Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

4 Tem 2014

Çocuğun İbadet Eğitimi Yazı Dizisi (9. (son) Bölüm)

TESETTÜR EĞİTİMİ 

      İnsanı özelleştiren, alanlarına kimsenin girmesine izin verdirmeyen, onu kötülüklerden koruyan bir hayat tarzıdır tesettür.. Örtmek, örtünmek, gizlemek, gizlenmektir.. Hiçbir hackerin kıramayacağı bir şifreye sahip olmak demektir.
1-Tesettür Alışkanlıkla Başlar:
Çocuğun tesettür eğitimi, kimilerinin anladığı gibi ergenlik çağından sonra başlayan bir eğitim değildir. Gözlerini dünyaya açar açmaz tesettürlü bir anne ve baba modeliyle karşılaşması, bebeğin tesettür eğitimine ilk yatırımı yapmak anlamına gelir.
Altını değiştirirken tenha yerleri seçmemiz, bebeğin avret yerlerini mümkün olduğunca örtmeye çalışmamız da yine tesettür eğitiminin ilk sinyallerindendir.
2-Avret Yerlerini Koru!
Çocuğumuzun tuvalet eğitimiyle beraber, tesettür eğitimi de yoğunlaşır. Bu iki-üç yaş arası dönemdir. Anne çocuğunu tuvalete götürürken; "Yavrum gel, pantolonunu tuvaletin önünde çıkaralım. Burada giyelim de öyle gidelim. Başkaları görürse ayıp olur" gibi basit ifadelerle çocuğun örtünme ve haya duygularını harekete geçirir.
Banyo ve beden temizliği yapılırken de çocuk iç çamaşırları içinde temizlenmeli, tamamen çıplak hale getirilmemelidir. Böylece yalnızlığında bile tesettür ve hayayı bırakmayacaktır.
Behz bin Hakim (r.a) şöyle anlatıyor:
“Bir gün Rasulullah (s.a.v)’a gelerek:
-Ey Allah’ın Rasulü! Örtülmesi gereken yerlerimizi kimlere karşı örtelim? diye sordum. Bana:
-Hanımından ve cariyenden başka örtülmesi gereken yerlerini kimseye gösterme, buyurdu. Ben:
-Erkeklerin arasında olursak nerelerimizi örtelim? diye sordum. Bana:
-Gücün yettiğince avret yerlerini herkesten koru, buyurdu. Ben yine:
-Kişi tek başına olursa nerelerini örtmeli? diye sordum. Bu defa da:
-Kendisinden haya edip utanılmaya en çok layık olan Allah’tır, buyurdu.”[1]
Bu tür dikkatli davranışlar ve güzel bir anlatım sonucu çocukta tesettür ve haya anlayışı oturur. Bizim söylememize gerek kalmadan, avret yerlerini gizlemeye, başkalarının yanında soyunmamaya başlar.
Zaten insanın yapısında çıplaklıktan rahatsız olma duygusu vardır. İnsan da dahil bütün canlılar örtünme ve tesettür hassasiyetlerine uygun bir ruhsal yapıda yaratılmışlardır. Sadece tabiatından çıkanlar, fıtratı bozulanlar çıplaklıktan hoşlanırlar.
3-Gözlerini Koru!
Çocuğa sadece kendi mahrem yerlerini korumakla kalmayıp, başkalarının mahrem yerlerine karşı da bakışlarını muhafaza etmesi öğretilmelidir.
Çocukta başkalarının mahrem bölgelerine karşı bir merak vardır ve bu normaldir. Bu merak da bakmasına izin verilerek geçmez.
"Bak yavrum, herkesin bedeninin özel bölgeleri vardır. Senin özel bölgelerini kimse göremez! Sen de başkalarının özel bölgelerini göremezsin! Onlar izin verseler bile biz bakamayız. Çünkü Allah ve Peygamberimiz bize bunu yasaklamıştır. Gözlerimizi koruyarak cenneti hak ederiz. Bu özel bölgelere eğer bir hastalık olursa, sadece anne-babalar ve doktorlar bakabilir. Hastalık olmazsa, anne-baba ve doktorlar da bakamazlar" tarzında çocuğumuzla konuşmalıyız.
Çocuklarımızı içinde ahlaksız sahneler bulunan film, reklâm, dergi vb. şeylerden uzak tutmalıyız. Bir baba, evine ekmek alırken ekmeğin sarıldığı gazeteye bile dikkat etmeli, müstehcen resimlerin bulunduğu gazeteyi eve getirmemelidir. Bu tür yayınların hedefi; çıplaklığı ve hayasızlığı normalleştirmektir. Bu konuda kesinlikle erkek-kız ayrımı da yoktur. "Kızlar kızlara bakabilir, erkekler erkeklere bakabilir" gibi bir anlayışı İslam kesinlikle kabul etmez.
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Erkek erkeğin avret yerine bakamaz. Kadın da kadının avret yerine bakamaz. Bir erkek bir erkekle vücutları birbirlerine dokunacak şekilde tek bir örtü içinde yatamaz. Yine bir kadın da diğer bir kadınla çıplak olarak tek bir örtü içinde yatamaz.”[2]
Çocuklardaki merak duygusunu ise; ders amaçlı çizilmiş olan resimlerden, insan vücuduna genel bakışla ilgili araştırma yaparak giderebiliriz. İnsan vücudunun üzerinde eklemleri, kasları belirleyebilir, omurga kemiği, köprücük kemiği, şah damarı vb. isimleri birlikte öğrenip, çocuğa sorular sorabiliriz.

