Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

26 Eyl 2014

Ebubekir Sifil ile; Alim Çocuk Nasıl Yetiştirilir? (Röportaj)



ALİM ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR?

Uzun zamandır ilim ve fikir yönleriyle ön plana çıkmış bazı şahsiyetlerle, Müslüman Anneler adına röportaj yapmak aklımda vardı.. Açılışı Ebubekir Sifil hocamızla yapmak nasipmiş.. Gerçi röportaj yapmak için randevu istememiştik.. Kendisiyle tanışmak isteyen misafirlerimiz ve sorulacak başka sorular vardı..

Bizim adımıza çok güzel, samimi ve sıcak bir sohbet oldu elhamdülillah.. Abdulfettah Ebu Ğudde’nin, Zahid el-Kevseri’nin, mezheplerin, cemaatlerin, bazı itikadî konuların ve başka mevzuların konuşulduğu masada, bir ara bende fırsatını bulup Müslüman Anneler’den bahsettim ve tavsiye istedim.. Vaktin kısıtlı olması nedeniyle kısa bir hasbihal olsa da, her biri birbirinden değerli nasihatlerdi..

Ebubekir Sifil hocamız, ilk İslami eğitimini ailesinden almış, İslami ilimlerle çocuk yaşta tanışmış biriydi.. Ayrıca 3 çocuk babasıydı.. Bunun için bir alimin nasıl yetişmesi gerektiğini, çocuklara ilmin nasıl sevdirilebileceğini  bizzat tecrübe ederek bilen birisiydi.. Ben de tek soru hakkımı bu alanda kullandım:

-Hocam, çocuklarımızın ilmi sevmesi ve bir ilim talebesi olarak yetişmesi için neler yapabiliriz?

-Bu konuda anneye de babaya da ayrı ayrı görevler düşer.
Anneye düşen iş; mümkün mertebe çocuğunu abdestli emzirmesidir. Abdestsiz olarak kesinlikle emzirmeyin. Çocuk ağlasa bile hemen bir koşu abdest alıp öyle emzirmeye gayret edin. Selef buna çok dikkat emiştir.

-Hocam afedersiniz ama sabaha kadar defalarca emmek için kalkan bir çocuğun annesi nasıl abdestli olabilir ki?

-Teyemmüm yapabilir. Yanınızda bir tuğla bulunsun, teyemmüm yapın, çok kolay. O sütün, abdestli veya teyemmümlü bir vücuttan çocuğun midesine ve hücrelerine gitmesi, bizim çıplak gözle veya mikroskopla gözleyemeyeceğimiz bir feyiz ve bereket akışı demektir. Bunu ihmal etmeyin.

Evinizde sürekli olarak okuma faaliyetleri bulunsun. Çocuk böyle bir ortamda büyüsün. Birlikte okuyun. Okuma meclislerine gidin. İnternetten vs. ders dinlerken, izlerken çocuk o ortamı görsün. Bütün faaliyetlerinizi onun göreceği ortamlarda yapın. Çocuk ses çıkarabilir, ağlayabilir, dikkatinizi dağıtabilir. Onu başka bir odaya götürüp uyuttuktan sonra yapmaktan ziyade, bizzat çocuğun bulunduğu ortamlarda yapın.

Elbette söylemeye gerek yok, mutlak surette çocuğun kursağına gidecek olan şeylerin, her türlü şüpheden arî olması lazım. Haram lokma demiyorum. Şüphelilerden bile uzak durulması gerekir.

Çocuğun eğilimine, hafızasına ve yeteneklerine göre yönlendirilmesi gerekir. Hafızası, ezberi güçlüyse, eğitimine önce hafızlıkla başlayın. İnsan, Selef-i Salihinin menakıbını (hayatlarını) okurken şaşırıyor. Beş yaşında, altı yaşında hafız olanlar var. Beş-altı yaşında Kur’an’ı Kerim’i baştan sona ezberlemiş.
Böyle bir ortamda mümkün oluyor bu.. Ve anne-baba çocuğun yeteneklerine bakıyor, takip ediyor, gözlemliyor.

Mutlaka bir okula gidecek, okulda aldığı eğitimle asla yetinmeyin. Mutlaka siz de ona evde takviye eğitimler verin. Bu tarz kurumlarımız yok ama daima bu tür arayışlar içinde olmamız gerekir. Bir defa aradık bulamadık ama bir sene sonra kurulmuş olabilir, dikkatimizden kaçmış olabilir. Bu arayışı terk etmeyin, ihmal etmeyin.

Önemli bir problem de; çocuk sokağa çıktığı anda kirleniyor. Yani dimağı kirleniyor, ruhu kirleniyor, kalbi kirleniyor, ahlakı kirleniyor. Sokağa çıkmazsa da asosyal yetişiyor.

Zaten toplumun genelinden farklı bir aile yapısı içerisinde yetişiyor. Çok rahat değil o ortamlarda. Bu, hepimizin de yaşadığı bir hadise..

Dolayısıyla sokağa çıkmazsa asosyalleşiyor. Sokağa çıktığında ise arıza baş gösteriyor. Bu dengeyi çok iyi kurmak gerekiyor. O da şöyle mümkün; 5-10 aileden oluşan bir arkadaş grubu belli periyotlarla sürekli toplanın. Kitap okuyun, sohbet edin. Fakat bunu ziyafete dönüştürmeyin, külfete dönüştürmeyin. Bir çayla götürün mesela.

Periyodik olarak görüşün. O çocuklar kendi aralarında sosyalleşsinler. Kendi gruplarını kursunlar. Böylece hem asosyallik problemi ortadan kalkar hem de kirlenmeden büyütme imkanı bulursunuz.
Allah hayırlı mübarek etsin.

Not: Bebeği abdestli emzirme konusu itiraf etmeliyim ki bana çok ütopik geliyordu. Selef döneminden bu konuda nakiller geldiğini, özellikle bazı İslam şahsiyetleri hakkında annelerinin “Hiç abdestiz emzirmedim” dediklerini biliyordum fakat bunlar benim için menkıbeden öteye geçmemişti.

Zaten biz Müslümanlarda; “Ne yani? Abdestsiz emzirmek haram mı şimdi? Caiz değil mi? Kur’an’da mı geçiyor? Sahih hadis mi var? Eğer bu konu önemli olsaydı kesin Allah ve Rasulü bir şey emrederdi. Demek ki bu sadece bir bid’at” şeklinde gelişen edepsizlik ve had-hudud bilmezlik var ya..

Ebubekir hocayla konuşmamızdan sonra; “Selef bu kadar önem verdiyse vardır bir hikmeti, yapabildiğim kadar ben de yapsam” diye niyet ettim.. Sonrasında şaşırarak gördüm ki, günün neredeyse tamamını abdestli geçiriyorum, geceleyin yatağa abdestli giriyorum, uyanır uyanmaz abdest alıyorum. Gece uyanmaları için tuğlamız eksik, onu da temin edeceğiz inşaallah..

 “..Kamil mü’minden başkası abdesti sürekli muhafaza edemez”  (Kütüb-i Sitte) hadisi aklıma geldi de, öncesinde bu hadisi yaşamaya çok gayret ederdik. Bir namazdan sonra diğer namazı beklerdik. Sonra anne olunca yani haliyle bütün hayatımız tepetaklak olunca bazı hassasiyetlerimizi farkına varmadan yitirdik.

Onun için bu abdestli olma hali çok hoşuma gitti. Hiçbir şey olmasa bile beni yeniden bu hadisi yaşamanın lezzetine götürdü.. İbadet etmek için alınan abdestin, çocuk emzirmek için de alınması, yavrularımızı büyütmenin de bir ibadet olduğunu yakinen hissettirdi..

Bu anlamda daha birkaç gün içinde üzerimizdeki bereketini ve feyzini görmeye başladım.. İlerideki faydalarını görmeyi de Rabbimden diliyorum.. Bütün kardeşlerime tavsiye ederim..

Birbirinden değerli nasihatleri için Ebubekir Sifil hocamıza tekrar teşekkür ediyorum.. Allah razı olsun..

Ummu Reyhane

Ebubekir Sifil Kimdir?

1960 yılında Kars’ın Sarıkamış ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta okulu Sarıkamış’ta, Lise’yi Kars İmam Hatip Lisesinde okudu. 1980 yılında girdiği Ankara Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halka İlişkiler Bölümünden 1985 yılında mezun oldu.
Hadis Bilim Dalında (Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde) yaptığı yüksek lisansını 1996 yılında, Hz. Ömer’in sünnet anlayışı konusunda “Hz. Ömer ve Nebevi Sünnet” adıyla hazırladığı doktora tezini 2006 yılında bitirdi.
Şu anda Yalova Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Yar. Doç. olarak görev yapmaktadır.
Evli ve 3 çocuk babasıdır.
Halen editörlüğünü yaptığı 3 aylık ilim, kültür ve medeniyet dergisi Rıhle’de inceleme-araştırma yazılarına devam etmekte olan yazar, 2003 yılından bu yana ilmi çalışmalarını Daru’l-Hikme (İslami İlimler Araştırma ve Danışma Merkezi) bünyesinde sürdürmüştür. Şimdi ise çalışmalarına Sahn-ı Seman (İslami İlimler Eğitim ve Araştırma Merkezi) bünyesinde devam etmektedir.

Yayınlanmış eserlerinden bazıları şunlardır; Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi 1-2-3, Çağdaş Dünyada İslamî Duruş, Modern Fetvalar Çağdaş Hurafeler, İslam ve Modern Çağ 1-2-3, Hz. Ömer ve Nebevi Sünnet, Sözü Müstakim Kılmak, Sana Dinden Sorarlar



3 yorum:

  1. Bebeğim olmadan önce bende abdestli emzireceğim derdim hep, ama bebek olduktan sonra açıkcası dikkat edemedim. hele geceleri her 1 saaatte bir kalkan oğlum varken.
    Bu konuda özellikle babalara da çok iş düşüyor. gece uykusu bölündüğü için dünyanın şikayetini eden bir babanın yanına bebek ağlarken abdest almaya gittiği için annenin yiyeceği lafın haddi hesabı olmuyor.
    Ebubekir Hocanın dediği gibi , çocuk yetiştirme konusunda iki tarafada çok iş düşüyor...

    YanıtlaSil
  2. Geç kaldık11 Ekim 2014 14:58

    Ilmiyle amel eden alim bir kul olsun diye dua ediyordum sürekli ama abdestli emzirmeye özen göstermek aklima gelmedi :( 2 yaşındayız gec kaldik ...

    YanıtlaSil
  3. Bu abdestsiz bebegi emzirmeme durumu , abdestsiz agzina lokma atmama seklinde anne adaylari ve anneler icin genisletilebilir diye dusunuyorum :) Kisinin kendisi ve cocugu uzerindeki niyetini fiili duaya dokme acisindan onemli geliyor bana. Hayat lavaboda geciyor biraz ama yapacak bir sey yok :)

    YanıtlaSil