Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

4 Eyl 2014

Anne Tecrübeleri (2) / Oku! Oku!


ANNE TECRÜBELERİ (2)
"Tecrübelilerin tecrübesinden faydalanın. Onlara çok pahalıya mal olan şeyleri size bedava verirler."


OKU!  OKU!
Zamanımın azlığından ancak çocuklarımı uyuturken kitap okuyabilirdim. Ayağımda salladığım yerde mutlaka kitabım olurdu. İşlerin hengâmesinde benim için bu, bir soluk alış, bir ruhî diriliş gibiydi. 

Beş dakika sallıyorsam bir beş dakika da uyuduktan sonra çalardım. Düşünebiliyor musunuz, günde birkaç defa, birkaç çocuk... O zamanların kıymeti anlatılamaz ki...
Tabi anlatmak istediğim bu değil. Bir kızım benim bu halime öyle alışmış olacak ki ilk söylediği kelimelerden biri "oku" oldu. Ne zaman onu ayağıma alsam, kitabı almamı işaret eder ve "oku! oku!" derdi.
Zavallı ne yapsın yavrucak! Belki annesini başka hiç bir yerde bu kadar iştahlı ve mutlu görmüyordu!...


TEŞHİS
Çocuğum 4.5 aylıktı ve anne sütü yetmiyordu. Azar azar pirinç unu ile mama vermeye başlamıştım. Birkaç gün sonra çocuğum zamansız, sebepsiz ağlamaya başladı. Hiç bir şey anlamadık, ilerleyince doktora götürdük. Birkaç tahlilden sonra doktor da bir teşhis koyamadı. Bazı tavsiyelerle geri döndük. Gece gündüz çocuğun ağlaması devam etti. Ne yapacağımızı şaşırdık. Sonra büyük tuvaletini yapmakta zorlandığını anladık. Evet, pirinç unu dokunmuştu. Hemen kestik ve daha hafif mamalar vermeye başladık.
Sabun ve zeytinyağlı pamuk operasyonuyla çocuğu rahatlattık. Elhamdulillah biz de rahatladık. Ne zaman bir çocuk ek gıdaya geçse tedirgin olurum. Veya böyle bir rahatsızlık görsem, yediği şeylerden şüphelenirim.


ÇOCUĞU AĞLATMADAN ELİNDEKİNİ ALMAK
15 aylık kızım eşyaları atma ve eline aldığı şeyi vermeme gibi huylar edindi. Vermek istemediği şeyi elinden çekersem çok hırçınlaşıyor ama renkli kutular getirip "Haydi içine koyalım" deyince ya da onu kucaklayıp yüksek bir rafa götürüp "Oraya koy" deyince koyuyor usulca.


BEKLENTİ
Çocuklarım küçükken başka yerlere gitmem zor olduğundan gücüm yettiğince toplantıları evimde yapmaya çalışırdım. Evin temizliği, çocukların üst-baş ve öğle yemekleri, benim namazım, gelenleri buyur etme gibi bir anda yapılması gereken işlerden sonra ders anlatacağım sehpanın önünde nasıl derin bir nefes aldığımı unutamam.
Her ders başlamasından bir saat önce; "Acaba bugün bir kişi düşünür de bir saat önce gelip de yardım eder mi?" diye beklemedim desem yalan olur. Evet, kimseden böyle bir isteğim olmadı. Ama çok bekledim.( O günlerde "Beklentisi çok olanın, hayal kırıklığı da çok olur" sözünü de bilmiyordum.)
'Bebeğe emziğini verir, bir çocuğu doyurur veya üzerini giydirir, kalan odayı süpürür, ben namaz kılarken ağlayan bebeği tutar veya gelenleri karşılar.'
Çok basit gibi değil mi? Onu bir de adeta zamanla yarışan (savaşan) bana sorun.
Bunların hepsini, Allah için, ahiret, hesap, sevap bilinciyle yaptık şüphesiz.
Zorluklardan, sırtımızdan ter akmasından zevk aldık. Ama sürekli anlattığımız, Peygamber (sav) ve sahabe ahlâkının uygulanamaması bizleri üzdü.
Hani Peygamber (as) kimseden bir şey istemeyene cennet vadetmişti ya...
Hani bundan sonra sahabeden birinin devedeyken kılıcı yere düşse yanındakinden (aşağıdakinden) istemez kendi iner alırdı ya...
Biz de böyle olacaktık ama...
Yerdeysek de o kişi istemeden verecektik ya...
Özellikle yeni neslin düşünce ve anlayış konusunda daha duyarlı olmasını istediğim için bunları yazdım.
Durduğunuz yerden sevap üretebilirsiniz. Benim anlattığım çok küçük bir örnek. Yeter ki bir şeyler yapmayı yük olarak görmeyip sevap bilinciyle yapalım.
Bu yazdıklarımdan birisi etkilenip ağlayan komşu çocuğundan rahatsız olacağına alıp gönlünü yapması, hem çocuğu, hem anneyi rahatlatıp, ona da sevap kazandırmaz mı? 

(Bu arada ben de yazımdan dolayı sevap kazanmam mı, internet imkanını bana sunan eşim, okuma yazmamda katkısı olanlar, dünyaya gelmeme vesile olanlar, bu yazıyla size ulaşmama imkan veren " Müslüman anneler " sitesi kurucu ve yöneticileri...)


NOT:
Sevgili Müslüman Anneler!
Çocuk eğitiminin her safhasına dair tecrübelerinizi bize yazarak "Anne Tecrübelerine" katkıda bulunun.
"Nasıl olsa başkaları yazar" düşüncesinden kurtulup "Sen yoksan kimse yoktur" sorumluluğunu kuşanmalıyız.
Mail adresimize mail atarak veya siteye yorum yaparak yada Facebook sayfamızdan bizlere ulaşabilirsiniz.
Lütfen mesajınıza "Anne Tecrübelerini" eklemeyi unutmayın ki, mesajlarda karışıklık olmasın.
Tecrübeleriniz ve destekleriniz bizim için çok önemli.
Şimdiden hepinize teşekkür ederiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder