Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

10 Ara 2013

"Dışarıdaki Kadın" ile Yarışılır mı?

  
  “DIŞARIDAKİ KADIN” İLE YARIŞILIR MI?

“Dışarıdaki Kadın” denildiğinde, hepimizin aklında hemen hemen birbirine yakın bir tablo oluşur.
Hani şu genelde sarışın, uzun boylu, renkli gözlü, daracık pantolonlar veya minicik eteklerle dış çamaşırları bırakın iç çamaşırları teşhir etmek için didinen, saçları boyalı, kaşları alınmış, tırnakları yapılmış, güzellik merkezinden çıkmayan, her an bakımlı, makyajlı, kaç metre öteden hissedilen ağır parfümlü kadından bahsediyorum..

Hani şu “anne” olmayan, olamayan kadından..

Evet, ben anlıyorum onları ve biliyorum ne yapmaya çalıştıklarını. Onlarla bir problemim de yok zaten..
Fakat benim asıl anlayamadığım; bizim camianın büyüklerinin, uzmanlarının, danışmanlarının önerisi. Yani “Kocanızı dışarıdaki kadına kaptırmamak için ne gerekiyorsa yapın” taktiği.. Ve o “ne gerekiyorsa” ifadesi o kadar gereksiz yerlere çekilip sündürülüyor ki; “Kocanızın karşısında dans edip tango yapmanız da ne sakınca var?” demeye kadar götürüyor malum şahısları.. Ben de ilk defa bir Müslümanın kitabından öğreniyorum bu kadar gerekli bir icraatın adı olan “tango” kelimesini..

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun!
Bu nasıl bir yanılgıdır Allah’ım, nasıl bir sapmadır?

a-Güzellik mi, Erotizm mi? :

Müslüman hanıma emredilen şey; eşi kendisine baktığında onun hoşuna gidecek bir hal, ahval ve giyim-kuşam içinde bulunması. Yani eşinin gözüne güzel görünmesi.
Modern çağın anlam kaymasına maruz kalan kavramlardan biri de güzellik kavramı.
Buna göre namusuyla, edebiyle evinde oturan, tertemiz elbisesi, başında eşarbı, kucağında, elinde çocukları, yüzünde kocaman gülümsemesi, gözlerinde engin sevgisiyle kocasını karşılayan bir hanım “bakımsız kadın” olurken, dışarıda her türlü erkeğin gözüyle, sözüyle, bedeniyle bir şekilde faydalandığı malum kadın “çok güzel, bakımlı kadın” oluyor!
Sizin güzellikten kastınız ne?
Güzellik derken bahsettiğiniz erotizm olmasın?

b-Gözü Dışarıda Olan Erkek Masum mu? :

Topluma göre gözü dışarıda olan bir erkek masumdur, dahası mazurdur.. Çünkü onun nefsi vardır, şehveti vardır, arzusu vardır, falan filan.. Nefsinin olması da ayrıca bir erkeklik artısı/mertebesidir..
Burada yapılması gereken erkeğin nefsini ıslah etmesi, gözünü haramdan esirgemesi, kendisine çeki düzen vermesi değil mi? Yani evet harama bakanın gözüne yumruğu indirecek Ebu Musa’ların olmadığı bir döneme rast geldik, doğrudur. Fakat kadını da azgınlaşma/azgınlaştırma alanına çekmek bu işi ne kadar çözecek?

c-Eviniz, Yatak Odanız Değil! :

Bir erkeğin hanımından farklı özellik-güzellik beklentilerinin ve isteklerinin olması gayet tabiidir. Kişinin arzularını helal yolla gidermesinden daha doğal ne olabilir?
Ancak çocukları olan bir aile için “yatak odası” adında mahrem bir bölge oluşturulmalıdır. Müslüman bir hanım, helal dairesi içinde eşinin arzu ettiği gibi giyinebilir, süslenebilir fakat bunu yatak odasının dışına taşırdığında felaket başlamış demektir.

Çocuklar, özellikle küçük yaşlarda görmüş oldukları davranışların hangisinin ev mahremiyetine ait, hangisinin ise dışarıya ait olduğunu tam anlamıyla kavrayamazlar. Annesinin her hal ve tavrını modelleyen kız çocukları, bu durumda anneleriyle bir “süslenme” yarışı içinde bulurlar kendilerini..
Çocukların hayatına makyaj malzemesi sokmak, sadece bir süs aracı değil, onun küçücük dünyasına bir cinsellik objesi sokmak demektir.

Kimi kardeşlerimin “Bu kadarı da fazla yani” dediğini duyar gibiyim ama müsaade edin; “Bu kadarı da fazla” demek, küçücük kız çocuklarının nasıl kadınsılaştığını gören bizim gibilerin hakkı olsun!
Kıpkırmızıya boyanmış dudaklar sizce ne ifade ediyor? Peki ya tırnaklar?
Nedir yani, şefkat mi, merhamet mi, zerafet mi, güzellik mi?
Bunun cinsellikten öte çağrıştırdığı bir şey varsa bir Allah’ın kulu çıksın ve açıklasın n’olur..
Yani biz çocuğumuza çok afedersiniz kadın iç çamaşırıyla oynaması için müsaade ediyor muyuz? Ee makyaj da aynı kapıya çıkmıyor mu?

Dikkat ederseniz bunun İslam’da yasak olduğunu, uygun olmadığını, Müslümana yakışmadığını falan söylemiyorum, böyle bir amacım da yok. Olayın sadece pedagojik yönüyle ilgileniyorum.

Çocukların kullandığı okul, kütüphane, park vs. mekanlarda şöyle yarım saat oturup etrafı gözlemleme imkanımız olduysa eğer çok iyi biliriz ki, bu çocuklar artık çocuk değil! Masum değil!

10-12 yaşındaki kız çocukları 20-25 yaş arası kadınlar gibi oturuyor, konuşuyor, kahkaha atıyor.. “Tabii bunun sorumlusu televizyon ve internet” diyeceksiniz elbette. Fakat bunlar sadece bir araç. Asıl sorun, çocukların hayatına bu veya başka araçlarla cinselliğin sokulması.. Yaşlarının çok üzerinde konularla muhatap olmaları.. Onun için de ne tam çocuk ne tam yetişkin, defolu bir model olarak karşımıza çıkmaları..

d-Dışarıdaki Kadın’a Yetişmek Mümkün mü? :

Dışarıdaki kadın bir metâdır, bir objedir..
Müslüman bir hanım her şeyden önce “Allah’ın kendi suretinde yarattığı Adem’in” kızı ve yeryüzüne halife kıldığı bir İnsan-ı Kâmil’dir.. Onun için kendisini böyle süflî bir yarışın içine sokması en başta bu sıfatlarını yok sayması anlamına gelmektedir..

İnsanı fıtratından soyutlayan, kadını “annelik” derecesinden “cinsel meta” derekesine indirgeyen bir yarışta bizim yerimiz olamaz..

“..Kim de bundan ötesini ararsa/isterse, artık onlar haddi aşan kimselerdir.” (Mü’minun 7)
Rasulullah (s.a.v); (Dışarıdaki) Kadın şeytan suretinde gelir, şeytan suretinde gider. Sizden birisi bir kadın görür de hoşuna giderse hemen eşine varsın (onunla birlikte olsun). Çünkü bu, onun nefsinde uyanan şeyi giderir.” (Müslim) buyuruyor.

Âlimlerimiz bu hadisin şerhinde; kadının yabancı erkeklerin içine çıkmaması, erkeğin gözünü yabancı kadınlardan mutlak surette koruması gerektiği, eğer her türlü tedbire rağmen böyle nefsi bir arzu uyanırsa, hemen eşiyle beraber olması, kadının eşini hiçbir durumda reddetmemesi gerektiği gibi konuları işlemişlerdir.

Yani hadisten anlaşılan, tabii bir şehvetin, arzunun, tabii bir ilişkiyle giderilebileceğidir.
Evdeki hanım dışarıdaki kadının bir özelliğine yetişmeye çalışsa, diğeri binbir çeşidiyle galebe çalmaya devam edecektir. Yani bu işin sonunun gelmesi mümkün değil.

Efendimiz (s.a.v)’in; “iki dudağı arasındaki ile iki bacağı arasındakini koruyan”a cennet için kefil olması, boşuna değildir. (Buhari)

Değişen ve bozulan dünya düzeniyle birlikte maalesef bugün cinsellik, Müslümanların önemli bir imtihan konusu haline gelmiştir. Memnuniyetsizlik, tatminsizlik  had safhadadır.
Gözü dışarıdaki olan erkek, hanımını dışarıdaki gibi yapmak için türlü memnuniyetsizlikler ızhar ediyor.. Evdeki kadın da “eldekini kurtarma” bahanesine can havliyle ‘öteki’leşmeye soyunuyor.
Dahası, dahası derken, olmuyor, hiçbir şeyin sonu, önünden göründüğü gibi gelişmiyor..
Sonra kaybedilen değerlerimiz, kadının içinde hissettiği aidiyetsizlik, erkeğin büyüyen tatminsizliği arasında sıkışıp kalıyor insan..

Ve asıl derdimiz; ‘Atlar tepişirken taylar zarar görüyor’..
Olan çocuklarımıza oluyor..
                                                                                                                       Ummu Reyhane

17 yorum:

  1. Zinanın yağmur gibi yağdığı şu günlerde, Islanmadan kuru kalabilmenin adıdır İFFET...
    (NURETTİN YILDIZ)

    PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER

    YanıtlaSil
  2. Burda yazili olan aci hakikatler gittikcede cogaliyor gibi,süs,cinsellik.giyim-kusam,on iki on uc yaslara indi artik.Bes yasindaki bir kiz cocugu evlilik hayalleri kuruyorsa gelinlik-damat hayalleriyle büyüyorsa bu da asrin felaketlerinden biri olabilir Allah yardimcimiz olsun agir bir imtihandayiz müslümanlar olarak

    YanıtlaSil
  3. Allah razı olsun.Toplumların ıslahı ve fesadı adına kadının rolü büyüktür,Hak tektir batıl ise birden fazladır,küfür tektir ve bugün en büyük silahı kadındır,Küfür bozar,yani küfrün söz sahibi olduğu yerler bozuktur maazallah,kadını Kuran ve sünnetten kopardıkça yani azdırıp fıtratını bozdukça ümmetin başına bela olur.Bunu birde yenilik çağdaşlaşma adına yaparlar tabi başka ne beklenir ki beslendikleri sistemden, insanoğlu Kuran ve sünnet başka herşeye rağbet ediyor.Allah bu ümmete merhamet etsin Kadınlarına akıl feraset versin. '' İFFET VE EDEBİNİZLE VAKAR İÇİNDE EVLERİNİZDE OTURUN.ÇÜNKÜ KADININ ASIL FALİYET ALANI EVİDİR.BUNUNLA BİRLİKTE BİR İHTİYAÇ İÇİN DIŞARI ÇIKMANIZ GEREKTİĞİNDE ESKİ CAHİLİYE KADINLARI GİBİ SÜSLENİP PÜSLENEREK SOKAĞA ÇIKMAYIN! NAMAZI GÜZELCE KILIN ZEKATI VERİN,ALLAHA VE RESULÜNE GÖNÜLDEN İTAAT EDİN,EY PEYGAMBER HANIMLARI VE EV HALKI ALLAH SİZE BUNLARI EMRETMEKLE,ANCAK ŞAN VE ŞEREFİNİZE LEKE GETİRME İHTİMALİ BULUNAN GÜNAH VE KİRLERDEN SİZİ ARINDIRIP TERTEMİZ KILMAK İSTİYOR. ahzap 33 (mahmut kısa) ummu betül

    YanıtlaSil
  4. Hay Allah razı olsun abla..bugünkü hocalar öyle bir anlatıyor ki, sanırsın ben o tuhaf tuhaf kıyafetleri giymesem kocam dışardakine gidecek....

    YanıtlaSil
  5. Değerli kardeşim bir erkek olarak yazınız ile gurur duydum. Böyle bakın hanımlar olmasına şaşırdım ve sevindim. Allah herkese Saliha bir eş nasip etsin.

    YanıtlaSil
  6. peki eşlerimizin bu istegine nasıl dur dicez.ben erkeğim nefsim var sende oyle giyinmezsen bn ne yaparım diyen bi erkeğe ne soylenebilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıdan çıkarılan sonuç, eşlerin normal ve helal isteklerine "dur" demek değil, yatak odasının özel hallerini evin her tarafına yayıp saçmamak olmalı.. Çocuklar özel yaşamın süsünden ve zinetinden uzak tutulmalı

      Sil
    2. Yazıdan çıkarılan sonuç eğer gerçekten eşlerin "normal" ve helal isteklerine "dur" demek değil de "yatak odasının özel hallerini evin her tarafına yayıp saçmamak" ise çok dolaylı ve kastının dışında şeyler de söyleyen, çağrıştıran bir yazı olmuş. Bu anları ya da "erotizmi" çocukların karşısında yaşama fikri, değil müslüman bir aileye, pagan dinlere mensup bir anne-babaya bile abes gelecektir. "Helal istekler" ifadesinin yanına "iliştirilen "normal" ibaresi, tanımsız bir keyfilik ve izafiyet alanına kapı açıyor ve problem oluşturuyor. Kocanın karşısında dans ya da tango fikrinin sahibi her ne kadar benim için "malum" değil meçhul bir şahıs olsa da bu teklifi üzerinden bir sapmayla itham edilmesinin, bahsettiğim keyfilik ve izafiyet alanından vehmen hüküm ihdas etmeye güzel bir örnek olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca annesinin, sadece babası için ve ona özgü makyaj ve/veya süslenme içinde bulunması, buna mukabil dışarıda tesettürün sınırlarına riayet etmesi bir kız çocuğu için çok hoş ve aslında elzem, tabii bir eğitimdir. Selam ve hürmet ile... Süleyman T.

      Sil
    3. Değerli kardeşim,
      Duyarlı kız çocuğu anneleri, kız çocuklarının özellikle erken dönemde anneden gördükleri her şeyi dışarıda sergilemeye çalıştıklarını ve anne ile bir yarış içine girdiklerini bilirler.. Bahsettiğiniz şey olsa olsa genç kızlık dönemi için uygun olabilir. O dönemde de zaten kız çocuğu bunları algılayabilir ve annenin hafif bir sürme kullanması gibi basit detaylardan bile bunun "eşine hazırlık" olduğu bilincini ve eğitimini alır.
      Biz "çocuklar küçükken anne, süsü terk etmeli" demiyoruz, fakat "dekolte ve makyaj her dönemde mahrem ve sadece eşler arasında kalmalı" diyoruz.

      Sil
    4. "evin babası bir anlık dalgınlıktan dolayı, bir az önce hafifçe kırdığı eşinin gönlünü çocukların yanında elini tutarak alır. anne babasını, ilk kez böyle yakınlık içinde gören kıza aynı hareketi evdeki abisine yapabileceğini düşündürür."

      bunlar çok hassas konular. kız çocuğu annesinin babaya karşı süslenmesi ile ilgili eğitimi alacak tamam ama eşi nerede? ve bu bilgiyi nerede uygulayacak?

      Sil
    5. Bir çocuğun babasını, annesinin elini tutuyor olarak görmesinden ya da bir kız çocuğunun, kalbini kırdığı ağabeyinin elini tutarak gönlünü almaya çalışmasından daha doğal ne olabilir? Yukarıdaki yorum sebebiyle dehşete düştüm!
      Bir çocuk Kur'an okuması gerektiğini, namaz kılması gerektiğini, yalan söylememeyi, öfke kontrolünü, anne-babaya ve diğer insanlara hürmeti 0-4 yaş arasında öğrenir. Bir kız çocuğu daha o yaşlardayken annesini gözlemler ve oyuncak bebekler üzerinden annelik talimi yapmaya başlar. Bu bilgilerin hepsi zamanı gelince ve koşullar oluşunca kullanılmak üzere belleğimizde depolanır. Evet, yıllar hatta on yıllar sonra bize gerekecek o bilgileri daha 0-4 yaş arasında öğrenir, şekillendirir, modeller ve şahsiyetimizi inşa ederiz.
      Yayınlanan kimi yorumlarla ilgili sorumluluk bazen yorumu yapandan daha çok yayınlayanlardadır. Yorumların taşıdığı ima ve çağrışımlar bazı ruhsal bozuklukları ve saplantıları aksettiriyorsa ona seyirci kalınmamalıdır. Ayrıca bir sitenin kıymetini anlamanın en kolay yolunun okuyucu kitlesinin keyfiyetini açık eden yorumlar olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden daha çok dikkat temennisi,
      selam ve hürmet ile.. S.T.

      Sil
    6. Değerli Süleyman bey kardeşimiz;
      "Annesinin elinden tutan babayı modelleyen kız çocuğunu" örnek veren kardeşimizin yorumuyla ilgili hata tamamen benim (ummu aişe) unutkanlığımdan kaynaklanmıştır.. Bu konudaki uyarınızda haklısınız, cevaplamayı düşündüğüm halde unutmuşum..

