Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

25 Ağu 2014

Etkinlikçi Anne (2) / Evimiz; İlk Medresemiz..



EVİMİZ; İLK MEDRESEMİZ..
(Ev Düzeni Nasıl Olmalı?)

Babam öğretmendi benim..

Oradan oraya sürgün edilen, hep şikayet edilen, dava edilen.. Öyle olunca vilayet vilayet gezdik biz.. Haliyle kiracılık maceralarımız saymakla bitmez..

Çok kardeş olduğumuz için bize evlerini vermekten kaçınanları mı ararsınız, yoksa evimize çok öğrenci gelip gidiyor diye şikayet edenleri mi?.. Hatırlarım da öğrenciler akşam eve sessizce girerler, annem de arkalarından ayakkabılarını içeri gazetenin üzerine alırdı.. Herkes minimum seviyede konuşur, apartman halkına misafir sezdirilmemeye çalışılırdı..

Annemin sabah namazından sonra bizi sakin bir şekilde durdurabilmek için neler çektiğini biz nereden bilebiliriz ki, çocuktuk o zamanlar..

Ama çok çekmiş olacak ki, annemin dualarında; “Çocuklarıma ve misafirlerime karışılmayacak geniş ve müstakil bir ev” vardı çoğu zaman..

Allah’ın lütfuyla oldu da.. İki katlı müstakil evimiz, bahçemiz, meyve ağaçlarımız, tavuklarımız, tavşanlarımız, kuşlarımız.. İstediğimiz kadar oyun, toprak, çamur.. Her gün misafir..

Artık abim ezanını avazı çıktığı kadar okuyabiliyor, hutbesini yüksek sesle verebiliyordu.. Biz askeri eğitim saatimizde Filistin marşlarını son ses açıyor ve taklalar atıp amuda kalkıyorduk.. Küçükler evin ortasına yastıklardan Kabe yapıp etrafında “Lebbeyk Allahumme Lebbeyk” diye tavaf ediyorlardı.. Savaş oyunlarında koşturmacalarımız, silahların tarrakaları artık sorun olmuyordu..

Her gün salonun minderlerinde gönlümüzce hoplar zıplar, sonra minderlerden kocaman evler yapardık.. Annem, tekrar toplamamız kaydıyla salonu talan etmemize ses çıkarmazdı.. Oyun bittikten sonra da "Temizlik şirketinin sayın elemanları!" deyip aramızda bir görev dağılımı yapar ve ortalığı toplayıp temizlerdik..

Arada eski günlerden kalma bir alışkanlığı espriye dökerek birbirimize; “Sessiz olun çocuklar, aşağı kattaki örümcek hanım teyze rahatsız olacak” diye takılırdık..  

Evet Sevgili okurlar.. Ev düzenini anlatacaktım ben, fakat dalıp gittim çocukluğuma, mazur görün..

Bahçeli, müstakil evlerde çocuk büyütmenin avantajları çok çok fazladır.. Buradan çıkaracağımız sonuç; "Hayırlı ev ve hayırlı komşular" için duayı elden bırakmamak olmalı..

Bazen küçük bir daire de olsa, kocaman bir villa da, kimi evler, çocuklara rahat hareket etme olanağı sağlar, kalbini ve ruhunu berraklaştırır.. Kimi evler ise çocukların hareket alanını daraltmakla kalmayıp kalbini, gönlünü, duyularını da karartır..

a-Bebek Odasına Hayır!

Bizim evimizde kızların ayrı, erkeklerin ayrı, küçüklerin ve büyüklerin ayrı ayrı odaları oldu, fakat hiç bebek odası olmadı..

Çünkü bebek odası demek; korku odası demek.. Yalnızlık, karanlık, terkedilmişlik ve gözyaşı demek..

Maalesef artık bebek bekleyen anne-baba adayları, dokuz ayı bebek mağazalarında bebek odası takımları inceleyerek geçiriyorlar.. Küçücük odalara, o sevimsiz tahta yığınlarını istif edip bebeklerini orada uyumaya mahkum ediyorlar..

Oysa bebeğin onca para saçılan mobilyalara hiç ihtiyacı yok, olmayacak da..

Ona annesinin yanında küçük bir yer açın.. Küçücük bir minder koyun kenara.. Yatağında dönerken minicik parmaklarıyla kavrasın parmağınızı, acıktığında hemen sütüne ulaşsın.. Ellerini yüzünüzde gezdirsin, ağzını yanağınıza yapıştırıp uyandırsın sizi.. Ağlayan bebekle değil, gülen bebekle uyanın.. Gece süt için kalkma zahmeti yok, “Sesini duymazsam” korkusu yok.. Rahat ve huzur içinde uyuyun yan yana..


