Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

14 Şub 2015

Babalar Da Özler


BABALAR DA ÖZLER
Evin içinde sessiz, gizli bir telaş...
Çocuklar günlük oyun ve uğraşlarıyla ilgilenirken bir yandan, bir yandan da son hazırlıklarını yapan babalarının odasına girip çıkıyorlar.
Baba, yazılarını, hazırlıklarını tamamlamak üzere…
Anne, valizleri kapının önüne koymuş, kapatmadan konulacak başka bir şey kalmış mı diye kontrol ediyor…
Aslında uzun süredir alışılagelmiş bir durum bu.
Ama anne, derinden derine bir değişiklik hissediyor bu sefer…
Uzun yolculuklara çıkar bu evin babası. Ardında minicik sallanan eller…
Kapı kapanır, pencereden bakışlar çekilir ve devam eder oyunlar, hiçbir şey olmamış gibi…
Ya da öyle zanneder anne…
Çocukların dillerinde kimi büyüklerin bilmediği diyar isimleri. Kimi Afrika’ya gider, kimi Bosna’ya oyunlarında…
Değişik kıyafetler yapar, her bir ülkede bir başka dili taklid ederek dolaşırlar evin odalarında, her birinin sırtında küçük birer çanta…
Küçüktür ya onlar, özlemleri de küçük zannedilir.
Bir şey yokmuş gibi davranmalarından, henüz ayrılıklardan anlamadıkları, ya da alıştıkları düşünülür.
İşte yine bir ayrılık öncesi…
Çocuklarda bir telaş bu sefer…
Biri resimler hazırlıyor babasına, sevgisinin göstergesi… Yeni öğrendiği yazıyla “babam” yazıyor kocaman bir kalbin altına. Hediyesini verirken ‘bunu yanında götür tamam mı?’ diye ekleyerek hızla kaçıyor babasının yanından.
Biri bir köşede asık bir yüzle oyununa devam etmeye çalışıyor…
Bir diğeri babasının gideceği ülkenin adıyla şarkılar söylüyor. ‘Çok uzak mı, kaç gün kalacaksın baba?’ diye sorular yağdırıyor…
En küçükleri en sevimli haliyle ‘babaa’ diye koşarak kucak istiyor…
Baba sevgiler biriktiriyor ayrılıklar için…
Anne hayretle çocuklarını izliyor…
Gün geçtikçe alıştıklarını zannetmiştim diyor içinden, gün geçtikçe daha çok anlıyorlarmış meğer…
Baba bilgisayarını, kitaplarını ve son eşyalarını da koyduktan sonra çantasına, ‘haydi çocuklar, şimdi oynayabiliriz’ diye sesleniyor, sabahtan beri sabırsızlıkla bekleyen çocuklarına.
Sırayla omuzunda taşıyor herbirini, diğerleri arkasında tren olmuş, evin her bir köşesine gülücükler bırakarak koşuşuyorlar.
Yorulmak bilmeyen sevinçleriyle gidiş saatine varıyorlar.
Son anda bir fıs fıs çocukların arasında…
Bir işler çeviriyor bunlar diye düşünüyor anne.
Kapının önündeki valizlerin kaybolduğunu görüyor sonra…
‘Haydi çocuklar, babanız uçağı kaçırmasın’ diye sesleniyor içerilerde kıkırdayarak saklanan çocuklara.
Oflaya puflaya geliyor valizler…
Baba, gözlerinde hüzün; anlıyor o da çocukların artık daha çok anladığını, ya da belki de anladıklarını artık anlatabildiklerini…
Çocuklar şaşkınlıkla bakıyorlar hüzünle gölgelenen yüzlere…
Biri soruyor:
‘Babamın gözleri yaş mı olmuş anne?’
Baba bir daha bir daha vedalaşıyor minik yüzlerle…
‘Babalar da özler yavrucuğum’ diyor anne, bir yandan dünyanın tüm yetimleri için kalbinden geçirdiği en içten dualar ile…

                                          Ummu Salim

2 yorum:

  1. Allah çaresiz ayrilik vermesin, tekrarini yasatmasin.
    Dikkatli bir takipçiyim bence :))

    YanıtlaSil
  2. Babalarını sabırla gün sayarak bekleyen yavrulara şahit bu yürek duygularına ortak oldu hüznüne ortak oldu kardeşim.Rabbi . hayirlica sagliklica kavuşmaları nasip etsin

    YanıtlaSil