Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

23 Ağu 2014

Yaza Veda Ederken


YAZA VEDA EDERKEN

Sıcaklıklar kendini halen hissettirmeye devam etse de yavaş yavaş yaz aylarının sonuna geliyoruz.  Tarlaların susuzluktan sapsarı kesildiği şu dönemde sonbaharın habercisi yağmurlarla birlikte dökülen yaprakları seyretmeye çok da bir şey kalmadı.  Hele bir de şehir merkezinden dışarıya çıktınız mı bu devri daimi daha iyi hissedersiniz. Mevsimlerin geçişi tüm kâinatı nasıl etkiliyorsa çocukları da bir o kadar etkisi altına alıyor 
  
Yaz dönemini nasıl geçirdik? Tatil planlarımız yavaş yavaş sonlanırken bedenimizi mi dinlendirdik yoksa ruhumuzu mu? Her ikisini de mi yoksa hiç birisi mi? Modern çağın getirdiği tatil kültürüne uyup deniz kenarlarında, otel pansiyon köşelerinde mi serinledik? Köylerimizin yıldızlı gecelerinde çaylarımızı mı yudumladık? Ya da hiçbir yere gitme imkânı olmayanlar gibi park bahçe seçeneklerimizi çoğaltıp kalabalığa ayak mı uydurduk. Bunlar yaz ve sıcağın akla getirdiği ilk mesajlar. Bir de başka yüzü vardır yazın.  Annelere başka bakar bu aylar. Simalarına sıcağı üflese de esen yel, yüreğine sekinet üfler,  bir nevi sabır üfler Müslüman annenin. Her günkü işlerini aynı vaktinde yapamasa da yemek pişirirken, terler her yerini ıslatsa da sıcaktan uyumuş beyinle dolaşsa da sorumluluklarını asla ertelemez ve başkasına terk etmez Müslüman anne. 

Yazın gevşemenin ve dışarıya merak salmanın zirve noktaya ulaştığı aşikârdır herkes için.  Fakat bu çocuk için olunca daha bir zorlaşır annenin işi.  Çocuğu sokağa salıvermek, saatlerce oynamasına izin vermek, boş gezmesini hoş görmek ”aman ben bile uyuyorum. O ne yapsın“ diyerek bunu daha bir tetiklemek tarzı bir tatil anlayışı Müslüman annenin hayatında yer edemez, etmemelidir. Yaz aylarının bedene verdiği tatlı yorgunluğu daha hafif işler, yiyecekler ve beyin egzersizleriyle geçirmiş olsa da kimi zaman yapacağı akraba ziyaretleriyle ya da en güzel fırsat olan doğayı Allah’ın ayetlerini keşfe seyre çıkmak için çok da uzaklara gitmeye gerek kalmadan hayırları heybesine doldurup dinç ve sakin bir ruh ile yazdan çıkmanın ferahlığını yasamalıdır Müslüman anne. 

Anne diyorum çünkü babalar her ne kadar plan yapan olsa da o planın içini dolduran anne oluyor çoğunlukla. Tatilin yan gelip yatma olmadığını,  Müslümanın tatilinin olmadığını,  yazın ve sıcağın bir imtihan olduğunu,  gevşeyenlerin ve direnenlerin ayırt edildiği bir ayraç olduğunu anne ne kadar iyi kavrar ve hayatında gösterirse çocuk o kadar  ciddi bakar hayata. Tatilin yan gelip yatma olmadığı öğrendiğinde de ne okumalarını aksatmaya gönlü elverir ne de namazlarını. Bir de oruç eklenmişse bu sıcağa, sevap üstüne sevap yazın en büyük kari olmuştur Müslümana. 

Yazın başka karelere de rastlarsınız elbet. Bir bakarsınız  salıncaktan inmek istemeyen çocuğunu ikna etmeye çalışıyor anne. Ya da elinden bunu alalım diye bırakmadığı oyuncak olan çocuğuna şefkatin resmini çizer yüzüyle anne. Ses tonu ve mimikleriyle. Bakışı ve dokunuşuyla. Evde onu bekleyen dayağın korkusundan değil annesinin ona bıraktığı mesaja uyarak salıncaktan inen çocuk her defasında aynı şeyi yapacak olsa da anne de her defasında aynı tavrıyla sabrını bilemeye devam eder. 

Ve tatil defterine gezip tozduğu yerleri değil, amel defterine öğrendiklerini bir bir kaydedip, öylece girer sonbahara Müslüman Anne…

                                                                                                                          Ummu İbrahim 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder