Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu
Babalar Ve Oğulları Aidiyet / Adem Güneş (Kitap Özeti) Kızıma Adet Dönemini Nasıl Anlatmalıyım? Erken Ergenlik BİZ FARKLIYIZ

23 Eyl 2017

Varsın Aşk Ölsün, Evlilik Bize Yeter

Henüz yorum yok!

VARSIN AŞK ÖLSÜN, EVLİLİK BİZE YETER

Evliliğin aşkı öldürmesinin yahut içten içe kemirmesinin kötülüğü üzerine konuşup duruyoruz her fırsatta. Hatta ölen aşkımızın ardından içten içe hayıflanıyoruz. Yıllar geçtikçe mutsuzlaşıyor, evliliğimizin ilk anlarında yaşadığımız haz ve heyecanı bulamamaktan dolayı karamsarlığa düşüyoruz.

Tüm dünyaya paralel olarak ülkemizde de boşanma rakamları hızla ivme kazanıyor. Liseli genç formatında sunulan romantik ilişki biçimleri, dizi ve filmler aracılığıyla “mutlu evliliğin hakikatiymişçesine” servis ediliyor.

Evlenebilmek için çok büyük aşklar bekleyen bekarlarla, evliliği devam ettirebilmek için eksilmeyen aşklar uman evliler, en nihayetinde aynı çıkmazda birleşiyor.

Oysa aşk bir görme kusurudur ve evlilik gibi en güçlü dayanağı “akıl, mantık, duyguları yönetme, sevgi ve saygı” gibi değerler olan bir müessesenin, zamanla düşmanı haline gelebilir.

Aşk, hayal ettiğimizle gerçek arasındaki farkı, fark edinceye kadar geçen bir zaman dilimi.

“Aşık olduğum adam/kadın çok harika biri, hayatın bütün anlamları onda birleşiyor, aklımdan geçiremediğim kadar muhteşem özelliklere sahip” diyerek bütün hayallerimizi ve beklentilerimizi üzerine yüklediğimiz kişiyi, “olduğu haliyle” ancak evlilikte görebiliyoruz. Ve işte gerçeği görmemize yarayan o gözlüğü takmamız, aşkın katline hüküm vermekle aynı şey oluyor.

Aşkta çokça heyecan var; kalp çarpması, el titremesi, dil sürçmesi, yüksek hazlar, baş döndüren mutluluklar, bitmez coşkular, arzular, şehvetler.. Ve düşüncesizlikler, kırılganlıklar..

Evlilikte ise, çokça sevgi ve saygı var; olduğu gibi kabullenme, duyguları mantığın izine tabii kılma, huzur, dinginlik, güven, sadakat, vefa, mutmain olma, şefkat ve merhamet..

Bütün bunlar “heyecan, coşku, haz” gibi duyguların evlilikte hiç olmadığı anlamında değil ama ana faktör duyguların bunlar olmadığına işaret.

Aşk sarhoşluğu ile başlayan ilişkilerin sevme nedeni Çünkü’ye dayanıyor. “Çünkü çok güzel/yakışıklı. Çünkü çok zarif, kibar. Çünkü tam hayalimdeki gibi.”

Duygunun eşlik etmediği mantık merkezli ilişkilerin sevme nedeni ise Eğer’e dayanıyor. “Eğer güzel/yakışıklı olmaya devam ederse. Eğer isteklerimi yerine getirirse.”

Sevgi ve mantığın el birliği ile başlayan ilişkilerin sevme amacı ise Rağmen’e dayanıyor. “Güzel/yakışıklı olmamasına rağmen. Geçen yılların ardından değişmesine rağmen. Bazı özelliklerini beğenmememe rağmen.”

Konuyla ilgili Psikiyatrist Mehmet Zihni Sungur’un bir programda anlatmış olduğu çok sevdiğim bir hatırasını aktarmak istiyorum:  

“..Evlilikle ilgili düşüncelerimin olumsuz olduğu bir dönemde, bir çiftle tanıştırıldım. Evliliklerinin 50. Yılını kutluyorlardı. Bir arkadaşımın vesilesiyle kutlama partisine ben de katıldım. Yaşlı bir adam ve bir kadın. Müthiş eğleniyorlar, gayet keyifliler.

 Ama ikisi sürekli yapışık değiller. Biri gidiyor, bir arkadaşıyla sohbet ediyor, öbürü bir başkasının yanına gidiyor. Birbirlerinin yanından geçerken nazikçe dokunuyorlar.

Sonra gecenin sonunda bu muhteşem çiftin hanım olanının yanına düştüm ve klasik soruyu sordum:

-Nedir bu sır? Nasıl oluyor da 50 yılın sonunda hala böyle keyifli, mutlu, aşık ve büyük bir sevgiyle bir arada bulunabiliyorsunuz? Dedi ki:

-Ben beş tane adamla evlendim. Ben:

-Nasıl yani, bu sizin beşinci eşiniz mi? dedim şaşkınlıkla. Kadın:

-Hayır, dedi. Eşlerimin hepsi aynı soyadını taşıyordu.

-Biraz daha açar mısınız, anlayamadım, dedim. Şöyle anlattı:

-İlk evlendiğim adam, çok hoş, yakışıklı, hırslı, amaçları olan, genç, çok tatlı ve çekici bir insandı. Ona kapıldım ve onu sevdim.

Evlendikten kısa bir süre sonra işkolik oldu. Bu adamı sevmek çok zordu. Ama uğraştım ve işkolik haliyle de sevmeyi becerdim.

Sonra siz gençlerin “orta yaş krizi” dediğiniz bir dönemden geçti. Sanki bir tren kaçıyor ve eşim de o treni yakalamak zorunda gibi hisseden ve hep koşturan bir adam oldu. Hakkında bazı olumsuz düşüncelerim olmasına rağmen onu da sevdim.

Sonra o karizmatik adam emekli oldu. “Onu niye oraya koyuyorsun, bunu neden böyle yapıyorsun” diye her şeye karışan, akşama kadar vıdı vıdı konuşan bir adam oldu. Bu adamı da sevdim.

Bak, karşıdan gelen şu cildi ve derisi kemiklerinden süzülmüş olan adama. Bu adam, ilk evlendiğim adam değil. Ben aynı adamın beş ayrı halini sevdim. Ateşini de külünü de közünü de.”

Velhasıl aşk ölsün dostlar, üzülmeyelim.

Tıpkı ecdadın ölülerini evlerinin yanı başına defnettikleri gibi, evimizin, yüreğimizin bir kenarına iliştirelim aşkı.

O bir duraktı; inandığımız, yaşadığımız ve bize çok değerli duygular katan bir halimizdi. Aşkın bir üst kademesi olan sevgiye, saygıya, vefaya geçemediğimiz takdirde, hissettiğimiz o güzel aşk içimizde çürümeye ve evliliğimizi çürütmeye mahkum.

“Eşime karşı eskiden olduğu gibi heyecan duymuyorum. Sevgim azaldı. Benim için artık hiç cazip/çekici değil. Daha önce fark etmediğim huylar edindi. Değişti, bambaşka bir kişi oldu” söylemleriyle (ciddi bir sorun olmadığı halde) bir evliliği sonlandırmak kadar ilkesiz bir şey olabilir mi?

Hepimiz değişiyoruz, farklılaşıyoruz, yakınlığın ve sürekli beraberliğin doğal getirisi olarak kusurlarımızı saklanamaz bir halde yaşıyoruz.

Gerçek erdem, bütün bunlara rağmen sevmeye, vefa göstermeye, çaba göstermeye, yıkılan yerleri tamir etmeye, kırılan gönülleri mamur etmeye devam etmek değil midir?

En yüce Varlığı, eşyayı, insanı, kainattaki yerimizi, kendimizi, bir kaplumbağanın hışırtısını, bir akar suyun şırıltısını, bir yağmur damlasının güzelliğini vs. sevebilme kabiliyetimiz varsa eğer, eşimizi sevmeye devam etme ve onu olduğu gibi kabullenme kabiliyetimizi de küçümsememeliyiz.


Gerçek erdemin peşinde olmak duasıyla, 
Aşkın hürmetine sevgiyle kalalım.. 


Ummu Reyhane

..devamı »

21 Eyl 2017

Kardeş Kıskançlığına Çözümler

Henüz yorum yok!

KARDEŞ KISKANÇLIĞINA ÇÖZÜMLER

Kardeşi olan bir çocuğun verdiği tepki, hem çocuktan çocuğa hem de yaş grubuna göre değişiklik gösterir. Yaşı daha büyük olan çocukların çoğu yani 7 yaş ve üzerindeki çocuklar, kardeşlerine iyi tepki verirler, ama eğer çocuk hâlâ bir bebek kadar ilgiye ihtiyaç duyduğu küçük bir yaştaysa, yeni gelen kardeşlerini kabullenmekte zorlanır. Yaşı küçük olan bir çocuk artık değerli olmadığından ve bebeğin kendi yerini alacağından korkar; diğer yandan yaşı daha büyük olan bir çocuk ise yeni gelen bebekle ilgileneceği için onu heyecanla bekler.

Çekirdek ailelerde her ebeveynden sadece bir tane vardır. Yeni bir bebek doğduğunda, yetişkinlerin azalan ilgisi çocukta gerilim yapar. Yeni gelen kardeşe bağlanmaya başladıkça, rekabet duygusu ve kendinden kuşkulanma da baş gösterir. Kimin daha iyi olduğu, kimin daha fazla ilgi ve sevgi gördüğü, sahip olduğu değerin ölçüsü haline gelir. Kardeşler arasındaki rekabet, kaçınılması gereken kötü bir durum değildir, sadece bu durumun farkında olmak gerekir ki, çocukların cesareti kırılmasın ve bu rekabet büyümeleri için onlara bir fırsat oluşturabilsin. Kardeşi olan bir çocuğu güçlü kılabilmenin yolu, onun yaşadıklarının farkında olmak, onunla bağı koruyabilmek ve ondan keyif almaya devam etmektir.

Bazı ebeveynler kardeşler arasındaki bu gerilimi önleyebileceklerine inanırlar. Büyükanne ve büyükbabaların yardımıyla bu bir dereceye kadar mümkün olabilir. Bununla birlikte, çoğu aile için bu süreç kaçınılmazdır. Ebeveynler genellikle, ilk çocukları bunalım ve azalan öz saygı belirtileri göstermeye başlayınca harekete geçerler çünkü bu semptomların hepsi bir arada ortaya çıkar. “Bizim bu tür sorunlarımız yok. Çocuklarımız birbirlerini çok seviyorlar“ diyen ebeveynler gördüm. Ama günün birinde çocuklarından biri diğerinin canını yakmaya başlayınca buna çok şaşırıp yardım almak için beni arıyorlar.

Çocuğunuz, sizin düşündüğünüz gibi kardeş sahibi olmasına bağlı olarak, kardeşine veya size karşı saldırgan tavırlar sergilemeye, sızlanmaya, sizden ayrı kalmaya öfkelenmeye, gerilemeye veya başka türlü bunalım belirtileri göstermeye başladıysa, kendini çoktan çaresiz hissetmeye başlamış demektir. Artık onu sevmediğinizi ve değersiz olduğunu düşünerek endişelenmektedir. Eğer yaşadığı bunalımı ifade etmesini engellersiniz. Kendisinin kötü ve değersiz olduğu sonucuna varır. ‘’Annem bebeği incitmemi engelliyor, O bebeği koruyor. Bebek benden daha iyi. Demek ki ben kötüyüm’’ şeklinde düşünür. Kardeşine duyduğu öfke büyür. Siz ona nazik ve sevecen davranmayı öğretmeye çalıştıkça, ıstırap içinde daha da yalnızlaşır ve bu da nazik ve sevecen olmaktan çok uzak bir ruh halidir. Kaderini tersine çevirmeyi arzu eder ve kardeşinden kurtulma fantezileri geliştirir. Sonra da kendini suçlu ve değersiz hisseder ve böylece bu kısırdöngü çok acı verici bir hale gelir, kendisiyle ilgili algısı zarar gördükçe ve acısı arttıkça, davranışları daha da kötüleşir.

Çocuğun bu zorlu dönemden geçmesine yardımcı olabilmek için, onu azarlamaktan kaçının ve aksine onun duygularını onaylayın. Ortanca oğlum Lennon, küçük kardeşini kabullenmekte çok zorlanmıştı. İşte hikâyesi:

5 Yaşındaki Lennon, 1 yaşındaki kardeşine karşı çok sevecen ve nazik davranıyordu. Bir gün, birdenbire kardeşinin elinden oyuncakları çekip alamaya başladı. O zamanlar bebek olan Oliver ağlayınca da tatmin olmuş gözüküyordu. İlk başlarda, Oliver’ın bu hareketten hoşlanmadığını anlatıp Lennon’ı nazik davranması konusunda cesaretlendirmeye çalışıyorduk. Bunun üzerine Lennon daha da saldırganlaştı. Lennon’ın kibarca hatırlatmalardan daha güçlü birşeye ihtiyacı olduğunu fark ettim.
   
Bu olay bir kez daha tekrarlandığında, Lennon’a durmasını söylemek yerine ona sarıldım ve “Oliver olmadan aynı eskisi gibi sadece sen ve ben olalım mı istiyorsun?“ diye sordum.

Lennon rahatsız görünüyordu ve hiçbir şey söylemedi. Kendisini “kötü“ olan kişi olarak algıladığı için, benden bununla ilgili bir öğüt duymayı bekliyordu.

“Ben de seninle birlikte olmayı özlüyorum“ dedim.
“Hayır, özlemiyorsun“ diye mırıldandı Lennon.
“Peki, bebeği devamlı kucağıma aldığım için kendini yalnız mı hissediyorsun?“

Lennon başıyla onayladı.
“Ve sonrada kendi kendine “Annem beni artık umursamıyor diyorsun, öyle mi?“

Onu kollarıma aldım ve “Ben de sadece seninle birlikte olmayı çok özlüyorum. Seni her zaman çok seviyorum. Oliver’ı kucağıma aldığım zamanlarda da seni seviyorum“ dedim.

Lennon yere bakıyordu. Kardeşiyle ilgili şiddetli fanteziler geliştirdiği için kendini suçlu hissettiğini ve benim sevgime layık görmediğini fark etmeye başlamıştım.

“Bebeği çöpe atmak ister miydin?“ diye sordum.
Lennon bir anda canlandı ve “Evet“ dedi ve birlikte hayali bir bebeği çöpe götürdük.

“Oliver’a başka neler yapmak istediğini bana göstermek ister misin?  İşte sana oyuncak bir bebek“ dedim. (Oliver babasının yanındaydı ve Yonatan da diğer odadaydı, böylece kardeşinin fantezi oyununa şahit olmamıştı.)
   
Lennon fantezilerini bir süre yaşadıktan sonra “Neler hissettiğini biliyorum. Böyle düşünmen normal. Bir daha böyle hissettiğinde, yanıma gelip Oliver’a neler yapmak istediğini bana göster. Senin neler hissettiğini bilmek beni mutlu ediyor; bunları her zaman oyuncak bebek üzerinde bana gösterebilirsin“ dedim.

 Lennon kardeşini bir kere daha rahatsız ettiğinde, ona yeniden Oliver’a yapmak istediklerini oyuncak bebek üzerinde bana göstermesini teklif ettim(ayrı bir odada). Oda yaptı ve biz bunu gerektiği sürece tekrarladık. Üç gün sonra kardeşini rahatsız etmek üzere olan Lennon tamamen kendi isteğiyle önce yanıma geldi. Bebeği rahatsız etmek yerine “Anne Oliver’a ne yapmak istediğimi sana göstereceğim“ dedi.

Birlikte diğer odaya geçtik ve o da bana gösterdi. Bu şekilde gerçek Oliver’ın canını yakmadan kendini engellemiş oldu. Ve bunu yapmaya devam etti. İki hafta sonra yine yanıma gelip fantezilerini oyuncak üzerinde uygulamak istediğini söyledi, ama Oliver’ın canını yakam fantezileri yerine bu sefer, Oliver’ı güldüren ve keyiflendiren şeyler yapmaya başladı. Böylece kardeşine yönelik saldırganlığı son buldu.

Lennon’ın oyuncak bebekle oynamasını sağlayarak ve onu anlayışla karşılayarak, onun hikâyesini dramatik hale getirmemiş ve bu hikayenin gerçek olduğunu iddia etmemiş oldum.

Bunların tam tersini yaptım; Kucağımda her kim olursa olsun onu sevmeye ettiğimi, onunla baş başa zaman geçirmeyi özlediğimi ve ona sevgimin artmaya devam ettiğini anlamasını sağladım. Sergilediğim tavır ve özgüvenle, onun bu zorlu dönemi aşabilecek güce sahip olduğuna güvendiğimi gösterdim. Bu konuyu açıkça konuştuk. Bunalımdaydı ve bana, kardeşinin canını yakma isteğini engelleyebilecek homeopatik bir ilacın var olup olmadığını sordu. Lennon gerçekte kardeşinin canını yakmak istemiyordu; iç huzurunu yeniden kazanmaya ve kendini yeniden değerli görmeye ihtiyacı vardı ki bunu da elde etti.



Çocuğu onaylamanın ve anlayışla karşılamanın gücünü ek olarak, her çocuğun anne babasıyla baş başa zaman geçirebilmesi de çok önemlidir. Çekirdek ailelerde anne ve baba rekabet konusu olurlar çünkü zamanları kısıtlıdır. Her bir çocuğun hissettiği ilgi ihtiyacı karşılandığı zaman aralarındaki rekabet ve gerginlik azalır.

Bununla birlikte, tüm çocuklarınızın ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ne kadar akrobasi yaparsanız yapın, işler yoluna girince biraz rahatlayacak, sonra yeniden ve tekrar tekrar alevleri söndürmek zorunda kalacaksınız.

Kardeşler arasındaki gerilimler bir azalır bir coşar; bu çocuklarınızın özsaygısını ve ailenizin içindeki dinamikleri yansıtan bir durumdur. Dolayısıyla, huzurlu anların keyfini çıkarın, ama durumlara karşı da her zaman hazırlıklı olun. Böylece çocuğunuzun yaşadığı stres, özsaygısına kalıcı zararlar vermeden onun ihtiyaçlarıyla ilgilenebilirsiniz.

Kardeşler bir arada büyüdükçe aralarındaki gelgitli ilişki hayatın bir parçası haline gelmeye başlar. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, huzurlu dönemlerin ardından mücadeleli ve endişeli dönemlerden geçerler. Özsaygısı, kardeşi, bir arkadaşı veya bir akrabası tarafından sürekli olarak tehdit edilen bir çocuğun, kendine olan inancını yeniden kazanabilmek için sevgi dolu bir ebeveynle zaman geçirmeye ihtiyacı vardır. Bu amaçla, yaşı büyük olan kardeşi (eğer yeterince büyükse) bir günlüğüne anneannenin evine göndermeniz, çocukların odasını ayırmanız, çocuğun kendini yeniden değerli görmeye başlayabilmesi için sizinle veya arkadaşlarıyla birlikte bazı etkinliklerde bulunmasını sağlamanız gerekebilir. Çocuklarınızın her birine, kendilerini rekabet içinde görmedikleri kardeşleriyle paylaşmak zorunda olmadıkları ve kendi yollarını çizmelerini sağlayacak olanakları ayrı ayrı sunmalısınız; böylece her bir çocuğunuzla aranızdaki bağ özel olacaktır. İnsanlar çiftler veya gruplar halindeyken sevildiklerini anlayamazlar.

Bir çocuğun özsaygısını engelleyen tek şey, değersiz olduğunu düşünmesidir. Değersiz veya başarısız olduğunu kendine ispatlayan bir hikâye üretmiştir. Onun ürettiği bu kanıtları elinden alırsanız hikâyesi de ortadan kalkar. Ona bebeği incitmemesini söylerseniz, elinde kötü bir insan olduğuna ve onu sevmediğinize dair bir kanıtı olacaktır (çünkü bebeği kötü kızdan koruyorsunuz). Kardeşini incitmek istediği anda ona sarılarak, ihtiyaçlarını anlayışla karşılayarak ve fantezilerini hayata geçirebileceği olanakları sunarak çocuğunuzun yaşadığı dramı hafifletebilirsiniz. Onunla savaşırsanız, hissettiği acıyı arttırırsınız.; oysa onun arayışlarına eşlik ederseniz, o da sizin sevgi içeren hikâyenizin bir parçası olur.



Noami Aldort
"Çocuğunuzla Birlikte Büyümek" adlı kitabından..



..devamı »

22 Ağu 2017

Evren, Annem ve Ben

2 Yorum sayısı

 EVREN, ANNEM VE BEN

İnsanlar bir ilerlemeden bahsediyorlar sürekli. Teknoloji gelişiyor, imkanlar artıyor, yeni nesil daha zeki oluyor, eskinin kafası değişiyor vs.  Sürekli iyiye/gelişmişe gittiğimiz ve gelecekte daha da iyisine/gelişmişine gideceğimiz öngörülüyor. Maymun ilkel insana dönüşüyor, konuşmayı, ateş yakmayı bile bilmeyen (?) ilkel insan gelişe gelişe modern insana dönüşüyor. Mağaralardan ibaret şehirler metroları, alt yapısı, gökdelenleriyle gelişiyor, ullaşım hızlanıyor, iletişim kolaylaşıyor…

Zihnimi bir kenara çekip soruyorum; tüm bu bahsedilenler birer gelişme ise gerçekten ve herşey sürekli gelişiyorsa günün birinde hepsinin tekamüle ulaşması gerekmez mi?

Bilimin söyledikleri çoğu zaman umrumda olmuyor fakat ileri sürülen bir teori var ki 20.yüzyılda yaşayan bir bilim adamı olsaydım herhalde onu ortaya atan ben olurdum. Büyük çöküş teorisi, yani kısaca, sürekli büyüdüğüne inanılan evrenin büyümesi bir gün duracak ve küçülerek sonunda kendisini yutacak.

Kainat sanki bir dairenin üzerinde dönüyor gibime geliyor bazen, bir şeyi tavaf eder gibi. Önce ilkel, boş, yalın… sonra gelişiyor, biraz daha gelişiyor ve zirveye ulaşıyor… sonra duraklama. Ve nihayet gerileme. Durmadan tekrarlanıyor sanki bu dönüş. Dünyanın her gün kendi etrafında dönmesi gibi. Tarih sahnesine çıkan devletler gibi. Yada Allah’ın “Kime uzun ömür verirsek onun yaratılışını tersine çeviririz” (Yasin 68) dediği insan gibi…

Herşeyi durdurup soruyorum kendime bazen. Temizliğini bile kimyasallarla yapan, küçücük evlerde ekran karşısında ömür geçiren insan; yiyeceği hayvanı kendi avlayan, dağı oyup ev yapan insandan daha üstün olabilir mi gerçekten?

İki yıl içinde kendini tüketen telefonlar güvercine mektup taşıttıran teknolojiden daha ileri olabilir mi?

Yüzlerce yıl önce kuleleri, deniz fenerlerini, tünelleri, camileri tasarlayanlar, modern mimarlardan mı ilham almışlardı?

Anlamakta kimi zaman güçlük çektiğim bir hadis de belki bu resmi tamamlıyordu : “İnsanların en hayırlısı benim asrımdır. Sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir…” Biz islam devletini beklerken O insanların giderek bozulacağından bahsediyordu. Tıpkı evren gibi. Gerileme kaçınılmazdı, çürüme, bozulma, eskime…

Tüm bunlar zihnime ara ara uğrayıp geçerken bir gün annemle oturuyorduk. Nasıl oldu bilmiyorum ama annem benim kızımdı. Bana çocuk gibi durmadan sorular soruyordu. Erkenden kalkıp beni de uyandırıyordu. Herkesin içinde olmayacak bir şey söyleyip utandırıyordu. Bense bir anne gibi cevap veriyordum ona tek tek. Bilmesem bile biliyormuş gibi yönlendiriyordum onu bana danıştığı şeylerde. Erken kalkmak istemiyor, onu oyalayacak şeyler bulmaya çalışıyordum. Misafir geldiğinde yapmaması gereken şeyleri tembihliyordum.

Zihnim yine o daireye gitti bunları farkedince. Annemin dairesine. Bir embriyoydu annem, gelişti-dünyaya geldi, gelişti-konuşmaya başladı, gelişti-herşeye gücü yeten bir genç oldu, sonra gelişme ve gerilemenin arasında bir durakta bekler gibi bekledi. Sonra geriye dönüş: dairenin kalan yarısı. Çocuklaşacak. Bebekleşecek. Bir cenin gibi iki büklüm olup toprağın altına sığacak.

Tüm bunlar olurken bir anneye ihtiyacı olacak, bu yüzden yanında olmalıyım. Hastalandığında güçlü bir anneye, bulamadığında bilge, hata yaptığında müsamahakar, yapamadığından fedakar bir anneye ihtiyacı olacak. Tıpkı bana yaklaştığı gibi yaklaşacağım ona. Geceleri kalkıp üstünü örteceğim. Yemeğini  bitirmesi için ısrar edeceğim. Sorularını sabırla cevaplayacağım. Belki bezini değiştireceğim, kucağımda taşıyacağım, yemekleri ezerek yedireceğim, anlamadığı cümleleri defalarca tekrar edeceğim.

