Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

4 Eki 2014

Güvenli Bağlanma / Adem Güneş (kitap özeti)

GÜVENLİ BAĞLANMA


Kitabın adı: Güvenli Bağlanma
Yazarın adı: Adem Güneş
Yayınevi: Timaş
Sayfa sayısı: 176


Güvenli bağlanma, çocuğun sadece fiziken kendisini güvende hissetmesinin yanı sıra ruhsal olarak kendisini anneye bırakma halidir. Bırakma ancak kendini güvende hissedildiği anda sağlanır ve güvenli bağlanma gerçekleşir.

Bağlanma, derin duygusal bir beceridir ve ancak çocukluk yıllarında edinilir. Bağlanmamak da bir sorun olduğu gibi ne kadar bağlanacağını bilmemek de bir ayrı sorundur. Bağlanma ne korkunun sığıntısıdır ne de sevgisizliğin çaresizliğidir. Sadece “dengeli doyumsamanın” bir sonucudur.

Bağlanamayanlar çocukluk yıllarını güven duygusu ile geçirememiş kişilerdir. Bunlar evlenip çoluk çocuk sahibi olsalar bile eşlerine kendilerini bırakamazlar. “Ne olur ne olmaz” diyerek hep bir yanlarını tutarlar. Aslında hayatımıza baktığımızda bir bebeğin anneye nasıl bağlı olduğunu görebiliriz. Bebek iki yaşın sonuna kadar anne ile bir bağlanma dönemi içindedir. Bu dönemi güvenli ve sağlıklı geçirirsek sonraki ayrılma dönemi bizim için kolay olur. Bu sebepten biz annelere büyük görev düşmektedir. Kendimizi çocuğumuza bırakabildiğimiz kadar çocuk da bize kendini bırakacak bu şekilde güvenli bir bağlanma yaşanacaktır.

Çocuk kendine yeterince bağlanamayan anneyi hissettiğinde tepki gösterir küser, emmeyi reddeder, uykudan irkilerek uyanır. Bu çocuğun annesine verdiği karşı bir tepkidir. Çocukluk döneminde temeli atılan ancak yaşamın her döneminde karşılaştığımız bağlanmalar üçe ayrılır; Bağlanabilme, ayrılabilme ve bağlanmaya karşı direnebilme. Çocuğumuzla aramızda inşa edeceğimiz bağ, onu sigara alkol gibi bağımlılık yapan maddelere bağlanmaya direnme kazanımı elde etmesini sağlar.

Peki başlangıç nasıl olmalı? Anne çocuğuyla kendi arasında hiçbir mesafe bırakmadığında bir güvenli bağlanma başlar. Bebeğin anneyi emmesi bir fırsattır aslında. Emzirme süresince kendimizi bırakmalı gözlerinin içine bakmalı ki bu arada güvenli bir bağlanma gerçekleşsin.

Bir başka önemli nokto; her ne kadar batılı kaynaklar bunun sakıncalı olduğunu anlatsa da, bebeğin annesi ile yatması gerekir. Anne ile bebeğin birlikte yatması tensel bir temas oluşturduğu için bebeğe emniyet hissi verir. Birlikte yatmanın aynı zamanda bilimsel araştırmalar sonucunda bazı yararları ispatlanmıştır. Bebeğin acıyı hissettiği anda (diş çıkarma, ateşlenme) gibi annesini yanında hissetmesi anne ile çocuğun bağını artırır. Aşı, pansuman, dikiş atma, iğne vurma gibi olaylarda anne ile doktor iş birliği yapmamalı, çocuğun elini kolunu tutmamalı, onu çaresiz hale getirip acıya teslim etmemelidir. Hekim işbirliğini hemşire ya da baba ile yapmalıdır.

Babanın rolü: İlk iki yıl baba ile çocuğun duygusal bir gelişimi yoktur. İlk iki yıl çocuk sadece anneye ihtiyaç duyar. Ancak iki buçuk-üç yaşından sonra baba ile bağlanır. Babaların bebekle bağ kurabilmesi için bebeğin şirinlik yapması gibi babada bazı duyguları uyandırması gerekir. Bu sebepten biz anneler ilk iki yıl babadan yüksek beklenti içine girmemeli ve keyifle süreci yaşamalıyız.          

