Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

19 Haz 2014

Çocuğun İbadet Eğitimi Yazı Dizisi (8. Bölüm)


                                                                          İNFAK EĞİTİMİ

    Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe ulaşamazsınız. Her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla bilendir." (Ali İmran 92)
İnfak; Allah'ın bize vermiş olduğu maddi ve manevi imkanları, imkanları olmayan veya az olan kardeşlerimizle paylaşmaktır. Zenginle fakiri, alimle cahili, becerikliyle beceriksizi, güzelle çirkini bir araya getiren, zıt kutuplar arasında kardeşlik köprüsü kuran bir eylemdir infak..
Müslüman ailenin olmazsa olmaz görevlerinden bir tanesidir.
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Güneşin her doğuşunda güneşin yanında duran iki melek insanlar ve cinler dışında bütün mahlûkatın duyabileceği bir şekilde şöyle seslenirler:
-Ey insanlar! Rabbinize koşun. Az ama yeterli olan rızık, çok olup oyalayan rızıktan daha hayırlıdır.
Güneşin her batışında da güneşin yanında duran iki melek insanlar ve cinler dışında bütün mahlûkatın duyabileceği bir şekilde şöyle seslenirler:
-Allah’ım! İnfak edenin malını artır. Cimrilik edenin ise malını yok et.”[1]
Veren elin alan elden daha üstün olduğu, verene Allah'ın daha çok verdiği inancı çocuğa yerleştirilmelidir.

1-İnfakta Model Bir Aile:
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Musibetleri, hastalıkları ve sadakayı gizlemek iyi insan olmanın sırlarındandır.”[2]
Sadakayı gizlemek daha faziletli olmasına rağmen, çocuğa infak eyleminin gösterilmesi gerekir.
Babasıyla pazara giden bir çocuk, babasının yolda bir evin önünde durduğuna ve oraya birkaç paket bıraktığına tanık olmalıdır. Annesinin pişirdiği yemeklerden birkaç tabak, ihtiyaç sahibi komşusuna götürdüğünü görmelidir. Yine fakirlerle aynı sofrayı paylaşmayı bilmelidir.
Bu eylemler hakkında çocuğa açıklama da yapılmalıdır. "Yavrum, bu ayırdıklarım fakirlerin hakkı. Allah bize onların sayesinde veriyor. Buna karşılık bir onlardan hiçbir karşılık ve teşekkür beklemeyiz. Bize veren de Allah, onlara veren de.. Sadece postacılar değişiyor."

2-Çocuktan Yardım İstenmeli:
İnfak eden ailede, çocuk da infak fiilinin bir parçası haline getirilmelidir. "Yavrucuğum, şunu Ayşe teyzene götürür müsün? Sevap kazanmak istiyordun ya, işte sana fırsat!" Yardımından dolayı çocuğa teşekkür edilmeli, takdir edilmeli, Allah katındaki mükafat ve cennet anlatılmalıdır.
Nice yaşlılar biliriz, fakirlere, gariplere bir anne-baba şefkatiyle kucak açmışlardır. Fakat çocukları fakirlere yardım etmek bir kenara, onları görünce yüzlerini ekşitirler. Bunun sebebi de, küçüklüklerinden itibaren infak eyleminin içinde yer almayışlarıdır.
Çocuğumuzla fakir ve gariplere ziyarete gitmek, onların kısıtlı imkanlarını görmesini sağlamak, çocuğumuzun merhametli, şefkatli, yardımsever, kanaatkar ve şükürlü olmasına vesile olacaktır.