Ağzımdan çıkan cümleler çoğu zaman onun cümlelerinin aynısı oluyor, şaşırıyorum. “Ocağı kapatmayı unutma” “O gömleğin altına şu etek yakışır” “Yağını çok koyma” “Kendine iyi bak hasta olma”

Görünen o ki,bir süre ben annelik yapacağım. Anneme. Annemin anneliğiyle.

Sonra? Sonra dairemi dönmeye devam edeceğim...


Misafir Kalem: Zerdali Barut
..devamı »

12 Ağu 2017

ÇOCUK EĞİTİMİ KİTAPLARININ/DERSLERİNİN EBEVEYNLER ÜZERİNDEKİ YARARLARI VE ZARARLARI

Henüz yorum yok!


 ÇOCUK EĞİTİMİ KİTAPLARININ/DERSLERİNİN EBEVEYNLER ÜZERİNDEKİ YARARLARI VE ZARARLARI (Canlı Sohbet Notları)

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Selamun aleykum. Hayırlı akşamlar. İnşaallah bu postun altında bugün belirlemiş olduğumuz konular etrafında yazışacağız. Konu harici yorumlar gelmemesini özellikle rica ediyorum. Yeniden hatırlamak için başlıklarımız şu şekilde idi: 

1-Çocuk eğitimi kitapları yahut dersleri hayatımızda nereye oturuyor?

2-Etkileri, yararları ve zararlar neler?

3-Çocuk eğitimi üzerine yazılıp çizilenleri nasıl algılıyoruz? Bize hissettirdikleri neler?

4-En çok takip ettiğimiz, faydalı yahut zararlı bulduğumuz kitap yahut isimler?



Ben açıkçası en çok şunu merak ediyorum. Annelerimizin okumadığı onca kitabı okumamız bizim anne-babalığımızda neyi farklılaştırdı? Sizce?





Feride Sönmez Daha duyarlılaştırdığını düşünüyorum. Belki fiilen anne babamızın izinden çıkamıyoruz pek ama en azından farkındalık kazandırdı. 



Bahar Polat Koç Bilinçli anne baba olmamızı sağlamış olabilir! 



Tuba Alk Yol gostermeye yardimci bence kitaplar 



Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Elbette tabii ki  



Mor Siyah Bilinclenmeye yardımcı olurken sanki dogalligimizi aldılar gibi. Fazlaca bilgi sanki satranç oynar gibi bir hale soktu bizi. Her çocuğu aynı gördük. Sorunlar verildi çözüm önerileri verildi ancak, her çocuk aynı değildir unuttuk. O yöntemler çocuklarımıza uymayınca sorunu çocuklarımızda aradık yöntemlerde değil:) bu kitaplar yardımcı olabilir ama esas-asil, kanun gibi görülmemeli.



Rahime Gönülalan Kitaplar insanı fıtrat yani doğal eğitime yönlendiriyor Sa faydalıdır bence bazı kitaplar belki de beynimizi işgal edip bilgi kalabalığı olabiliyor.ve bu bilgi  kalabalığı doğal olmayınca çocuk uzerinde ters tepki yapabiliyor



Özlem Şirin Henüz anne değilim fakat bu tarz kitapları cok okurum. Şimdiki pedagogların sevmediğim tarafı çocukları bir materyal gibi görüp o şekilde davranılmasını istemeleri.(her pedagog değil tabi) Kitaplar da cok görüyorum. Her aile farklıdır, her çocuğun dili farklıdır diye düşünüyorum. Bir de çocuğun her hatası, bilinç altına yaşanmışlıklara yüklenerek çocuğu her daim masumlaştırmak anneye babaya da zarar veriyor sanırım... Yaşını başını almış hayat tecrübesi olan annelerimiz, teyzelerimizin tecrübesi benim okuduğum en güzel kitaplar  



فرشي تراب Aleyküm selam bence bilincin yanisira vicdan muhasebesi yaptırıyor 



Emine Hatıpoğlu Kaya Gördüklerimiz ve yaşadıklarımizla, okuduklarımiz arasında sıkışmamizi ama yinede mücadeleyi elden bırakmamak gerektiğini öğretti. Imtihani daha da agirlastirsada, mücadele azmi vererek mükafatı inşallah daha da arttırdı.



Fatma Şen Sait camlica nin cocuklar ayak izlerini takib eder  



Bahar Polat Koç Aleykümselam.bende merak ediyorum. çocuk eğitimi kitaplarındaki her bilgiyi uygulamaya geçirmemiz mi gerekir? 




Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Tabii ki hayır. Böyle bir şey mümkün mü? Ki bizi en çok çaresizeştiren de bu değil mi? 



Emine Hatıpoğlu Kaya Çocuk eğitiminin özü bence sünnettir, peygamberin insana bakış açısıdir, gerisi boş. 



Hakime Ocak Altuntaş Kesinlikle, hepsini uygulamaya calisiyoruz ama evdeki ortama veya çocugumaza gore durum degisebiliyor ama biz yani basta ben yazilanlari hepsi dogru/sorun bende/ bir eksiklik var duygusunu hissettiriyor...ve bu son derecede acı… 



Hakime Ocak Altuntaş Ve aleykum selam 



Mevlana Mevlana Mevlana Annelerimizin okumadigi kitaplari okumak bizim onlardan daha farkli anne ve baba olmamizi sagladi bence kaliplasmis alisilagelmis çocuk bakimi ve egitimi disinda bircok sey ogreniyoruz kitaplardan ve bunlari uyguluyoruz yani cocugumuzu annemizden ogrendigimiz gibi degilde kendi okudugumuz ogrendigimiz sekilde yetiştiriyoruz


Filiz Özdemir Gozde Erdogan/ istila edilen cocuklar, hayat evde baslar, Nilufer Devecigil/ isigin yolu. Bu kitaplar bana cok sey ogretmistir. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Bizden önceki kuşak çocuk eğitimi kitapları ve bilgileri olmadan ebeveynlik yaptılar. Doğru, pek çok hata da yaptılar. Biz okuyup öğrenerek ebeveynlik yapıyoruz. Pek çok belki daha da çok hatayı bizler de yapıyoruz. Bizim kuşak yer-içer gibi çocuk eğitimi bilgileri ediniyor. Çocuk farklı bir şey yapsa, anne-baba "Şimdi ne tepki versek? Hangi kitaba baksak?" moduna giriyor. Yakın dönemde "Çocuk kitapla eğitilmez" denilecek. Haklılık payı olmakla beraber bence bir diğer ucu da onlar oluşturacak. Biz bu işin neresinde durmalıyız? 