      Malum biz çocuklu anneler, akşamdan akşama ancak kısıtlı dakikalarda siteyle ilgilenebiliyoruz, yoğunluğumuzdan ve vakit bulamamaktan kaynaklanan kusurlarımızdan dolayı takipçilerimizden özür dileriz..

      Söz konusu yazının sahibi olarak, kardeşimizin yorumuna katılmadığımı belirtmek isterim.. Müslüman aileler olarak çocuklarımızı ruhban okulunu andıran ortamlarda yetiştirmemiz doğru değildir. Biz denge ümmetiyiz.. Eşler arasındaki seviyeli muhabbet ve sevgi alışverişi elbette çocukların yanında da devam ettirilmelidir. El tutmak ve sarılmak da buna dahil.. Bizim kastımız eşler arasındaki özel hallerin, dekolteye varan açık giyimlerin ve bunları çağrıştıran makyaj gibi malzemelerin çocukların yanında teşhir edilmemesidir., Umarım maksadımız anlaşılmıştır..
      Selametle..

      Sil
  7. Yazıyı okudum çokta begendim tamamen katılıyorum. Gercekleri bütün acikligiyla dilegetirmişsiniz.
    Yazıyı begenme btonuna basmadım
    Sebebide bu kadar rsansürsüz anlatılmasını dogru bbulamadım. Belku bir beyfendinin dillendirmesi daha iyi olurdu bu konuyu
    Bu yazıyı okuduğumun bilinmesi bile beni rahatsız etti.
    Iman eden kadın Allah katındaki amelinin degerini bildikten sonra onu taktir etmeyen eşin sahip oldugu baska deger ölçüleri var demektir.
    Evlenmekle dinin yarısını tamamlayan esler diger yarısınıda tamamlamak icin Allahtan koruması gerekiyor.
    Korkmuyorsa degisim bi seylere dönüşümün esi baglayacağını düşünmüyorum.
    Kendi iç huzuruyla mutlu olan insanların yarisacagı kimse yoktur zaten

    YanıtlaSil
  8. "Hani şu “anne” olmayan, olamayan kadından.."
    ifadenizle fiziksel olarak anne olmuş ama anneliği hakiki anlamda görev edinemeyen kadın güruhundan bahsettiğinizi zannediyor ve umuyorum. ama ifade çok müphem özellikle evlat yoksunluğu imtihanını göğüslemeye gayret eden hanımlar için yaralayıcı olabilir zannediyorum. kalemin şirazesine dikkat...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş, kalemin şirazesi olduğu doğrudur lakin algı ve idrakin de bir şirazesi vardır. Buradaki cümleyi söylediğiniz şekilde anlamak için hakikaten aklın şirazesinin kaymış olması gerekir. Böyle bir hadsizliği insanın yapabilmesi mümkün mü? Hele ki bir müslümanın?

      Sil
  9. Selamun aleyküm.Müsaadenizle bu konuyla ilgili bir soru sormak istiyorum.Ben de bir erkeğim.Dediğiniz gibi dışarıdaki hanımlar aşırı derecede açık saçık ve bakımlı süslü.Allah erkeklerin fıtratına böyle bir şey vermiş zaten.İster istemez etkileniyoruz.Ben günahtan çok korkan bir insanım sokakta hep yere bakmaya çalışırım ama bazen insanın gözü kayıyor.İşyerinde de bayanlar böyle.Neden böyle giyiniyorlar diye düşünüyorum çoğu kez;Allaha şükür ben evliyim eşimle benim helalim.Ama evlenemeyenler var;karısından uzak kalmak durumunda olanlar var.Bu kadınlar onlara eziyet çektiriyorlar haberleri yok.Uzattım kusura bakmayın soracağım soru şu;biz mümin erkekler olarak elimizden geleni yapıp gözümüzü korumaya çalışsak da;bazen göz kayıyor ve elimizde olmadan etkileniyor;arzu duyuyoruz.Ama bu sadece içimizden geçiyor tabii ki.Böyle bir durumda günaha girmiş ve vebal almış olur muyuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam kardeşim, müslüman erkeklere düşen "bir bakışın ardından diğer bakışı takip ettirmemek" ve zihninde senaryoyu uzatmamaktır. Allah içimizden geçen günahlardan dolayı bizleri sorumlu tutmamıştır. Allah hepimizi tüm çirkinliklerden muhafaza buyursun. Amin.

      Sil