Peki bebeğimiz bizden ayrılırken ne yapmalı da güven bağlanmayı zedelememeliyiz? Başlıklar halinde bakacak olursak:

Sütten Kesme: Çocuğun ilk iki yıl boyunca bağlandığı anne göğsünden tiksindirerek ayırmamalıyız. 24 ayın sonunda emme refleksi yavaş yavaş kaybolur. Anne kademe kademe bu işi yapmalıdır. Gündüz ve gece diye ayırmalı, gündüz emzirme sıklığını yarı yarıya azaltmalıdır. Çocuk her zaman ki saatinde süt içmek isteyip ağladığında anne evladıyla yakın temas kurmalıdır. “Süt gelsin ondan sonra vereyim” demelidir. Çocuk unutsa bile “Gel çocuğum süt geldi” diyerek belirlemiş olduğu saatte emzirmelidir.

Tuvalet Alışkanlığı: Eğer çocuk tuvalet eğitimi için duygusal ve fiziksel anlamda hazırsa, yani çocuğumuz tuvaletini gözümüzün içine bakarak yapıyorsa fiziksel olarak hazırdır. Çocuğu rahatlama eyleminde irade kazanabilmişse bu da duygusal olarak hazır demektir.

Yataktan Ayırma: Çocuk ilk iki yılını problemsiz geçirmişse yataktan ayrılma dönemi çok kolay olacaktır. Bu süreçte yani 24 ay sonrası çocuklarda benlik oluşur. Eşyasına sahip çıkar, her şeyin kendine ait olmasını ister. Bu dönemde çocuk, “senin yatağın” kavramına sorunsuzca sahip çıkar. Güvenli bağlanmışsa anneyi yatakta istemez. “Sen git bu benim yatağım” der. Çünkü kaygısızdır. Annesi onu hiç bırakmamıştır.

Odadan Ayrılma: Dört yaş döneminde çocuğumuz “Ben kendi yemeğimi yerim, ayakkabılarımı giyerim” gibi cümleler sarf ediyorsa bu aşamaya gelinmiş demektir. Önce nabız yoklaması yapılmalıdır. “Sana yeni oda takımı almamızı ister misin?” gibi. Ancak “Evet” denilince hemen gidip eşyalar hazır edilmemeli çocuğun hayalindeki odayı yaşamasına fırsat verilmelidir. “Odanın nasıl olmasını istersin? Yatağını nereye koyalım? Perden nasıl olsun? Hangi renk tercih edersin? Oyuncaklarının nerde durmasını istersin?” gibi çocuğun odasıyla bağ kurması sağlanmalıdır. Çocuk odasını benimsemekte zorlanıyorsa, anne uyuyana kadar yatağın dibinde oturup kitap okuyabilir. Ama tensel temas içine fazla girmemelidir. Çocuğunuz kaygılandığı takdirde “Ben seni duyabilirim, seslendiğinde yanına gelebilirim” diyerek onun başka odada yatmasının doğallığı kazandırmalıdır. Yine güven duygusunun sağlanması için çocuğun duygusal gelişim döneminde ihtiyaç duyduğu an çocuğun ihtiyacının karşılanması gerekir. Çocuğu ihtiyaç haline sokan durum giderilmiyorsa çocukta içsel direnç ve tepkisellik görülür. Bu bağlanmanın zarar gördüğünün işaretidir. Dolayısıyla özellikle ilk iki yıl ve dört yıla kadar artan bir süreçte çocuğun duygusal ihtiyaçları koşulsuz uyum içinde giderilmelidir. Çocuğun ihtiyacının gereğinden fazla karşılanması da oldukça problemlidir. Bu aşırı sevgiyi ebeveyninde gören çocuk, yaşamın diğer ortamlarında da bulamayınca mutsuz olur. Çocuklarımızı “ihtiyacın ötesinde bir ihtiyaçla” ihtiyaçlandırmayalım.