Betül Dündar Adem Güneş programlarında sadece yapılmaması gerekenlerden bahsetti. Hep sordular. Hocam yapılmaması gerekenden bahsediyorsunuz yapılması gerekenleri soylemiyorsunuz. Cevabı şu oldu "bu annelik bilgeligi ile oluşacak bişey bunu ben söyleyemem her anneye özeldir."
Onun söylediği tek şey "dövmeyin çocuğunuzu aşağılamayın" oldu. Allah ondan razi olsun. 

Filiz Özdemir Bence tabi ki annelik icgudusu cok onemlidir, evladimizi hislerimizle bi nebze anlayabilir ve yonlendirebiliriz. Ancak ehil ellerden cikan cocuk gelisim kitaplari bana bircok anlamda farkindalik kazandirmistir. Cocugumun yararina diye yaptigim bazi davranislarin temelde onun kisiligine zarar verdigini erkenden farketmemi ve yerine dogrusunu uygulamami saglamistir. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Çok haklısınız 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Feride Sönmez ve Filiz Özdemir kardeşlerimin   de dediği gibi, çocuk eğitim kitaplarının bize en büyük katkısı sanırım “Farkındalık"


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Farkındalık önemli, çünkü bilgi dönüştürüyor,     

insana katkı sağlıyor, bir hatayı fark etmeyi, bir güzelliğe odaklanmayı mümkün kılıyor çoğu zaman. 



Feride Sönmez Aynen. Anne babalarımızın yanlışlarının en büyük sebeplerinden biri de buydu naçizane. Yanlış olduğunu bilmemeleri..Daha doğrusu yanlış olup olmadığını süzecek süzgeç bulamamaları.. 



Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Bu konular etrafında konuşmamız, "Çocuk eğitimi yahut psikolojisini o kadar da irdelemeyelim" şeklinde mi anlaşıldı? Öyleyse tekrar tekrar söyleyeyim. Kesinlikle. Çocuk psikolojisini tartışmıyoruz. Önemsizleştirmiyoruz. Gündemimizdeki eserler ve yol göstericiler çerçevesinde algı ve hislerimizi  değerlendiriyoruz. Lütfen bunu esas alarak devam edelim.



Tuba Alk Bazen cok da okumamak yada belli pedagog larin yazarlarin kitaplarini okumak onun disindakilere cok da kulak asmamak gerektigini dusunuym cunku okudukca daha fazla karisiklik oluyr diye dusunuyrm. Birinin dogrusu oburunun yalnisi olabiliyr 



 Hakime Ocak Altuntaş Kesinlikle 


Esma Askr Polatoglu Her çocuğun fıtratı farklı olduğu için,kitaplarda yazılan çizilen her hususu çocuklarimıza uygulayamayiz.Ben tamamen kitaba göre çocuk yetiştirilmesini uygun bulmuyorum.Takip ettiğim yazarlarda var.Yazarın görûşû,çocuğumun fıtratı ve kendi görüşüm üçgeninden ortaya çıkanı uygulamaya çalışıyorum.Selam ve dua ile. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Haklısınız. Bu üçgen güzelmiş  

Esma Askr Polatoglu Teşekkürler.


Betül Dündar Her çocuğun fıratı farklı olduğu gibi ailesi çevresi de farklı. Bu da çok önemli bence. Her doğru her aileye gitmiyor yapamiyorsun. Sonra geriliyorsun. Sen de kendi ailene gidecek başka bir doğru arıyorsun.

 Müslüman Anneler - Ummu Reyhane O halde şöyle bi şey söyleyeyim. Çocuklarımızın erken dönemlerinde okuduğumuz pek çok kitaba yeniden döndüğümüzde hissettiğimiz şey ne sizce? Aferin bana, yine de iyi kurtardım mı? Yoksa "olmuyor, beceremiyorum, yorgun düşüyorum, bu formata bir türlü giremiyorum" mu?

Tuba Alk Okudugum kitaplarda en cok onemsedigim ve benim icin olmazsa olmaz olmasi gereken :) cocugun her durumda anneye olan ihtiyacını anneye yada babaya sarılarak gidermesiydi. 5 yasinda 2 yasinda iki evladim var 5 yasindaki bana kizdigi benden dolayi agladigi zamanlarda bile gelip sarılıp o sekilde sıkıntısini anlatmasi beni cok mutlu ediyr:) doğru olanin bu oldugunu dusunuyrm da sizinde fikrinizi almak isterim

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Çok güzel. Doğru olan ve şefkate en  uygun olan  

Tuba Alk O halde Insaallah devamli olur 


Zeynep Seçil Büyükçolak Bence yolumuz okuduğumuz kitaplara çocuğumuzu sığdırmak olmamalı, eğer böyle yaparsak zarar göreceğimizi düşünmüyorum nacizane. Henüz bir çocuğum yok ancak farklı gözlerden çocukları gözlemlemek için okumayı seviyorum 

 Müslüman Anneler - Ummu Reyhane"Sığdırmak" çok güzel durdu bu cümlede. En önemli sıkıntımız, çocukları kitaplara ve yöntemlere sığdırma çabamız.


Habibe Güldeş Aleykumselam..Ben baska biseyden bahsetmek istiyorum..Evet bu kitaplar farkindaligimizi artirdi yanlislarimizi görüp düzeltmeye başladık ama cezasiz dayaksiz cocuk yetistirecegiz derken kendi adima sınır koyma kismini ayarlayamadim..Ve bu kez de yanlış bir davranis sonucunda ben iyi anne degil miyim gibi suçluluk hissi uyandirmaya basladi.. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Sınır koyma meselesi bir başka gecenin konusu olsun ama suçluluk hissi önemli. Çoğu zaman kitaplara dönüp bakınca hissettiğimiz şey.


Rahime Gönülalan Kitaplar insanı fıtrat yani doğal eğitime yönlendiriyor Sa faydalıdır bence bazı kitaplar belki de beynimizi işgal edip bilgi kalabalığı olabiliyor.ve bu bilgi kalabalığı doğal olmayınca çocuk uzerinde ters tepki yapabiliyor 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhanefıtrat ve doğal kelimeleri de o kadar sık istismar edilmeye başladı ki, "kalbime, şefkatime yatan" mı desek buna?  