4- Beş Yaş Sonrasında Tesettür:
Beş yaşına gelmiş çocuğun anne-baba banyoda da olsa kesinlikle mahrem yerlerine bakmamalıdır. Çocuk zaten beş yaşında tuvalet eğitimini tamamen kavramıştır. Kendi başına elbiselerini giyecek ve temizliğini yapabilecek durumdadır. En azından iç çamaşırlarını kendisi giymeli, dış çamaşırlar konusunda yardım almalıdır.
Erkek ve kız çocuklarına beş yaşından itibaren evde de olsa, diz kapağının üzerinde şort ve etek giydirilmemelidir. Erkeklerden ayrı olarak kızlar askılı tişört gibi açık kıyafetlerden uzak tutulmalıdır. Kızların kendilerine ait eşarplarının olması, arada sırada eşarp takmaları sağlanmalı, teşvik edilmelidir.

5- Kızlar Erkeklerden Ayrılır (On Yaş Devresi):
Mahrem yerlerini, gözlerini ve diz kapağının üzerini koruma konusunda kız ve erkek arasında hiçbir ayrım yoktur.
Bundan sonraki yaşamları boyunca erkekler mahrem yerlerini ve gözlerini koruyacak, tesettüre uygun (diz altı) elbiselerini giyeceklerdir. Tabii dönemlerinin kapalı da olsa ahlaksız, batılı, kışkırtıcı ve edebe uygun olmayan kıyafetlerinden de uzak duracaklardır. Müslüman bir gencin vakarıyla sade, temiz ve bol kıyafetler tercih edeceklerdir.
Kızların tesettür eğitimi ise; on yaş devresi ve sonrasında farklılaşmaya başlar. On yaşa hazırlık devresinde, yani 7-8 yaşlarından itibaren anne-babalar kız çocukları konusunda şunlara dikkat etmelidir:
1-Eşarp, uzun elbise, etek vb. hediyeler alarak veya kıyafetlerini o şekilde tercih etmesini teşvik ederek, dikkatini yavaş yavaş kapalı kıyafetlere çekmeliyiz.
2-Dışarıya çıkarken eteğinin altına mutlaka tayt, külotlu çorap vb. şeyler giymesini istemeliyiz.
3-Tesettür konusunda hassas olan arkadaş çevresi edinmesine yardımcı olmalı, onlarla sık sık görüşmesine imkan sağlamalıyız. Pek çok kızımız çevresinde eşarplı bir kızın olmaması dolayısıyla eşarp takamaz durumdadır. Çevrenin etkisini yok sayamayız.
4-Kızımızı arada sırada eşarp takması konusunda teşvik etmeli, güzel eşarplar, iğneler, eşarp tokaları alarak onun çocukça dünyasında tesettürü güzelleştirmeliyiz.
5-On yaş sonrasında tesettür alışkanlığını yoğunlaştırmalı, daha dikkatli olmasını sağlamalıyız. Artık yavaş yavaş erkeklerden sakınmalı, saçlarını, kollarını ve bacaklarını gizlemeye çalışmalıdır.
6-Ergenlik dönemine yaklaştığında Müslüman kızın tesettür, haya ve iffet anlayışını daha yoğun bir şekilde ayet, hadis ve sahabe örnekleriyle güzel bir şekilde anlatmalıyız.
Zaten güzel bir yaklaşım tarzıyla ve uygun arkadaş çevresiyle ergenlik çağına gelen bir kız, örtünme konusunda istekli ve heveslidir.