3-Çocuğun Kendisinin de İnfak Etmesi Sağlanmalı:
Çocuğun fıtratında bencillik duygusunun oluğu gibi, paylaşım ve yardımseverlik duyguları da vardır. Anne-baba bu duyguları teşvik etmeli ve yönlendirmelidir.
Çocuğun kıyafetlerinden, oyuncaklarından, kitaplarından vb. bazı şeyleri fakir bir çocuğa hediye etmesini teşvik etmek, infak eğitimine bir başlangıç olacaktır. Böylece bir insanı mutlu etmenin, bir garibin yüzünü güldürmenin kendisini mutlu ettiğinin farkına varacaktır.
İnfak edeceği şeylerin sevilen, değerli şeyler olması gerektiği çocuğa anlatılmalıdır. Bizim yiyemeyeceğimiz, giyemeyeceğimiz, beğenmediğimiz şeyleri infak etmenin gerçek infak olmadığı belirtilmelidir. Yaptığı yardıma karşılık ve teşekkür beklemesi halinde, sevabının azalacağı ve boşa gideceği de çocuğa öğretilmelidir.
Evde bir infak kumbarası oluşturmak, çocukların harçlıklarından bir kısmını fakirlere ayırmaları konusunda teşvikte bulunmak yine infak eyleminin hazzını çocukta güçlendirecektir.
Evlerinde infak kumbarası projesini uygulayan aileler, çocuklarının bunun için yarıştığını, paralarını kumbaraya atmayı eğlence haline getirdiklerini, arkadaşlarını ve eve gelen misafirleri bu konuda teşvik ettiklerini gözlemlemişlerdir.
“Bir gün ziyaret dönüşü evlerine dönen aile, küçük çocuklarının yoldaki taşları ceplerine koyduklarına ve birbirleriyle "Bu çok küçük olmaz, bu iyi" gibi konuştuklarına şahit oldular. Taşlarla ne yapacaklarını sorduklarında, aldıkları cevap çok ilginçti:
"Filistin'li çocuklara taş topluyoruz!"
Çocuklar mahallelerindeki fakirlere yardım etme konusunun yanı sıra dünyanın dört bir yerinde zor durumda olan kardeşlerini de tanımalılar. Her gün onlarla yatıp kalkmak, sürekli onları izlemek, onların fotoğraflarını asıp bakmaktan bahsetmiyoruz. Ama çocuklarımız bilmelidirler ki, bütün insanlar onun sahip olduğu imkanlara sahip değil.
Afrika'daki kardeşlerimize bir su kuyusu açtırma kampanyasını çocuklarla beraber yapmak, yardım kuruluşlarına ziyarette bulunmak, çocuklarımızdaki bencillik hastalığını giderecek, paylaşım ve fedakârlık faziletlerini ön plana çıkaracaktır.
“Yetimin biri Rasulullah (s.a.v)’a gelerek:
-Ey Allah’ın Rasulü! Falancanın bahçesindeki bir hurma ağacı yere yıkıldı. Emredin de, o ağacı bana versin, ben de bahçemin duvarına koyayım, dedi. Rasulullah (s.a.v) adamı çağırıp:
-Ağacını şu adama verirsen ben de sana cennette bir hurma ağacı verileceğine kefil olurum, buyurdu. Ama adam bu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine Ebu Dahdah adama:
-Ağacını bana ver, ben de sana bahçemi vereyim, dedi. Adam bunu memnuniyetle kabul etti. Sonra Ebu Dahdah Rasulullah (s.a.v)’a giderek:
-Ey Allah’ın Rasulü! Ben o adamın ağacını hurma bahçem karşılığında satın aldım. Sana veriyorum, sen de adamı çağırıp ona ver, dedi. Rasulullah (s.a.v) Ebu Dahdah’ın bu hareketine o kadar sevindi ki, üst üste:
-Ebu Dahdah cennette nice büyük ve değerli hurma ağaçlarına sahip oldu, buyurdu. Daha sonra Ebu Dahdah bahçesine gitti ve hanımına:
-Bahçeden çık. Ben bahçeyi cennette bir ağaç karşılığında sattım, dedi. Hanımı da:
-Ne kadar karlı bir alışveriş yapmışsın, dedi.”[3]

4- Genel İnfak Projesi:
İnfak; sadece maddi anlamda yardımcı olmak değildir. Bedenimizin infakı; bedenimizi namazda, hayır işlemekte kullanmaktır. Gözümüzün infakı; gözümüzü güzele bakmakta, güzeli okumakta kullanmaktır. Ayağımızın infakı; ayağımızı güzele yürütmek, hayırlara koşturmaktır. Aklımızın infakı; güzeli, doğruyu öğrenmek ve öğretmektir. Kalbimizin infakı; güzeli sevmek, kini, nefreti silip atmaktır. Zamanımızın infakı; zamanı Allah'ın razı olduğu hallerle geçirmektir.
Şimdi Rasulullah (s.a.v)'ın hadislerde anlattığı infak projelerine göz atalım:




















[1]     Kitabu’z-Zühd/Ahmed bin Hanbel 102.
[2]     Ebu Nuaym/Hılyetu’l-Evliya 8/197.
[3]     Mecmeu’z-Zevaid 10/3242.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder