Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

31 Oca 2015

Anne-Babalar "İlah" Değillerdir!



ANNE-BABALAR "İLAH" DEĞİLLERDİR!

"İki kere iki dört edermiş..

Ne verirse onu alırmış insan..

Nasıl davranırsa aynısıyla karşılık görürmüş..

Günlük hayatta söylenmesi gereken belirli sözler, yapılması gereken belirli davranışlar, problem anında sergilenmesi gereken belirli tavırlar, bir insanı, dahası bir çocuğu istediğimiz kıvama getirirmiş..

Çünkü biz ve davranışlarımız, bütün iyiliklerin sahibiymişiz!..

Yine biz ve eylemlerimiz de, bütün kötülüklerin sorumlusu!.."

***

Anne-babalıkta, eşlikte, evlatlıkta, arkadaşlıkta ve dahi hayattaki tüm insanî münasebetlerimizde bu duygu ve düşünceler içinde olmak, insanın üzerinde o kadar büyük bir yük ki..

"Her an her şeye hazır ve nazır, her durumda etkili ve yetkili olma" psikolojisi, önceleri sanki "sorumlu insan davranışlarını" hedeflese de arkasından kendisini neredeyse "ilahlık" mertebesinde gören, bunu başaramadığı için de bunalımlara ve buhranlara sürüklenen bir kişilik ortaya çıkarıyor..

Psikologlar, pedagoglar, eğitimciler, gelişimciler sanki bizler "her şeye gücü yeten ve kainattaki tüm iradeyi elinde bulunduran muktedir varlıklarmışız" gibi sürekli bize, yani benliğimize, egomuza ve içimizdeki o muhteşem güce (!) çağrıda bulunuyorlar..

Ufacık bir problemimizde de bütün faturayı bize kesiyorlar..

Sahi onca çocuk eğitimi kitabı okuyoruz, onca uzman dinliyoruz, neden biri de şunları söylemiyor?

-Eşinle/çocuğunla problem yaşıyorsan dua et, Allah'tan doğru davranışı yapabilmeyi dile..

-Hiç kimsenin çözemediği bu problem karşısında (varsayım) altı ay boyunca gece namazına kalkıp gözyaşlarıyla ve içinden geldiğince Allah'a yalvar..

-Merhamet ve şefkat duygularını yitirmemek için yetimin başını okşa, kabirleri ziyaret et, ölümü hatırla..

-Çocuğundaki olumsuz davranışı yani belayı def etmek için sadaka ver, infak et..

-Her gün yüz defa tevbe-istiğfar et.

-Güne duayla başla, tesbih ve zikirle devam et..

-Kur'an'ın sadece fiziksel hastalıklara değil ruhsal hastalıklara ve çocuklardaki davranış bozukluklarına da şifa olduğunu unutma. Bol bol Kur'an oku, ezberle, ezberlet, dinle, dinlet, anla, anlat..

-Ecdadımızın Buhari-i Şerif'i bereket ve şifa umarak evlerinde, hanelerinde okuduklarını düşünürsek, Efendimizin (S) hadisleriyle bir hayat inşa et kendine, sünneti evinin ve ev halkının zineti et..

-Üzerine düşeni yaptıktan sonra elde edemediğin şeyler sebebiyle üzülüp de kendini helak etme! Karşılığı ahirete ertelenen veya senin bilmediğin bir belayı def eden yada dereceni artıran dualar da vardır.. "Dua ettim de kabul edilmedi" diyerek sakın duadan gaflete düşme..

-Bütün bunlar imtihanın bir parçası.. Sen aciz ve zayıf bir kulsun.. Ne Nuh (a.s) gibi azimli ve gayretlisin ne de Yakub (a.s) gibi içli ve merhametli.. Onların bile çocuklarıyla imihan edildiklerini bildiğimize göre, Allah dilemedikçe senin hiçbir şeye gücün yetmez.. Haddini bil ki nefsin rahat etsin..

-Elde ettiğin şeylerle şımarıp sevinme.. "Bende bulunan bilgi, düşünce ve davranışlar sebebiyle bu sonucu elde ettim" diyerek Karun'laşma..

-"Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman" her şeyin istediğinden de daha güzel olduğunu gördüğün zaman "Rabbini tesbih et" nimetin ondan geldiğini itiraf et ve "Ondan bağışlanma dile" eksik ve kusurlu çaban için O'na tevbe et..

***

Yıllar önce annelerimiz (genellikle Batılı yazarların yazdığı) çocuk eğitimi veya insan psikolojisiyle ilgili kitapları okumayı pek de hoş görmez ve "Rabbimizin emirleri, Peygamberimizin sünneti bize yeter" derlerdi..

Bizler ise "İlmi herkesten almak fakat Kur'an-sünnet süzgecinden geçirerek kullanmak" taraftarı idik..
Bu çizgiye dikkat edilebilsek ve bu çizgiyi aşmasak ne iyi olurdu..

Ama artık maalesef "Allah yokmuşçasına çocuk yetiştiren" müslüman anne-babalar ortaya çıktı..

Oysa bizim için "Kur'an ve Sünnet psikolojisi-pedagojisi" bütün psikoloji ve pedagojilerden üstün olmalıydı..

O zaman "insan" olmak da "anne-baba" olmak da bu kadar zor olmayacaktı..


Ummu Reyhane

3 yorum:

  1. Allah razi olsun bu yazinizla kafamdaki bazi taslar yerine oturdu Rabia

    YanıtlaSil
  2. bu yazıdaki düşüncelerinizi taktir ettim. bende pedagoji ile yakından temas kuran biri olsam da,
    aradaki bu hassas çizgiyi fark edemeyen ve bütün sonuçları sadece ve sadece ebeveynlerde kilitleyen bakış açılarına her zaman mesafeli durmayı tavsiye etmişimdir.

    Allah razı olsun

    YanıtlaSil
  3. Selamün aleyküm. Çok isabetli bir yazı olmuş. Hem kadın olarak, hemde anne olarak bu yazıyı sindirmemiz lazım . Sürekli Arayış içindeyiz. Birşeyler yolunda gitmezse hemen depresyondayız. Depresyon dediğimiz şey bir Kaygı bozukluğudur. Insan doğal olarak kaygılanır, kaygılanmakta aşırı giderse kaygılarıyla baiedemez ve depresyona girer. Eğer kaygılandığı Şeyler için samimiyetle dua etmeye başlarsa kaygıları azalır ve rahatlar, Rabiye konuşarak kendine terapi yapar. Sayısız paralar vererek kendini dinletmek yerine rabbine sığınır. Dua ' yı çok iyi bilip çok iyi hayatımıza yerleştirmeliyiz. Bilimsel olarakta bu Açıdan bakabiliriz. Müslümanım depresyonum yok . Selametle. Ümmü reyhane hocam Allah hepinizden razı olsun

    YanıtlaSil