NOT: Bebekler iki yaşlarına kadar anneleriyle birlikte yatmalı.. Anne-baba, yer yatağı kullanıyorsa yanına bir minder ekleyebilir veya karyolaya monte edilen anne tarafı açık bebek beşiği kullanılabilir.. Ya da 200x200 ebatlarında yatak alınarak bir tarafı duvara yaslanır ve üç kişilik güvenli bir yatak elde edilir :) 







Bebeklerin tek başlarına terk edildiği, lüks ve boğucu BEBEK ODASI'nı değil, 





(4 yaş sonrası kullanılmak üzere) Sade ve basit döşenmiş, kardeşlerin birlikte paylaştığı ÇOCUK ODASI'nı tercih ediyoruz.





b-Çocuğa Yer Açalım:

Evlerimiz, çocuklarımızın rahatına ve özgür hareket etmesine yönelik olarak düzenlenmeliyken maalesef bizim heveslerimize, ne kadar iyi anne-baba olduğumuzu başkalarına gösterme gayretimize sahne oluyor..

Artık “iyi anne-babalık” çocuğuna çok harcamakla, türlü türlü alıp bunu başkalarına göstermekle yapılıyor..

Çocuklu bir aileye misafir olduğunuzda bakıyorsunuz bebek odasında; parmaklıkları olan kocaman bir beşik, çizgi film kahramanlarının resimleri olan nevresim takımları, perdeler, duvar süsleri.. Cinsiyete göre ya masmavi yada pespembe bir duvar boyası..

Etrafta oyun park yatağı, salıncak, yürüteç, bez değiştirme masası, dolap, komodin, koltuk, sandalye, sehpa, hatta televizyon..

Ortada bebeğin dört adımda bitirebileceği bir paspas üzeri boşluk..

Burada birkaç problem var:

1-Harcamalarımızı Allah’ın istediği ve razı olduğu yerlere yapmaktansa gösteriş ve heves için israf ediyor, zulmediyoruz..

2-Çocuklarımıza bunca lüks imkanı sunarak onlara faydadan çok zarar veriyoruz. İleride onların “şımarık, beğenmeyen, açgözlü, bencil ve tembel” olmalarına zemin hazırlıyoruz.

3-Bunca eşya demek, daraltılmış ortam demek.. Böyle olunca emeklemeye ve yürümeye başlayan çocuğun önünde sürekli engellerle karşılaşması, çoğu kez bir şeylere takılarak düşmesi demek.. Etrafı merak etmeye başladığında ise “Aman ona dokunma, orayı karıştırma” dememizle daima engellenmesi demek..

Rasulullah (s.a.v); “Geniş ev, Ademoğlunun saadetindendir.” (Müsned) buyuruyor.. 

Zaten özellikle büyük şehirlerde ortalama yüz metre karelik evlerde yaşıyoruz.. Bunun 60-70 metrekaresini de mobilyalar kaplıyor.. Odalarda neredeyse iki kişi yan yana geçemeyecek kadar dar bir alan kalıyor. Orada da masa-sehpa derken bu çocuk nerede hareket edecek?

Çocuğunun doğal büyümesini ve özgürlüğünün kısıtlanmamasını isteyen bir anne; evini mümkün mertebe ferah bir şekilde döşemeyi, kalabalıkları atmayı görev edinmelidir..

Dünyada yaşamı, ahirette ise hesabı kolaylaştırmak için insan az eşya ile idare etmeyi bilmelidir.. Çok fazla kıyafet demek, daha fazla dolap demek.. Çok fazla süs eşyası, biblo, tablo demek, daha büyük vitrin demek.. Çok fazla mutfak malzemesi, adım atılmayacak bir mutfak demek..

Temel felsefemiz; onsuz idare edebildiğimiz şey, ihtiyaç değildir..

Bunun bütçeyle, zenginlik veya fakirlikle bir alakası yok..

Evlerimizi genişliği kısıtlamayacak şekilde döşemeliyiz, onları mobilya mağazalarına çevirmemeliyiz..

Bir evin ihtiyaçları bellidir; kıyafetler için yeterli ölçüde giysi dolabı, kitaplar için kitaplık, ders çalışmak için masa ve oturmak için minderler.. Yerde oturmaya alışkın olmayan kimseler için kanepe, çekyat vs.. En azından onlar da çocukların kullandığı odaları minderle döşemelidirler ki çocuklar özgürce hareket edebilsinler..

Not: Çocuk odasındaki minderler, üzerine çarşaf serildiğinde yatak olarak kullanılır. Nevresim toplandığında ise gündüz rahat bir oyun odası olur.. 


c-Tertip ve Düzen:

Annenin evdeki eşya sayısını azaltması, var olan eşyaları da yerli yerince ve düzenli bir şekilde yerleştirmesi gerekir.. 

Çocuklar küçük bile olsalar annenin evde sağlamaya çalıştığı tertip/düzen mutlaka onları olumlu yönde etkileyecektir..

Anne, "Çocuklar küçük, napayım?" diyerek evin bir baştan bir başa dağılmasına, yiyeceklerin, oyuncakların, yastık, yorganın, velhasıl her şeyin birbirine girmesine müsaade etmemelidir..

Yemekten sonra düzenli bir şekilde halıyı gırgırlamalı, oynanmayan oyuncakları kutularına veya raflarına kaldırmalı, okunan kitabı mutlaka yerine koymalı, kıyafetini bir kenara fırlatmak yerine askıya asmalıdır..

Daha bir yaşına gelmeden bebek basit komutları anlamaya ve uygulamaya başlar.. Oynanan oyuncakları teker teker sepete toplatmak veya elindeki bir çöpü çöp kovasına atmasını sağlamak bebeğe düzen konusunda yardımcı olacaktır..

Çocuğa, odasında veya oturma odasında bir "faaliyet köşesi" yapmak, dökülmesi muhtemel olan oyunların sadece o köşede oynanmasını sağlamak çok önemlidir.. Diğer türlü çocuk her odada sulu boya yapmaya kalkar, kağıt, makas vs. her şeyi döküp saçar.. Bu tür faaliyetler sadece o köşede yapılmalı, o köşeye çocuk için bir masa veya minder konulmalı.. Duvara bir pano asarak faaliyetlerini sergilemesine imkan sağlamalı..

Bu şekilde büyüyen çocuk, yatak çarşafı kırışıp toplandığında rahatsız olur.. Oynadığı oyuncağı veya elindeki çöpü rastgele bir yere fırlatmaz, odasında, dolaplarında daima bir düzen ve intizam vardır.. 

Dört yaşına kadar çocuğun bazen oyuncakları toplamamak için inat etmesi, düzen konusunda yeterince dikkat etmemesi normal sayılabilir.. Bu tür durumlarda inatlaşmamak, sevecen bir şekilde yaptırmaya çalışmak gerekir.. Yine de çocuk yapmıyorsa; "Yarım saat sonra yapalım" gibi bir zaman vererek ertelemeyi deneyebiliriz.. 

Çocuğun büyüdükçe kendi başına hareket edebilmesi ve ihtiyaçlarını giderebilmesi için evde bazı düzenlemeler yapmak gerekir..

Sürekli kullandığı kıyafet, oyuncak, kitap vs. kendisine ait eşyaları boyunun erişebileceği şekilde dolap ve raflarda bulundurmak, eşyalarını kendi kendine alıp kullanmasına ve geri yerine koymasına yardımcı olur..

Kıyafetlerini asması için boyuna uygun askılık monte edebilir, banyoda havlusunu erişebileceği bir yere asabilir ve lavaboya uzanabilmesi için küçük bir tabure bulundurabiliriz.. Kendisini görebilmesi için boyuna uygun bir ayna..

Ayakkabı dolabında en alt rafı ona ayırıp kendi kendine ayakkabılarını alıp kullanması için teşvik edebiliriz..

Mutfak dolaplarının alt kısmına kullanacağı bardak, tabak, kaşık, peçete, sofra bezi vs. koyup ulaşımını kolaylaştırabiliriz..

Montessori eğitim sistemine baktığımızda yukarıda saydıklarımızla ilgili pek çok örnek bulunabilir.. Fakat genelde bu eğitimlerin uygulandığı evlerin veya okulların çok maddiyat harcanarak oluşturulduğu göze çarpmaktadır.. Ahşaptan oyma sandalyeler, masalar, dolaplar, çeşit çeşit raflar, oyuncaklar vs. 

Evet, bu belki düzeni sağlamanın bir yoludur fakat bunun başka yolları da vardır.. Mesela, kullanılmayan kumaş parçalarından küçük oyuncak torbaları dikilebilir, bu başlı başına bir faaliyettir, küçük oyuncaklar çeşitlerine göre bu torbalarda saklanır ve hepsi askıya asılır.. Karton kutular, dışlarını boyayarak, kağıtla kaplayarak vs. küçük sandıklar haline getirilebilir.. Bahçe imkanı varsa, birkaç tahtayı birleştirerek küçük bir sehpa yapılabilir.. Düzen ve tertip sadece lüks ve pahalı eşyalarla değil, basit ve masrafsız şeylerle de sağlanabilir..