Güven duygusu için çocuğun mizacını bozmamalıyız. Çocuğun mizacını yontmamalı, nasıl bir mizaca sahipse onu sergilemesini keyifle izlemeliyiz. Çocuğun ferasetini ve basiretini kapatmamalıyız ki çocuğumuzu bir alana hapsetmeyelim. Böylece keşfetsin, olayın farkına varsın. Basireti açılan çocuk, empati yapabilen çocuktur. Kendi duygularının farkında olduğu kadar başkasını da anlar ve bunu ancak güvenli bağlanmayı gerçekleştiren çocuklar yapar.

Yine güvenli bağlanma için çocuğumuzun yanlış olan davranışlarını “Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” şeklinde belirtmeli ve çocuğumuzun yanlışını yüzüne vurmamalıyız. Ebeveyn olarak çocuğa küsmek, güven duygusunu zedeler. Ne olursa olsun “Sen beni sevmesen de ben seni çok seviyorum” demeliyiz. Çocuklarımıza karşı şeffaf olmalıyız. Mükemmeliyetçi bir aile olmamalıyız. Mesela anne; “Bir gün yolda giderken ben de arkadaşıma tekme attım” “Sen mi tekme attın anne” “Evet ben attım” gibi ebeveyn kendisinin normal bir insan olduğunu çocuğuna hissettirmeli ki çocuğun bağlanması kolaylaşsın.

Tüm bu bağlanma sonucu yavrumuz, ailesine karşı aidiyet hissi kazanmış, topluma ve insanlığa güvenle bakabilen pozitif bir insan olacaktır. Peki, bu bağı devam ettirmek ve kaybetmemek için nelere dikkat etmeliyiz?


1-Asla ebeveyn tarafından çocuk hayal kırıklığına uğramamalı
2-Ebeveyn çocuğa davranış kazandırmak için zorlamamalı
3-Kişiliğine saldırı yapılmamalı

Güven duygusunu yitirmiş, annesi ile bağlanamayan çocuk üç şekilde bu ihtiyacını giderir.
1-Çevresi
2-Eşyası
3-Çocuğun içinde bulunduğu okul, komşu gibi ortamlar

Unutmayalım ki çocuğumuzun aradığı tek şey güven ve emniyettir ve ruha güven girdiğinde umut olur, tebessüm ettirir, hayata bağlar. 

Rabbimiz, razı olacağı bir çocuk yetiştirmede hepimizin yar ve yardımcısı olsun.    

Sümeyye Öztürk

19 yorum:

  1. Ne zaman çocuğumun gelişimi ile ilgili sıkıştığımı hissetsem içimi rahatlatan tek cümleleri sizin yazılarınızda okuyorum Allah razı olsun yine endişelerim kalktı ve içim rahatladı çok şükür

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. benim kızımda bana cok düşkün. 10 aylıkken çalışmaya başladım. evden ayrıldığım her gün ya ağladı ya hüzünlendi desem yalan olmaz. bu benide cok yıprattı ve üzdü.kızım iki ay sonra beş yaşına girecek.bir yıldır çalışmıyorum ve birlikte bir yıl geçirmiştik.şimdi ana okuluna başladı ama okula gitmeyi istemiyor çünkü sen yoksun anne diyo.bir haftadır birlikte gidiyoruz .okulda cok mutlu ve arkadaşlarıyla gayet ii.gitmediğim günler okuldan mutlu gelmesine rağmen aksama hep bir kaygı ve ara ara okula gitmek istemediğini dile getirip ağlıyor. gece uykusundan uyanıp ağlıyor bir kaç kez. sabah kalkınca da mutsuz kalkıyor ve gene aglıyorr ağlıyor. bilmiyorum mutsuz olmasını istemiyorum. benim yüzümden mi, bir şeyleri yanlış mı yapıyorum lütfen bir yol var mı durumu sağlıklı atlatabilmemiz için. kızım bensiz hiç bir yere gitmiyor ben olmadan babasıyla bile son bir yıldır böyle. bana yardımcı olursanız cok sevinirim.saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim,
      Evet, sizin de endişelendiğiniz gibi kızınız bebeklik günlerinden kalan bir bağlanma eksikliğiyle daima sizin onu bırakıp gideceğiniz endişesi içinde..
      Bu konu gerçekten mühim, gerekirse okulu bile bir dönem ertelemeyi göze alabilirsiniz..
      Özellikle tam olarak 2 ayınızı bu işe verin ve çocuğunuzda zedelenen güveni yeniden kazanmaya çalışın.
      Akşam yatağının yanında uyumasını bekleyin, onu odasına yalnız göndermeyin, gece korktuğunda yanında olun, gerekirse yanında yatın.
      Kural ve disiplinle ilgili şeyleri daha yumuşak bir şekilde halletmeye çalışın. Ses ve mimikleriniz daima kucaklayıcı olsun. Her türlü şiddetten kaçının.
      İlk haftalarda kızınızın sizden ayrılmaktan daha çok korktuğunu göreceksiniz. Bu normaldir. Vazgeçmeyin, doğru yoldasınız. 2 ay boyunca bıkmadan bu tutumunuza devam edin.
      Açık yüreklilikle özür dileyin, "Seni bıraktığım için ben de çok üzülüyordum. Bir an bile aklımdan çıkmıyordun. Gitmek zorundaydım. Ama artık gitmiyorum. İkimiz her zaman beraberiz" diye ona samimi itiraflarda bulunun.
      2 ayın sonunda inş bağlanma ve güven duygusunun onarılmış olduğunu göreceksiniz.
      Dua etmeyi ihmal etmeyin, bol bol Allah'tan yardım dileyin.
      Allah kolaylık versin..

      Sil
  4. Teşekkürler harika bilgiler

    YanıtlaSil
  5. İlk iki yıl babaya ihtiyaç yok ne demek yahu....babaları rahat bırakın...çocuk yetiştirme konusunda duyduğum en sakıncalı bakış açısı....babalar sizin zannettiğiniz gibi bebek ya da çocuk şirinlik yaptığında baba olmaz gerçek babanın aktif rolü anne karnında başlar ...e bunu yazanın bir erkek olduğunu düşünürsek çok da şaşırtıcı değil...

    YanıtlaSil
  6. ACIL CEVAP ISTIYORUM..Sitenizde guzel egitici bilgiler var.Tesekkurler...36 yasindayim. annemle guvenli baglanmayi gerceklestiremedim.baglanamama sorunundan dolayi 10 yillik evliligimi bitirdim.Esime tam anlamiyla baglanamadim.Cocuklarimla da guvenli baglanna olmuyo ve ugras veriyorum lakin guven dediginiz duyguyu yasatamiyorum.4 ve 8 yaslarindaki cocuklarimla guvenli baglanma icin gec mi kaldim.Bilmedigim yasamadigim bu duyguyu kitap okuyarak ogrenerek once kendimi guvenle sonrada cocuklarimi baglayabilir miyim?Bu duyguyu anne yasamamissa ;cocuklarina yasatabilir mi?cevabiniz icin simdiden tesekkurler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim, insan her yaşta annesine yeniden bağlanabilir. Hiçbir zaman hiçbir şey için geç değildir. Annenizden alamadığınız şeyi, pekala çocuklarınızla tesis edebilirsiniz.
      Allah'tan bol bol yardım isteyin. Sabır ve namazla O'na dayanın. Düzenli olarak Kur'an okumayı ve peygamber efendimizin (s) hadislerini örnek almayı ihmal etmeyin.
      Allah'a dayanmazsak, sabrı da merhameti de gönlümüzde bulamayız.
      İlk bağlanacağımız Rabbimizdir. Sonra O bize her şeyin yolunu açacaktır.
      Selametle.

      (Müslüman Anneler Face kapalı gruba katılıp tecrübeli annelerimizden destek ve tavsiye alabilirsiniz.)

      Sil
  7. Selamun aleykum guzel kardesim. Yazinizi okudum cok begendim bazi yerlerde resmen boguldum kaldim. Benimde rabbim bagislarsa 2 yasinda oglum 1 aylik kizim var. Oglumla guvenli bağlanmada bir sıkınti yok ama simdilerde gubenli bagpanmada zedelwnme var. Cunku kizim kucuk lohusayim ve ogluma vakit ayiramiyorum ve sabir gosteremiyorum.bende ofke kontrolu yok maalesef. Bunu nasil yapabiliriz.birde ogluma mesela.agzina sokmaman gerekiyo oglum onu dedigimde yuzume.bakarak.daha cok agzi.a goturuyo. Bu durumda neler yapmaliyim. Ama yek.sorunum ofke komtrolu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim, "Çocuklara Nasıl Sabredelim?" isimli yazı dizimize göz atabilirsiniz.
      Allah kolaylıklar versin.

      Sil
  8. Selamünaleyküm benim de 8 aylık bir oğlum var. Oğlum bir aydır babasına çok düşkün hep birlikteyken sür emmek istemesi dışında hep babasına gidiyor babası odadan çıkınca huzursuz olup ağlıyor benimle birlikteyken huzursuz sinirli hem kucağımı istiyor alınca da beni itiyor, bana nadiren gülüyor babası her güldüğünde o da karşılık veriyor. Ben yeterince uyumadığımı sütüm olmuyor bu sebepten geceleri babası mamasını veriyor acaba oğlum ben yerine babasına mı bağlandı bundan dolayı mı bana kızgın ne yapmam lazım çok üzülüyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim, kendinizi gereksiz yere telâşlandırmayın.
      Çocuklar bazen anneyi elde var bir olarak görürler. Sürekli anne ile beraber oldukları için 2. bir şahsı gördüklerinde ondan ayrılmak istemezler.
      Elbette zor zamanlarınızda eşiniz size destek olacak. Bu çocuğunuz ve sizin adınıza çok güzel bi kazanım.
      Siz sevgi ve anlayışla yavrunuzla ilgilenmeye devam edin. Yorgunluklarınızı ona yansıtmamaya, daima kucaklayıcı olmaya çalışın. Zamanla düzelecektir inş.
      Allah kolaylık versin.

      Sil
  9. 7 ve 4 yaslarinda kizlarim var. Büyük kizimla guvenli baglanma yasayamadik.ilk cocugumda hep yorgun huzursuzdum. Kizim da oyleydi.simdilerde 7 yasindaki kizim cok öfkeli hırçın. Küçük kizimla böyle bir surec yasamadik hersey cok yolunda gitti. Büyük kizima haksizlik yaptigimi düşünüyorum cok suclu hissediyorum. Onj gelecege mutlu kendine yeten bir birey olarak yetistirmek istiyorum. Bunun icin ne yapmaliyim. Yeniden guvenli baglanabilir miyiz. Benimle yeniden huzur bulup sakine bir hanimefendi olma yoluna girebilir miyiz

    YanıtlaSil
  10. 6 yas icin yeniden baglanmayi nasil gerceklestirmemiz gerekir anlatabilir misiniz

    YanıtlaSil
  11. Yeniden bağlanma her yaş için mümkündür. Bunu sağlamak için yaklaşık 6 ila 8 hafta arası bir program takip edilmelidir.
    1-Çocuktan samimi bir şekilde özür dilenmeli, geçmişin hatalarını ona anlatmalı ve düzeltmek için anne-babaya yeniden bir fırsat vermesi istenmelidir.
    2-Bu zaman zarfında çok önemli olan kurallar dışında bütün kurallar gevşetilmelidir. "Her şey gönlüne göre olsun" şeklinde.
    3-Anne-baba çocuğu her haliyle kabullenmelidir. Ve aciliyet gerektirmedikçe onunla eleştirel anlamda diyaloğa girmemelidir. Örneğin kardeşe zarar vermek konuşulması gereken bir konu iken, odasını toplamaması önemli olmamalıdır.
    4-Çocuk, kabul ettiği sürece akşam uyku öncesi annesiyle zaman geçirmeli, ona sarılarak uyumalıdır. (Uyuduktan sonra anne yanından ayrılır.)
    5-Bu dönemde çocuk, anne-babanın bu telafi tavrında ne kadar samimi olduklarını denemek için onları çileden çıkarmaya çalışır. "Biz iyi davranıyoruz, o da hemen buna karşılık verecek" diye bir beklenti içine girilmemelidir. Kriz anları sükunetle atlatılmaya çalışılmalıdır.
    6-Zorlu olan bu süreci selametle tamamlamak için anne-baba kulluğuna, Rabbiyle iletişimine, dua ve tesbihata önem vermelidir.
    7-Bu süreçte kendisine destek olup yol gösterecek (varsa) tecrübeli ve şefkatli bir yakınla iletişim içinde bulunulmalıdır.
    Allah yardımcınız olsun.

    YanıtlaSil
  12. Selamün aleyküm, benim bebeğim 6 aylık ve ne yazık ki hiç emmedi beni, emzşremedim, beceremedim...ve çok bir lohusalık geçirdim galiba ilk zamanlar ben bebeğime bağlanamadım hep korktum...ağlayacak bağıracak ya acıkırsa vs diye endişe ettim...üstüne Doğumdan önce başlayan zorlu imtihanlardan geçtim, Yen'i yeni bebeğime kendimi verebiliyorum ve çok üzülüyorum aramızda bir bağ oluşmadı mı diye, ne yapmalıyım ne önerirsiniz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam değerli kardeşim.
      Yeni yaşadığımız bir duruma alışmak ve tecrübesizliklerimiz, bize bazı hatalar yaptırabiliyor. Önemli olan gecikmeden dönebilmek.
      Kitabı alıp detaylı olarak bilgi edinebilirsiniz inş. Allah yardımcınız olsun.

      Sil
  13. Merhablar cok merak ederek yaziyi okudim 10 aylik bir kizim var sıkıntılı bir hamilelik sonucu geldi dünyaya doğumdan sonra neredeyse 3ay daha cok ananesi ilgilendi. Bu surecte bazi ailevi olaylardan dolayi ben cok kopuk kaldim 7. Ayindan sonra farkina vario biseyler yapmaya çalıştım ama ben gercekten anlayamıyorum cevap veremiyorum sanirim ihtiyaclarina ananesiyle mutlu ondaykdn bana gelmezdi. Şimdi yoklugumda üzülmüyor aranimiyor beni. Ben cok mu gec kaldim güvenli baglanmada nasil bebegimle bu bagi kurabilirim. Başkalarından bana gelmek istemiyor gel diyorum surekli kaciyor birazda sinirliyim bundan dolayi mi emerken surekli cimciklemeye basladi. Bir iki kere istemsiz bagirdim :( kizdim ne yapabilirim.nasil duzelir kendimi berbat bi anne gibi hissediyorum

    YanıtlaSil
  14. Selamün Aleyküm arkadaşlar. Oğlum 17 aylıkken işe başladığım için onu yarım gün kreşe yollamaya başladık.6 ay içinde 3.kreşine gidiyor şuan maalesef. 23 aylık oldu ve ağlamadan okuluna gittiği halde okulda aşırı tepkisizmiş söylenenleri tapmıyor donup kalıyormuş, evde hiç oturmayan oğlum okulda koşmak bile istemiyor herşey için öğretmenlerinden izin alır gibi onay bekliyormuş. O kadar üzgünüm ki salı günü bir ergen çocuk psikoloğuna randevu aldık,inşaAllah evladım okuldada evindeki gibi kendini ifade edebilir. Acaba bu sorun güvenli bağlanma olmafığı için olmuş olabilir mi ? 2 aylık bu bağlanma sürecine başlamalı mıyım ? Ne dersiniz yardımlarınızı bekliyorum lütfen ��

    YanıtlaSil