına zararlı.

Hiç beklemediğim anda çıkan bir felaket haberi, günlerce rüyalarımda kabus olabiliyor. Hamilelik döneminde duygular zayıf olduğu için şeytan kapı aralamakta daha bir ustalık gösteriyor. Nerede kötü bir şey varsa, günlerce gözümün önüne döndürüp döndürüp getiriyor.

İster televizyon olsun ister internet, ekran başında çok zaman geçirmemeye gayret ediyorum. Bebeğimin aklı ve gönlü kirlenmesin diye. Bana emanet edilen o tertemiz sayfayı, benim bile anlamakta zorlandığım kötülüklerle doldurmak istemiyorum.

3-Olumsuz insanlar:

Hayata sürekli olumsuz bakan, etrafına negatif enerji saçan bu insanlar maalesef müslümanların arasında da çok fazla varlar. Bazen ailemizden biri, bazen en yakın arkadaşlarımızdan.

Bu dönem riskli. Olumlu şeyler duymaya her zamankinden fazla ihtiyacımız var. Onun için bu tip insanlarla karşılaşmalarımızı azaltmaya gayret ediyorum. Kafam rahat olunca, kalbim de daha huzurlu oluyor.

Umudum taze kalıyor. Namazlarım, okumalarım, düşüncelerim daha sağlıklı oluyor. Tabii bu da direkt olarak bebeğimi ve onu taşıyan bedenimi etkiliyor.

Bu ay da bu kadar sevgili dostlar. İnşaallah gelecek bölümde yine güzel haberlerle buluşuruz. Sizin de  bana tavsiye ve önerileriniz olursa çok memnun olurum.

Allah'a emanet olun... Selam ve esenlikle kalın...

Zeynep Tarık



 Bu resim de anne adaylarına küçük bir hediye.. Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın :) 

3 yorum:

  1. Günleri sayıp nasıl geçecek bu kadar zaman diye düşünüp dururken,doğdu,büyüyor ve zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamıyorum.Rabbim hayırlı şekilde,rızasına uygun olarak büyütmek nasip eylesin bana ve tüm anne-babalara inşaAllah..

    YanıtlaSil
  2. Zeynep hanım, rabbim sağlıkla kavuştursun yavrunuza. Ben de bir ay önce müjde aldım :) beğenerek takip ediyorum yazılarınızı. Dikkat etmek gerekilen şeylere iyi ki parmak bastınız. Unuttuklarımı yazınız aracılığıyla hatırlamış oldum. teşekkür ederim. Devamını bekliyorum.

    YanıtlaSil
  3. Zeynep hanım heyecanla kitap tavsiyelerinizi bekliyoruz

    YanıtlaSil