Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

8 Ara 2013

Biz Farklıyız


BİZ FARKLIYIZ

 Yıllar önceydi…
 Küçüktüm henüz… Ve küçücük dünyamdaki en büyük, en anlamlı kelimeydi belki de bu…
 Annemin zihinlerimize, kalplerimize, günlerimize, hayatımızın her yönüne büyük bir özen ve titizlikle yerleştirdiği bu kelime;
 “Biz farklıyız yavrum; herkes gibi olmayız, olamayız. Müslümanız biz, özeliz. Düşünmeden yaşanılan bir hayat değil tercihimiz…”

 Evimizin modeli, uyku ve uyanış saatlerimiz, oyunlarımız, masallarımız, kitaplarımız ve her yönüyle gittikçe büyüyen dünyamızla farklı olduğumuzun farkındaydık…
 Televizyon hiç girmemişti evimize…

 Şanslıydık… Bilgisayar, sadece işyerlerinde kullanılan bir aletti ve de…
 Sabah namazıyla başlanan gün ne kadar da bereketliydi. Farklıydık biz saatlerimizle bile…
 Anne ve babanın dilinden duyulan Kur’an, ne kadar da huzur dolduruyordu evin her köşesine. Ve beraber ezberlenen sûreler, Amme cüzü, Tebareke cüzü, nasıl da işliyordu kalbimize…

 Sahte kahramanlar, sahte hayranlıklar, tertemiz dünyamızı bozacak gerçek dışı varlıklar yoktu hiç örneklerimizde.
 Her bir sahabe, sanki evimizin bir ferdi, oyunlarda kahramanlarımız ve karakterlerimize göre örneklerimizdi.
 Ne oyunlara, ne kitap okumalara doyamazdık, teknolojinin dokunamadığı dünyamızda…
 El emeğimizle hazırladığımız kartlar, anne babamıza, kimi zaman sokaktaki arkadaşlarımıza sunduğumuz programlar, piyesler öylesine içtendi ki…

 Farklıydık biz…
 Ve hep farklı olmalıydık…

 Giyinme tarzımız, konuşmalarımız, özlem ve hayallerimiz, sevgi ve korkularımızla, umutlarımız, gayretlerimiz ve heyecanlarımızla…

 Ve yıllar sonra, şimdi…
 Değişen zaman, değişen fikirler, gelişen teknoloji, ortam, ülke, imkânlar vs…
 Ama Kur’an, ama İslam, ama Peygamber ve ama imtihan hiç değişmedi…

 Biz yine farklıyız…
 Ve hep farklı olmalıyız…

 Bir anne olarak şimdi de bu bilinci, yavrularımızın kalplerine en güzel bir şekilde taşımalıyız.
 Sözlerimizle, fikirlerimizle, amellerimizle, sevip sevmediklerimizle…
 Sele kapılan, çoğunluğa uyan, ya da kolaya kaçan annelerden olmamalıyız.
 Çocuklarımız daha küçücükken; ev düzenimizden, alışverişimizden, konuşmalarımızdan, giyim tarzımızdan, yaşamımızın her alanında yaptığımız hareketlerden, zoraki değil gönülden bir teslimiyetle farklı olduğumuzu anlamalılar.

 Anlamayıp sordukları ve ‘başkaları yapıyor’ diye örnekledikleri kimi hareketleri de, söz olarak ‘biz farklıyız’ la anlamlandırabiliriz…
 Tavırlarında, hassasiyetlerinde çelişkiye düşmeyen, boş vermeyen anne-babaların çocukları zaten bu farkı çok kolay anlayacak ve sürekli sorgulamayacak, hatta küçük de olsalar sizin olmadığınız ortamlarda dahi bu farklılığı koruyacaklardır.

 Ve öyle ki; ‘biz neden onlar gibi yapmıyoruz?’ sorusu ve isteği yerine, olgun bir şahsiyet gibi; ‘onlar neden bu şekilde yapmıyorlar? Onlara da anlatalım, onlar da öğrensinler’ şeklinde, kendi yaptıklarından emin, yapmayanları da davet etme konumuna geçeceklerdir.

 Daha iyi anlamak adına bir kaç örnek verirsek;
 Parkta onlarca çocuğun arasında oynarken, 4-5 yaşlarında olmasına rağmen kıyafetiyle, konuşmalarıyla farklı olduğunun bilincindedir küçük Müslüman kız. Küçük olmasına rağmen, tek pantolon giymesinin kendisine yakışmadığını, üzerine uzun bir bluz (yaklaşık dizlerine kadar gelen) ya da elbise ile giymesinin daha güzel olduğunu, yazın kolsuz ve çok kısa kollu tişörtler giymemesi gerektiğini bilir. Hatta tek olmasına rağmen çoğu zaman dışarı çıkarken kendi isteğiyle başını örter.

Çocukların arasında fazlasıyla konuşulan, gündem edilen doğum günlerine karşı da, net bir tavır olarak kendilerinin asla kutlamadığını öğrenmiş ve öyle güzel kabullenmiştir ki, bir çocuk olarak heves edip o tarafa meyletmek bir yana ( o kadar cazibesine karşı) maalesef çevresindeki Müslümanlardan kutlayanlara üzülüp onların vazgeçmesi için büyüklerinin onlara da anlatmasını istemektedir.

Yine 5 yaşlarındaki küçük kız, babasıyla beraber eczaneye gittiklerinde – annesinden özel bir anlatım ve tembih almamasına rağmen- kendisine hediye edilen ruju kabul etmemiş ve açıkça ‘ben öyle şeyleri sevmem’ diyerek tavrını net bir şekilde ortaya koyabilmiştir.

 ‘Henüz küçüksün, biraz hevesini al sonra sürmezsin’ gibi kararlılık göstermeyen bir öğretim metodu ise, çocukların nasıl bir tavır takınacaklarını bilmedikleri, doğruyu değil işlerine geleni tercih edecekleri bir sonuca götürür.
  
Sadece birkaç konuda verdiğimiz bu örneklerde olsun, daha birçok konuda da çocuklar, özel bir tembih ya da zorlama olmaksızın, ailelerinin gösterdikleri ciddi hassasiyetleri bu şekilde açığa vurmuşlardır. Bunun örneklerini hem kendi çocuklarımızda, hem de bu konuda duyarlılık gösteren arkadaşlarımızın çocuklarında görmekteyiz.

Başkalarından farklı olduğumuzu anlatmada en çok zorlandığımız mesele ise; ciddi hassasiyetlerini kaybetmiş Müslüman kardeşlerimizdir. İslami bir yaşantısı olmayan kimselerden farklı olduğumuzu kolay bir şekilde anlatırken, kimi Müslüman ailelerin yaşam tarzlarını çocuklarımız sorgulayabilir. Bunu da yerine göre ‘yanlış yapıyorlar, uyarmalıyız, ya da bu daha iyisi, Cennet’in en üstlerini kazanmak isteyenler daha dikkatli olmalı’ şeklinde anlatabiliriz.
 ‘Biz farklıyız’ konusu sayfalarca anlatılacak, örneklendirilecek, birbirimizin hassasiyetlerinden örnek alınıp teşvik edilecek bir konu…

 Kısaca özetlemeye çalışırsak; önce kendimizde, sonra da bize emanet edilen çocuklarımızda Müslüman 
olarak her şeyimizle farklı olduğumuz bilincini yerleştirmek, attığımız her adıma dikkat edip, gelişi güzel yaşamamak zorundayız. Ve bu zorunluluğu canı gönülden yapmalıyız.

 Unutmayalım, ‘Bundan ne olur ki’ diye ihmal ettiğimiz, küçük gördüğümüz bir hassasiyet, çocuğumuzun zihninde, önemsenmeyen bir yanlış, dikkate alınmayan bir amel ve herkes gibi olabilirlik sonucuna varabilir.
 Yiyip-içtiğimizden, konuşup güldüğümüze, sevip hoşlandığımızdan nefret ettiğimize, izleyip dinlediğimizden giyindiğimiz, giyindirdiğimiz elbiselere, model olarak sunduklarımızdan, seçtiğimiz kitaplara, aldığımız oyuncaklardan söylediğimiz ninnilere kadar olabildiğince dikkat etmeli, bir Müslümanın attığı her adımı bilinçli attığını yaşantımızla çocuklarımıza göstermeliyiz…

 İşaret parmağındansa ayak izlerini takip etmeyi tercih eden çocuklarımız, arkamızdan gelecek ve bizi örnek edineceklerdir…

“İnanıyorsanız üstünsünüz” ayetiyle, çoğunluktan farklı olmaktan çekinmeyecek, bunun bir ayrıcalık, bir lütuf olduğunun bilinciyle hamd ederek yaşayacaklardır…

 Takva sahiplerine önder olmamız duasıyla…

                                                         Ummu Salim

7 yorum:

  1. farklı olmalarını öğretme konusunda elimden geleni yaparım alışmaları nefislerine büyüyünce zor gelebilecek şeyleri öğretmek için çaba harcarım ama onların nihayetinde çocuk olduğunu bilir ve ruj sürmek isteyen kızıma evin içinde namahrem erkeğin olmadığı ortamlarda sürmesine de izin veririm çünkü o henüz akil baliğ değil gerçi kız burda kendi tercihi ile istememiş yine de çocukların henüz akıl baliğ olmadığını stajer müslüman olduklarını hatırlatmak için karaladım bu satırları yoksa yazının tamamı ve başlığı çok isabetli teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Kastımız akıl baliğ olan veya olmayan çocuklarımız değildi kardeşim. (Hatta bu kavram dahi herkes tarafından farklı yorumlanıyor, farklı yaşlar gösteriliyor.) Amacımız her yönüyle farklı olduğumuzu küçüklükten itibaren yavrularımızın yüreklerine yerleştirmek. Bunu en güzel bir biçimde, henüz zıtlaşma yaşına gelmeden onlara yumuşak ama ciddi tavırlarımızla benimsetmek. Kimilerine göre basit bir ayrıntı gibi gelse de, giyim tarzı, sürüp kullanılan şeyler, sevip hayran oldukları karakterler, çizgi film ve oyuncaklar çocuklarımızın başkalarından farklı olup olmamalarında zihinlerinde çok büyük bir etki yapar. Küçükken hevesini alsın şeklinde olan yaklaşımların da sürekli devamının geldiğini, çocukların yaptığı şeyleri benimseyip devamını istediğini bir çok kez görüyoruz. Oysa bir kaç kez ciddi olarak gösterilen tavırlarla, açıklamalı anlatımlarla çocuk ne yapması gerektiğni öğrenecek, aynı konuları sürekli gündeme bile getirmeyip unutacaktır. Rabbim hoşnut olduğu amelleri yapma konusunda yardımcımız olsun. Büyüklerimizi ve küçüklerimizi gönülden itaat edenlerden eylesin...

    YanıtlaSil
  3. kastınızın farkındayım ama farklı olalım derken ayarı kaçırmamayalım diye ufak bir ayrıntıya girmek istedim çünkü türkiyede hatta ümmette babalarımızın hali ortada anneleede buna çanak olunca bazen küçük yürekler soluyor yazınızda sonuna kadar halkısınız ben sadece ufak bir hatırlatma yaptım sitenizin güzelliğine binaen sevgi ve saygılarımla

    YanıtlaSil
  4. ummu zeynebsaliha9 Aralık 2013 02:31

    Eger ki bir evde televizyon,internet ve buna benzer teknolojik aletler bulundugu muddetce cocuklari uzak tutmak mumkun olamaz. Ben cocugumu bunlardan korurum dersede once kendini sonra cocugunu kandirmis olur. Henuz 5-6yaslarinda olan cocuklara sahit oluyorum ki kendini oyun ve internet kurbani etmis daha dogrusu ettirmisler.Allaha hamd olsun evimizde ne televizyon nede internet var. Sahabeler cocuklarina ilk ogrettigi ayet suydu amenubillahi ve kefertu bittagut.rabbim cocuklarimiza ilk soylettirecegi soz bu insaallah. Niahayetinde televizyon ve internet hayatimizin olmazsa olmazlarindan olmus ve ciddi anlamda bagimlisi kilmistir.
    Yaziniz cok guzel yerinde olmus Allah subhehu ve teala sizi hayirla cezalandirsin.Amin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili kardeşim.
      (mail adresinizi bilmediğimiz ve yorumun yayınlanmamasının da yanlış anlaşılmaya sebebiyet vereceği için maalesef düzeltmeyi buradan yapmak durumunda kaldık)
      1-Burada bahsedilen bir ayet değildir.
      2-İkincisi arapça terkip olarak da "Amentu billahi ve kefertu bi't-Tağuti" olması gerekmektedir.
      Selametle...

      Sil
  5. ummu zeynebsaliha9 Aralık 2013 07:11

    Mail adresim yok,telefondan girdigim icin ayeti yanlis yazmisim duzelttiginiz icin tesekkur ederim. Yorumumda rahatsiz edici bir sey varsa silin ins. Ben silemiyorum. Sitenizi yakinlarima da tavsiye ediyorum Allah sizi basarili kilsin.amin
    selametle

    YanıtlaSil
  6. Allah razi olsun. Cok guzel bir hatirlatma not alarak ve tekrar ederek okunacak bir yazi.. Cocuklarimizin egitimine oncelikle kendimizi egiterek baslamaliyiz bunu anladim bir kez daha bu yaziyi okurken.. Rabbim bizleri dogru yolda sabit kilsin.amin

    YanıtlaSil