Babamın tayini vesilesiyle doğuda bir ilçede kalmıştık.. Zaten çok fazla olmayan eşyamızın ancak yarısını yanımızda getirebilmiştik.. Hatırlıyorum da, "Ardiye" olarak kullandığımız bir oda vardı.. O odada her birimize  ait büyük bir karton kutu vardı.. Hepsi yan yana diziliydi.. Kardeş sırasına göre büyükten küçüğe sıralanmıştı.. O kutuların içinde kıyafetlerimiz düzenli bir şekilde duruyordu.. Hepsinin üzerine de bir çarşaf örtüyorduk.. Her hafta çamaşır kutularımızı düzenlerdik, annem de teker teker kontrol ederek bize not verirdi..

Demek istediğim, "Böyle dolaplar yaptırmama imkan yok, ev sahibi değilim ki, bu eşyaları nasıl duvara monte ederim?" diye düşünmeyelim.. Bizim ve çocuklarımızın hayatını kolaylaştıracak basit ve maliyetsiz alternatifler üretelim.. 

GÜVENLİK VE TEMİZLİK ÖNLEMLERİ:

1-Etrafı keşfe çıkan bebeğin güvenliğini riske atacak şeylerden en önemlisi; açıkta olan elektrik prizleri ve kablolardır. Öncelikleri bunları kaldırmalı ve emniyete almalı..

2-Bazı ev bitkileri zehirli olabilir. Olmasa bile çocuk, keşfetmek için mutlaka çiçeklerin yapraklarını koparmak isteyecektir. Onun için bu tür saksı bitkilerini ya evde bulundurmamalı yada yüksek yerlere kaldırmalı..

3-Deterjan gibi kimyasalları, çatal bıçak gibi kesici aletleri veya boncuk gibi yutmaya müsait nesneleri yüksek dolaplara kaldırmalı veya dolaplarını kilitli tutmalı..

4- Evde oda kapıları devamlı açık tutuluyorsa altına kapanmasını engelleyecek bir şey koyulmalı.. Açılıp kapatılıyorsa da çocuğun elinin sıkışmaması için güvenlik aparatları kullanılabilir, "masrafsız olsun" derseniz kapının üzerine kalın bir havlu veya seccade atmak da kapanmasını engelleyecektir..

5-Banyo, tuvalet, klozet çocuk için tehlikeli olduğundan yalnız başına orayı keşfetmesine müsaade etmemeli..

6- Halı, minder ve koltukları mümkün mertebe koyu, fazla kir belli etmeyecek renklerden tercih etmeli.. (Evlenirken bembeyaz halılar, koltuklar alan arkadaşlara duyurulur; çocuğunuz olduğunda bunların temizliği size sendrom olarak dönebilir.)

7-Çocuğun özellikle kendi başına yemek için direttiği veya tuvalet alışkanlığı dönemlerinde -yaz mevsiminde ise- halılar kaldırılabilir, -kış mevsiminde ise- halı ve minderlerin üzeri altı muşamba olup sıvı geçirmeyen örtülerle kaplanabilir..

                                                                                                                 Ummu Reyhane












5 yorum:

  1. Selamun aleykum yine her zaman ki gibi guzel paylasim yapmissiniz Allah razi olsun. Sitenizi evimde internetim olmadigi icin telefondan takip ediyorum yakinlarima da tavsiye ediyorum imkanlari olmayanlara ise whatsapp yardimiyla kopya yapistir yapip gonderiyorum hakkinizi helal edin insaallah. Sormam gereken Sorular var ama soramiyorum. Hayirlisi insaallah!
    Site yoneticileri olan butun musluman annelere husnu zan besliyorum rabbimden duam sizleri yakindan group tanismak bilgilerinizi uygulamali gormek 've ogrenmek istiyorum.:) selamette kalin




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aleykum selam kardeşim, kaynak gösterildiği sürece yazıların kopyalanıp çoğaltılmasında kesinlikle bir sakınca yok, dilediğiniz şekilde faydalanabilirsiniz.. Allah'a emanet olun..

      Sil
  2. Allah razı olsun çok güzel bir yazı

    YanıtlaSil
  3. Selamün aleyküm. Çocuk annenin odasından kaç Yaşında ayrılmalıdır . Özellikle ilk çocuklar, diğerleri abla yada abi ile kalabilir. Selametle kardeşim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim, dört yaşından sonra çocuk bağımsızlaşmaya başlar. Güven duygusunu da doğru bir şekilde tesis edebilirsek rahatlıkla kendi odasında kalabilir. Fakat bu dönemde de yine anne-babaya ihtiyacı olur. Korkuları olabilir. Korktuğunu söylediğinde anne yada baba, çocuğun odasına gelmeli, uyuyuncaya kadar başında beklemelidir. Abla veya abisi olan çocuklar ise duruma göre 3 yaş civarı anne odasından ayrılabilirler. Selametle.

      Sil