Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

30 Kas 2013

Çocuklarla Kitap Okuma Yöntemi


ÇOCUKLARIMIZLA KİTAP OKUMA YÖNTEMİ

Televizyon, internet, videolar, filmler, çizgi filmler gibi bir çok görselin tamamıyla hayatın her alanını kuşattığı bu dönemde, belki de kitap okuma bir çok ailenin gündemine sadece ders kitaplarıyla giriyor.
 Oysa televizyonun hiç girmediği, bilgisayarın da o zamanlar sadece iş için kullanıldığı bir evde büyümenin verdiği ayrıcalıkla, kitapla dostluğun ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz.

 Henüz okuma yazma bilmezken, yani altı yaş öncesi, büyüklerimizden dinlediğimiz onlarca kitap, bizim için hayallerimizde kurduğumuz apayrı bir dünya idi. Daha sonra, kendi başımıza okumaya başlayınca da yüzlerce çocuk kitabı, romanlar geçti elimizden…

 Görsel eğitim ne kadar etkili olursa olsun, hiçbir zaman hayal dünyamız kadar geniş ve renkli olamazdı…
 Hatta kimi zaman okuduğumuz bazı kitapların filmleştirilmiş halini görmek canımızı sıkar, okurken sayfalara sığdıramadığımız olayların karelere sıkıştırılıp bir anda bitivermesi sanki kelimelerin tılsımını bozardı.

 Ve sonra…
 Az da olsa televizyon hiç girmemiş evler olarak bir şekilde bilgisayarla muhatap olduk…

 Çocuklarımız ve biz büyükler görsellikten ne kadar ve ne şekilde faydalanmalıyız, bu ayrı ve çokça incelenmesi gereken bir konu. Ama ‘bu kadar renkli ve canlı bir alternatife karşı, kitap çocuklara cazip gelmiyor ki’, diye düşünenlere karşı, bizce bu daha çok annelerin ihmal ve tembelliğinden kaynaklanıyor.

 Çizgi filmlerin çocuklar için ne kadar çekici ve bağlayıcı bir gücü olsa da, annelerinin kendileriyle özel olarak ilgilenip kitap okuması, masal anlatması çocuklara göre daha önemli ve fıtratlarındaki iletişime daha uygun…

 Pratik olarak gördüğüm bu sonuç benim umut ve gayretimi gerçekten fazlasıyla artırdı. Başından ayrılmak istemeseler de, ‘çizgi film mi, yoksa annenin okuyacağı masal mı?’ sorusunda tercih anneden yana oluyor.

 O kadar yoğun teknoloji bombardımanına karşı, demek ki istesek çocuklarımızla çok şeyler yapabiliriz.

 Çocuklar, anneleri tarafından bilgisayar başına bırakılmanın aslında annelerinden gelecek ilgiden mahrum bırakılmak olduğunu anlıyorlar.

 Bununla beraber görsellikten tamamen uzak olalım, hiçbir şey izlemeyelim, izletmeyelim gibi yapılamayacak ve yapamadığım bir şey değil kastım.

 Ama özel olarak çocuklarımızla ne kadar ilgilenirsek, onlara ne kadar zaman ayırırsak, eğitimleri o kadar elimizde olur.

 Çünkü çizgi filmlerde ne kadar seçici olursak olalım, çocuklarımızın yaşına ya da genel eğitimimize uygun olmayan bir çok şeye sansür koyamayabiliriz. Ama kitap okurken ya da kendi anlattığımız masallarda, istediğimiz mesajı, yaşlarına uygun verebiliriz.

 Mesela izlettiğimiz çizgi film, bir peygamber hayatı ya da benzer içerikte bir şey bile olsa, yaşına uygun olmayan görüntüleri çocuk anlayamayabilir. Bizim anlatımımız ise, onun karakter ve yaşına daha uygundur.

