Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

28 Kas 2014

Kaç Kişiyle Evlenmek İsterdiniz Matmazel?



KAÇ KİŞİYLE EVLENMEK İSTERDİNİZ MATMAZEL? 

Evlilik bir niyettir..

Evliliği düşünmek ise, bir düşünceye niyet etmektir..

Çünkü evlilik ilk başta bir düşünce eylemidir, zihin faaliyetidir..

Bu düşünce eyleminin içini her insan farklı şeylerle doldurur..

Biraz hayal, biraz özenti, birkaç şerit rüya sahnesi..

Ve dertler, acılar, beklentiler, kırgınlıklar, heveskarlıklar, ihtiraslar..

“Eşinin nasıl olmasını istersin?” sorusuna cevapları tükenmez kimsenin..

Liste uzadıkça uzar..

Yazılsa ciltler dolusu kitaplar olur.. Nice şarkılar, filmler olur..

İnsanoğlu “karşısındakinden beklemeye gelince” asla aza razı olmayan azgın bir nefse sahiptir..

Fakat Müslüman, bu nefsi adam etmeye gayret eden, geçmişin kırgınlıklarını ve geleceğin rüyalarını İslam terazisinde tartarak öyle dile getirendir..

O, istemekten haya edendir..

Başkası üzerine beklentiye girmekten..

Nefsine pay vermekten..

***

Evlilikleri sorgulamaktan yoruldum artık..

Evlilik problemleri dinlemekten bıkıp usandım.

Lütfen kimse bahsetmesin evliliğinden, evinden, eşinden..

Biraz düşünce konuşalım

Ve cesaretimiz varsa eğer, yüreğimizi orta yere koyup önce niyetlerimize bakalım..

Bi defa kimse Allah’ı, Peygamberi karıştırmasın bu işe!

Onların arkasına sığınıp da nefsine doludizgin koşmanın yollarını aramasın!

Bu, bazen o kadar mide bulandırıcı, tiksindirici bir vaziyete geliyor ki, yaşamayan bilmez, anlamaz..

Vatandaş; “Müslüman biri olsun yeter, gerisi hiç önemli değil” diyor ilk başta..

Bakınca hakikaten derdi İslam sanıyorsunuz..

Sonra gözleri dolu dolu bahsediyor; “Beraber namazlar kılsak gece yarılarında, onun Kur’an okuyan sesi odayı kaplasa, evimize öğrenciler gelse, ben Kur’an öğretsem komşu hanımlara, eşim gençlerle ders yaparken mutfakta yemek hazırlasam, sonra bu dava için çocuklar yetiştirsek, birbirimize destek olsak da bu zor zamana yenilmesek..”

Ağzından bal damlıyor..
“Vay bee” diyorsunuz, bu iş tamamdır.. Şöyle hayırlısıyla bir Müslüman denk gelse hiçbir problem kalmayacaktır..

Süreç devam ettikçe çorap söküğü gibi gelen istekler karşısında ise şok oluyorsunuz..

Kız: Ben görünüşe çok önem veriyorum, ne yapayım, fıtratım böyle.. Hem Allah da güzelliği sever.. Evleneceğim adam yakışıklı olmalı.. Gözleri ela, bakışları şehla, böyle hafif esmer, saçları siyah, boylu poslu olmalı..

Erkek: Kadın dediğin göze hitap etmeli.. Mesela ben sarışın, yeşil gözlü istiyorum.. Ha bir de zayıf olmalı, boyu kısa olmamalı..

Kız: Bu zamanda Müslüman zengin olmalı.. Şirketleri, fabrikaları olsa daha makbul olur ama yine de kendi işinin patronu olsa ona da razı olurum.. Öyle memur, işçi, hele işini eline almamış öğrenci falan olmaz asla..

Erkek: Hamdolsun artık bayanların çalışma ortamları da gayet İslam’a uygun.. Hem bu zamanda tek maaşla geçinemiyor ki insan.. Çalışmasını isterim..

Kız: İnsan her yıl evini, eşyasını değiştiremez ki.. Başlangıçta her şeyin en iyisi olmalı.. Mobilyalarım, vitrinlerim, oda takımlarım hepsi tam olmalı..

Erkek: Eşya konusu aynen öyle.. Yani insanın LCD ekran bir televizyonu olmalı mutlaka.. Sonra ben yatıncaya kadar internette sörf yapmaya bayılırım.. Ne ihtiyaçsa alalım, nasıl olsa beraber çalışıp ödeyeceğiz..

Kız: Ben ilme çok değer veren biriyim.. Kurslarda okudum.. En azından hafız olsun, Arapçası olsun.. Yoksa yapamam, yani ben bir kitap ismi söyleyeceğim, o boş boş bakacak.. Olmaz öyle..

Erkek: Hafız olması ne güzel.. Çocuklarımıza sure ezberletir işte.. Ama en azından bir üniversite mezunu olmalı.. Yoksa aramızda çok seviye farkı olur..

Kız: Evleneceğim erkek çok kibar olmalı, yoksa yapamam.. Bana şiirler yazmalı, sürprizler yapmalı, ince ve zarif hediyeler almalı.. Mesela yemekte sandalyemi çekip önce beni oturtmalı sonra kendisi oturmalı.. Arabadan inerken mutlaka kapımı açıp elimden tutmalı..

Erkek: Biz erkekler en çok saygı ve değer görmeye önem veririz.. Beni bana çok değerli hissettirmeli.. Çoluk-çocuk, ev işi bunlar sonraki mesele.. Eve her geldiğimde giyimli, kuşamlı, bakımlı olmalı.. Hem gözümü, hem kulağımı, hem de midemi doyurmalı.. Güzel bir sofradan sonra elime kahvemi verip her türlü konforumu sağlamalı..

Kız: Evlilikte eşlerin baş başa kalması çok önemli.. Onun için eşimin akrabaları tarafından rahatsız edilmek istemem.. Evimiz başka semtte olmalı, birbirimize yalnızca misafir olmalıyız.. Bir de sorar mısınız lütfen, babası öldüğünde annesi bizimle mi yaşayacak?

Erkek: Ben ailemin yanında eşim tarafından değer görmezsem ne kıymeti var ki? Annemlerle aynı apartmanda oturmak ve her akşam yemekten sonra eşimi koluma takıp onlara çıkmak tabii ki en doğal hakkım..

Ve daha neler neler..

“Allah’ın razı olacağı bir evlilik kuralım, gerisi mühim değil” diye söze başlayanlar meğer o evliliği öyle bir kurmuş, kurgulamışlar ki..

Böyle bir densize; “Kusura bakma kardeş ama sen kimsin ki bunları istiyorsun?” dedim.. Birdenbire sesi düştü, rengi kızarıp bozardı.. Sonra yine Allah’ı işe karıştırarak benim bütün sinir sistemimi alt üst etti:

-Ne yani, Allah isterse niye vermesin?

-Fe suphanallah! Yahu sen bir adam istesen Allah sana verecek de sen on adam istiyorsun kardeşim!

Hem öyle Müslüman, takvalı biri olacak, hem Karun kadar zengin!

Hem ilim, irfan sahibi olacak, hem Yusuf kadar yakışıklı!

Hem çok kibar ve centilmen olacak hem de senin sözünden çıkmayacak kadar kılıbık!

Hem cesur olacak arkasına sığınacaksın, hem köpek olacak elinde oynatacaksın!

Diğer yandan;

Hem namuslu, iffetli bir kız olacak, hem de yeşil gözlü sarışın!

Hem İslami ilimler öğrenecek, hem de üniversite mezunu olacak!

Hem istediğin parayı elde edebilmek için akşamlara kadar başkalarına kul-köle olacak, hem de evde sana cariyelik yapacak!

Hem daima bakımlı olacak hem de dilinden bal damlayacak!

Allah aşkına var mı böyle bir şey ya?..

***

Müslüman, evliliği konusunda asla heveskar olmaz, rüyalara dalmaz, hayaller kurmaz, ihtiraslar peşinde koşmaz..

O, kendisindeki onca kusuru bilerek Rabbine sığınır sadece.. Onun lütfuna, affına..

O, Allah’ı, Peygamberi riyakarca nefsi emellerine alet etmez..

Allah için kurulması gereken bir müesseseyi daha en başından yıkıp harap etmez..

“Allah rızası” diyerek de Allah’tan belasını istemez..

Ummu Reyhane


4 yorum:

  1. anne aday adayı29 Kasım 2014 01:12

    bazen ütopik hayaller kurduğumuz doğrudur.özellikle bayan taifesi olarak *_* hayırlısı diyelim madem duaya devam kızlar :)

    YanıtlaSil
  2. Kaleminine sağlık :) "ev-len-mek" bekarlar için pembe bir rüya evliler için kişinin nefsine karşı daha sağlamlaşmasına yardımcı gerçek bir okul. Bu okulun sınavları günlük ve kanaat notunu eşin kullanıyor...birbirimize karşı Sıfırcı hocalardan olmamak duası ile....

    YanıtlaSil
  3. yazıyı okurken acaba hepsini birden isteyen var mı? ve ortaya çıkan bu harkulade insan tasviri cennet hurisi falan olmasın sakın diye içimden geçirmedim değil? (: sonuçta her insanın kusuru, eksiği olur... İnsan yani...

    Allah herkese salih amel dolu bir yaşam ve imanla bu dünyadan ayrılmayı nasip etsin...
    Böyle önemli bir konuya değindiğiniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Selamün aleyküm. Ben bu aşamaları geçmiş ve kanaatkar davranarak evlenmiş bir insanım. Ancak bir sorunum var; annem. Annem benimle yaşamak zorunda ve onu incitmemem gerekiyor. Eşimin bazı olumsuz davranışları ve bazı sıkıntıları var. Çok beceriksiz mesela.. Ben hiç birşeyi sorun etmeden yaşamaya çalışıyorum. Annem sürekli dile getiriyor, yok doktora gitsin( adam kendi doktor zaten ) azıcık değişmeye çalışsın falan. Öyle doluyorumki kavga ediyorum. Annemi kırmadan uyarıyorum ama yine aynı. Napıcamı şaşırdım:(((

    YanıtlaSil