7-Ergenlik çağıyla beraber kızımıza "Artık genç kız oldun, daha özel, daha değerli oldun" mesajı vermeli ve tesettür konusuna tam riayet etmesini beklemeliyiz. Bu konudaki hataları yumuşak bir dille uyarmalı, takdir ve teşvikle iyiye doğru yol almalıyız.
Allah'ın emri olan tesettürün hiçbir bireyin ve kurumun isteğiyle değiştirilmeyeceği inancına sahip olan bir anne-baba, bunu duruşlarıyla hem göstermeli hem de kızlarına kesin bir inanç olarak yerleştirmelidir. Okul, gelecek vb. hiçbir şey Allah'ın emirlerinin önüne geçemez.
"Mü'min kadınlara söyle, gözlerini harama bakmaktan korusunlar, namus ve iffetlerini muhafaza etsinler. Görünen kısımlar hariç (yüz ve eller) zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini de yakalarının üzerine kadar örtsünler…" (Nur 31)

8-Tesettür, örtünme denilip geçilecek bir şey değildir. İslam'ın tesettür adabına uygun olmadıkça, kabul görmez.
Aişe (r.a) şöyle anlatıyor:
“Bir gün kız kardeşim Esma üzerinde ince bir elbise olduğu halde Rasulullah (s.a.v)’ın yanına geldi. Rasulullah (s.a.v) ondan yüzünü çevirdi ve:
-Ey Esma! Bir kız ergenlik çağına geldiği zaman, yüzü ve elleri dışındaki yerleri göstermesi caiz olmaz. (Rasulullah (s.a.v) bunları söylerken kendi yüzünü ve ellerini işaret ediyordu.)”[3]
Kızımızı dar, ince, vücut hatlarını belli eden, rengârenk, allı-pullu dış kıyafetlere karşı uyarmalı, bol, sade, dikkat çekmeyen dış kıyafetler tercih etmesi için yol göstermeliyiz.
Ayrıca kızımıza, dışarıya çıkarken parfüm, makyaj vb. koku ve süsler kullanılması hakkındaki İslam'ın hassasiyetlerini öğretmeliyiz.
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Herhangi bir kadın üzerine etraftan hissedilecek bir koku sürer ve dışarıya çıkarsa, erkekler de onun kokusundan hoşlanırlarsa, zina etmiş gibi günah kazanır.”[4]
Tesettür eğitimi, toplumun ve çocuğun tercihine bırakılacak bir eğitim değildir. Biz elimizden gelen her şeyi yaptıktan sonra çocuğumuz tesettürlü bir hayat tarzını kabul etmiyorsa, yapacağımız şey; dua etmek, güzellikle uyarmaya devam etmektir.


                                                                                                                                      Ümmü Reyhane

"Eyvah Çocuğumu Şeytan mı Eğitiyor?" isimli eğitim kitabından alıntılanmıştır.



                                                                                                                                    Yazı Dizisi Sona Ermiştir... 

[1]     Tirmizi 2769. İbni Mace/Nikah 27.
[2]     Müslim/Hayz 78. Ebu Davud 4018.
[3]     Ebu Davud/Libas 31.
[4]     Tirmizi/Edeb 35. Ebu Davud/Tereccül 7. Nesai 5036.

7 yorum:

  1. selamün aleyküm..ben de aynı dedıgınız gıbı yapmaya çalışıyorum.inşallah rabbımde ızın verırse oyle alışır gıder kızım sımdı 8 yasına gırdı..ama dedıgınız gıbı cevrenın etkısı ,rabbım yardımcımız olsun ,,sızı hep takipteyim allah razı olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim, Allah yardımcımız olsun, bizi ve neslimizi tüm kötülüklerden korusun. Amin.

      Sil
  2. Selamün aleyküm. Bu bölümde çok faydalı olmuş. 2 Yaşında kızım var, askılı Kıyafet almayı düşünmüyorum, düşük kol yada kısa kol giyebilir, Şort Almayıda düşünmüyorum, kapri ve diz altı tayt giyiyor. Kışın hiç kısa giymediği için bedenin görüldüğü yerler onu rahatsız ediyor, bir arkadaşım şort getirmiş evde giysin bari dedim dizlerini kapatmaya çalıştı sürekli bende bir daha giydirmedim. En doğrusu kardeşlerim 2 Yaşından itibaren dikkat edelim fazla kısa giydirmeyelim, unutmayalım herşey bizde bitiyor. Bir arkadaşım ilkokula kadar Şort giydirdi, sonra alıştırırım dedi, şimdi sorun yaşıyor. Benim bir sorum var; birde erkek bebeğimiz var( tabiki aynı Şeyler onun işinde geçerli) çocukların odalarını nasıl ve nezaman ayırmalıyız? Selametle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim. 4 yaşına kadar çocuklar annenin yatak odasında yatabilirler. Eğer kardeşlerin ortak kullandığı odada kalmakta sıkıntı çekmiyorlarsa 2-3 yaşında da abla, abi yanına geçebilirler. Fakat 4 yaşında kadar anne odasında bulunmak sıkıntı oluşturmaz.
      Kız-erkek olarak kardeşlerin odalarını ise 10 yaşından itibaren ayırmalısınız. Allah yardımcınız olsun.

      Sil
  3. Allah razı olsun. Bu durumda iki çocuk odası gerekli. Iki oda evlerde yaşayan ailelere nasıl bir çözüm önermeliyiz acaba? Çünkü mahremiyet önemli. Bazı insanlar, peygamber efendimiz zamanında zaten bir oda evde yaşıyorlar, çocuklara nasıl ayrı ayrı oda tahsis etsinler diyorlar. Bu konuyu aydınlatırsanız çok sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette evin durumuna göre başka çözümler düşünülmeli. Fakat modern dönemlerde müslümanlar, evin bütün odalarını mobilyalarla doldurdukları için yaşam alanı daralıyor. 2 oda 1 salon evde yaşayan bir aile için en uygulanabilir çözüm, mobilyasız bir şekilde evi döşemek. küçük odayı kız çocukları için, salonu da erkek çocukları için (veya tam tersi) kullanmak olacaktır. Minder veya en fazla çekyat tarzında yataklar akşam açılır, yatak olur. Gündüz toplanır. Oturulur, misafir ağırlanır.
      Eğer 1+1 bir evde yaşanıyorsa, o zaman çocuklar daha da özen gösterilerek mecburen bir odada kalacaklar.
      Peygamberimiz döneminde gerekli durumlarda odanın içinde perdeler çekildiğini biliyoruz. Bir de o dönemde insanlar evde sadece neredeyse yemek yemek ve uyumak için bir de sıcak bastırdığında bulunuyorlardı. Onun dışındaki pek çok vakitleri, dışarıda geçiyordu. Yaşam şartları onun için elverişliydi. Bizim dönemimizde ise vaktimizin tamamı, çocuklar da dahil evde geçiyor.

      Sil
    2. Selamün aleyküm, çok açıklayıcı olmuş. allah razı olsun

      Sil