 (Habil ve kabil kıssası, Semud kavminin deveyi boğazlaması, Yusuf peygamberin kardeşleri tarafından kuyuya atılışı vs.)
 Biz bu olayları daha üstten ya da daha yumuşak anlatabiliriz. Ama görüntü çocuğu çok daha fazla etkiler.
 Şimdi asıl bahsetmek istediğimiz, çocuklarımızla kitap okuma yöntemine geçelim…

 Öncelikle 10-15 sene öncesine göre fazlasıyla kitap-dergi kaynağımız ve alternatifimiz var. Farklı yayınevi ve yazarlardan, gerek karakter ve ahlak eğitimi, gerek peygamber hayatları anlatımı, gerekse boyama ve zeka geliştirici kitaplar olsun, yüzlerce rengarenk basılmış kitap var.
 (İmkânımız oldukça bu kitaplardan seçtiklerimizin isimlerini, faydalanmak isteyen kardeşlerimiz için yayınlayacağız inşallah.)

Bu kadar çok çeşit içinde, çocuklarımıza kitap seçerken tabi ki yine hassas davranmalıyız.

 Çocuğumuz okumayı biliyor ve kendisi okuyorsa, yanlışları beraber düzeltebiliriz. Ama okuma bilmeyen çocuklarımıza biz okuyorsak, ya da kendi kafamızdan masallar anlatıyorsak, elimizde çok büyük bir imkân olduğunu unutmayalım.

 Aldığımız kitapların çoğu zaten belli bir hassasiyete sahip kimselerin kitapları. Yine de, buna rağmen içindekilere değiştirme ve ekleme yapabiliriz.

 Kitabı illa önceden okumamıza gerek yok. Çocuklarımızla beraber okurken anında değiştirmeler yapabiliriz.
 Masalımız genellikle bir çocuk ya da hayvanın uyanmasıyla başlar. Biz de hemen oracığa sabah duamızı ekleyebiliriz. Yapılan işlere besmele ile başlamayı, Allah’tan yardım istemeyi, O’na şükretmeyi, anne baba ya da arkadaşlarıyla karşılaşınca selam vermeyi ve daha bir çok, Müslümanın gündelik hayatta pratik olarak yerine getirmesi gereken davranışları masalımızın içine ekleyebiliriz. Doğum günü için gelen arkadaşları, ziyaret için geldi diyerek, yapılan pastayı misafire ikram olarak ve hassasiyetlerimize uymayan kimi davranışları iyi olanlarıyla değiştirebiliriz.

 Günlük olarak hayatımızın her alanında yapmamız ve yapmamamız gereken davranışları, ayet ve hadisleri, masal içinde çocuklarımıza çok daha etkili anlatabiliriz.

 Anlattığımız masalları, oradaki kahramanları çocuk kendisiyle özdeşleştirir. Yapması ve yapmaması gerekenleri daha iyi kavrar. Hatta kötü bir davranış yapan çocuğumuza, gün içinde o konuyla ilgili bir hayvan masalı bile anlatsak, o kendi üzerine alınacak; siz ‘ayıcık şöyle yapmış, kedi böyle demiş’ deseniz de o farkında olmadan kendi ismini söyleyerek ‘……öyle mi yapmış?’ diyerek değiştirecektir.

 Anlatımlarımızda, okuduğumuz kitaplarda, çocuklarımızı küçük görüp, anlamaz zannetmeyelim. İlkokul öncesi çocuklarımız yaşlarına uygun anlatıldığı zaman , tüm peygamber hayatlarını, sahabe hayatlarını, ahlak ve karakter eğitiminde anlatılacak bir çok kıssayı rahatlıkla anlar ve gerektiğinde uygulamaya geçirirler.

 Yeter ki biz onların bu güzel zamanlarını en güzel bir şekilde değerlendirip, üzerimize düşeni yapalım. Rabbimiz yaptıklarımızı asla boşa çıkarmayacaktır…

 Selam ve dua ile…
                                                                         Ummu Salim


2 yorum:

  1. 12-13 yaşındayken bile, annem küçüklere Hz. Yusuf'u anlattığında, oturup dinlediğimizi ve kalkamadığımızı hatırlıyorum da.. Masallarla büyüdüğümüz ve masallara olan inancımızı, umudumuzu yitirmediğimiz için ne kadar şükretsek az..
    Allah razı olsun..

    YanıtlaSil
  2. Akşamları kızıma masallar anlatırken bana çok önemli ipuçları verdiniz Allah razı olsun

    YanıtlaSil