Rahime Gönülalan Ben fıtrat deyince yaratılış anlıyorum. Doğal denilince fıtrat ı bozulmamış. Yani eğitimi ilk peygamber Efendimiz Sas den öğreneceğiz ve buna uygun yazan yazarları takip edecegiz mesela sizin yazmış oldugunuz Eyvah çocuğu mu şeytan mı eğitiyor fitrata uygun Allah razı olsun Çok faydalandik tekrar tekrar okudugumuz bir kitap 

 Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Ecmain 


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane İyi anneliğimin notunu hangi kitap verecek? Anneliğimi her kitabın önüne koyup "Al bi güzel fırçala, bezdir, kötü hissettir, suçla, değersizleştir" der gibi bırakmalı mıyım? 

Habibe Güldeş Mümkün mü...Bence isin sonunda koşulsuz ve karsiliksiz sevgi her engeli asar diye düşünüyorum.Netice de cocugunu bagrina alip basmak sevdigini ona hissettirmek de önemli…

Azab Yz Çocuk yetiştirmek için illaki özel bir çaba mı gereklidir?müslüman kişiliğini oturtmuş olan bir kişi anasına babasına konusuna komşusuna çoluğuna çocuğuna nasıl  davranması gerektiğinide bilmezmi?merhamet ve sabrımız olduğu sürece çocukları kendi haline bırakmalı değilmiyiz?kitaptaki öğretiler her çocuğa uyar mı?.....gibi sorularım var benimde 


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Annesine nasıl davranacağını bilenler bazen çocuğuna karşı bilemiyor da, belki ondan konuşuyoruz bütün bunları :) merhamet ve sabır varsa zaten daha ne gerek ki?


Elif Şeker Yılmaz Bende pek çok yazarın kitabını okudum fakat şimdi kendimi yetersiz hissediyorum. Bazende nerde mesafe koyacağımı şaşıyorum İki tane küçük çocuğum var ve yaşları çok yakın bence en iyisi dini açıdan kendimizi geliştirip sabırlı ve hoşgörülü  davranabilmek

Hakime Ocak Altuntaş Benim çoçuklarimin da yaslari birbirine yakin; bir pedagog dan baglanmayi duymustum (gerçi simdi moda oldu pedagog olsun olmasin herkesin ondan bahsediyor) ilk yavrumla nasil baglanacagim küçügümün bana ihtiyaci varken sorusu beni çok bunaltti ve son derece çaresiz hissetti. Yani iyi hos baglanalim da bazi çok çoçuklu annelere veya birden fazla küçük yavrulari olanlari dusunmuyorlar..herkes yapabiliyorken ben neden bir turlu beceremiyorum durtusu olustu :/ 
Çok sukur o dusuncelerden kurtuldum evlatlarimla doyasiya tadini cikariyorum 


Ebru Bozkan Bende kendimi yetersiz hissediyorum . Bazen ne yapacağımı çok şaşırıyorum


Elif Odunkiran Küsmüş aslında bana göre edindiğimiz bilgileri hayata geçirme tarzımız da önemli.yani kendi icsellestiremedigimiz bilgiyi sırf uzmanlar söylüyor diye hoop uygulamaya çalışmak doğalligin dışında ve hataya çok elverişli oluyor.once bilgiyi annelik icgudulerimizden gecirip ve kendi hayatımıza uygulanabilir hale getirip sonra uygulamaya gecirmek daha dogru olur kanaatindeyim.şurası da bir gercek ki bizim edindiğimiz bu bilgiler öğrenilmiş olduğundan edinilmiş olmadığından uygulama için çaba sarfetmemiz  gerekiyor ve netice yorgunluk ve bazen pes etme olarak geri dönüyor bize.

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Çok güzel bir noktaya parmak bastınız teşekkür ederim :) Öğrenilmiş bilgi içselleşmedeği sürece biliş düzeyinde kalmaya mahkum.

Elif Odunkiran Küsmüş rica ederim:)en çok zorlandığım nokta bu çünkü icsellestirmek.öğrendiğim bilgiyi hayatıma içime yerleştirmek.. icsellestirdikten sonra kolaylaşıyor sanki..




Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Kitaplar, hocalar güzel. Fakat cümleler şişede  durduğu kadar şık durmuyor hayatta. Çünkü yazmak kolay iş arkadaşlar. Öyle "Ooo kitap yazmış" gibi abartılacak bi mesele değil. Ama oradaki kalıplar her çocuk ve aile için uygulanabilir mi? Bunu insan aklının alması mümkün değil. 

Rahime Gönülalan Imtihan dunyasi deyip geçmek gerekecek çoğu zaman insan hiç bir zaman kendisini yetersiz hissetmemeli Rabbimiz bize yetmezmi ben ne zaman eğitimde kendimi çocuklarıma karşı eksik hissetsem oturup Rabbim den mi uzaklastim acaba diye dusunuyorum ve bu da beni Rabbim e yaklaştıran bir vesile oluyor cocuklarimiz kolaysa hamd ederek. .. zorsa dua ve sabrederek Rabbim ize yakinlasarak cozmeliyiz bütün sorunları 

Hakime Ocak Altuntaş Tebrik ediyorum hislerime tercuman oldunuz 


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Çocukları 8-10 yaşına gelmiş pek çok annenin "çocuk eğitimine" kulak tıkadığı sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Neden? "Çünkü benim çocuğum kitaba uymuyor. Benim anneliğim pedagoglar nezdinde değer görmüyor.” 

Özlem Şirin Modern çağın anne babaya yüklediği ağır yük diye düşünüyorum. Her ailenin yapısı, kültürü, yaşam şekli ve imtihanı farklı ama belli bir eğitim çatısı altında aynı değerlendiriliyor bu da kadınları değersizleştiriyor.


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Bunca çok ses ve farklı fikir yerine etrafımızda bir yahut birkaç tane tecrübesine, şefkatine, iyiliğine güvendiğimiz, onları gördükçe çocuklarımıza bakışımızı değiştirdiğimiz anne olsaydı daha iyi olurdu. Çoğu kez böyle hissediyorum. 

İmren Şahin Büyüköz Pedagoglarda tecrube uzerine konusuyor.Ustelik bir cok tecrubeyi goze aliyorlar.Ama


Mor Siyah Kesinlikle katılıyorum. Tecrübe edilmis bilgi teorik bilgiden her zaman daha güven verir ve kıymetlidir. 



Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Varlarsa öyle güzel insanlar arada bir görüşmek, yoklarsa bizden sonra gelenler için "şefkat ve iyilik" timsali bir anne olmaya çabalamak, belki de bu işte atılacak pratik adımlardan. "Falancanın bebeği oldu, kitap götürelim" demekten daha uzun soluklu ama sonuçta daha kalıcı olurdu pastedGraphic.png 

Davet-i Edeb Ben tanıdım böyle bir insanı daha doğrusu insanları. Kayınpederim ve kayınvalidem. Yaklaşık 20 yıllık evliyim. Onlardan gördüğümüz tek şey 'merhamet ve sabır.' Bana o kadar çok şey kattılar ki hayallerim de onlar gibi ebeveyn olmak var. Çogu zaman çocuklarıma onların bize davrandığı gibi davranıyorum. Onlar gibi düşünüyorum. Hep merhamet, sevgi, sabır,anlayış. Kayınpederim hayatında tek bir satır yazı okumamış biri Kur'ân'dan başka. Okuduğum tüm çocuk eğitimi kitapların da onu gördüm. Rasulullah (sa) çocuklarla olan ilişkisini okurken bile yine o dedim. Hem takvası hem insanlığı ile her zaman örnek aldığım yegane insan. Allah ondan razı olsun. 
Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Maşaallah ne güzel pastedGraphic.png 
Emine Hatıpoğlu Kaya Çok nasiplisiniz zira bu zamanda çocuk eğitiminde en büyük eksiklik büyüklerin anlayışı ve desteği.
Şeyma Yıldırım Ben çocuk gelişimi kitaplarından çok çeşitli denebilecek şekilde okudum okuyorum. Yerli yabancı müslüman dinsiz. Hepsine kulak vermeye çalıştım. Bunu yapmamın amaçları vardı. 1. İyi bir anne olabilmek. 2. Az yanlış ile çocuklarımı büyütmek. 3. Eğitimci olmamdan dolayı gelen sorulara bu yazar böyle bir yöntem uyguluyor, diğer yazar şöyle bir yöntem uyguluyor diye çeşitlilik ve zengin bakış açısı kazanmak ve kazandırmak. 9 yaş, 5 yaş ve 11 aylık 3 erkek evladı annesi olarak şunları söyleyebilirim ki hiç bu alanda kitap okumayan bir anne ile okuyan anne arasında bilinçli olmak noktasında çok fark oluyor. Ama şunu da söyleyeyim ki bazen sinir küpüne döndüğünüZde aranızda davranış bakımından pek fark olmuyor. Sadece bilinçli anne daha fazla vicdan azabı  çekiyor.
Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Eyvallah, çok güzel özetlediniz. sinir küpü  olunca işe yaramıyorsa insan bi düşünüyor 
Mor Siyah Yine burada yukarıda değinilen 'icsellestirmek' ortaya.cikiyor....
Rahime Gönülalan Imtihan dunyasi deyip geçmek gerekecek çoğu zaman insan hiç bir zaman kendisini yetersiz hissetmemeli Rabbimiz bize yetmezmi ben ne zaman eğitimde kendimi çocuklarıma karşı eksik hissetsem oturup Rabbim den mi uzaklastim acaba diye dusunuyorum ve bu da beni Rabbim e yaklaştıran bir vesile oluyor cocuklarimiz kolaysa hamd ederek. .. zorsa dua ve sabrederek Rabbim ize yakinlasarak cozmeliyiz bütün sorunlari 
Merve Ahıskalıoğlu Takip ediyorum 

Şeyma Yıldırım Ben bir de acizane şunu gözlemledim. İnternette de okumuştum tam  örtüşmüş oldu. Ne zaman namazlarıma gevşek davransam - şu işimi bitireyim de kılayım gibi- mutlaka günün sonunda çocuklarıma aslında yapabileceğim ama sinirlenip yada birşeyin mani olupda yapmadığım eğlenceli geçebilecek saatleri boşa harcadığım için vicdan azabı çekerken buluyorum kendimi. İnternetteki yazı da şu şekildeydi: hayatında yolunda gitmeyen bir şeyler varsa namazlarına bak! 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Allah ile iyi olmak en başta elbette.


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Şöyle bir teklifim var; katılın, eleştirin, yahut geliştirin size kalmış :) Okuduğumuz her yeni kitap için hani bilgileri not alır gibi "kitabın bize hissettirdiklerini" de not alsak, nasıl olurdu? Dinlediklerimiz için de aynı şey. Not almak olmasa bile, duygularımızı içtenlikle dinleyip neler olduğunun farkına varsak. Ne hissettim? 

Şeyma Yıldırım Aynı kitabı belirli bir aralıktan sonra tekrar okuyup aynı şekilde bir not daha alınabilir diye düşünüyorum. Çünkü ben bir kere okuduğumda o kitap hakkında farklı düşünüyorum. İkinci okuyuşumda daha farklı. Ya bende bir gariplik var yada ilki eleştirel bakış açısıyla okunduğu için böyle sonuç değişiyor.


Mor Siyah İmtihan demisken:)
Bir de bu kitaplar bana şöyle hissettirdi. Çocuk bir hata yaptıysa suç bende. Çocuk ağlıyorsa suç bende, biryerlerde hata yaptım, eksiklerim var. Çocuk öfkelendi, öfkesini tepkisini gösterdi, ben falanca gün kizmistim ondan yaptı bunu hata yine bende.... Vesaire.....
Peki ya.imthan bilinci? 
Bazen mükemmel annelerin de çocukları hata yapıyorlar, zor.imtihan oluyorlar. Peygamber çocuğu örnekleri hepimizin aklindadir. 
Madem etki tepki meselesidir çocuk eğitimi, imtihan bunun neresinde? 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane "Ben nerde hata yaptım" paranoyası. Doğru yerde güzel de her yerde olunca şirazesi kayıyor.


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Bu bilgiler bende şefkat hissi uyandırdı mı? Ya nezaket? Peki iyileşmeye dair bir umut belirdi mi içimde? "Yanlış yapabilirsin, sen insansın. Her şey yoluna girebilir. Şefkat ve nezaketin iyileştiremeyeceği hiçbir şey yok" diye sırtımızı sıvazladı mı aldığımız bilgi? Yoksa bir kambur gibi büktü mü belimizi? 

Rahime Gönülalan Bilginin belimizi bukmemesi için amel e dökmek gerekir zira ilim amel olmadan fayda etmez degilmi? Şeytan da çok şey biliyordu fakat amel etmediği için kaybetti fazla bilgi kalabaligindan çok az,öz ve uygulanabilir bilgi edinmek gerek ve muhakkak uygulamak gerek.


Dilek Yaşar Erdoğan Not almak sadece etkiyi biraz arttiran bir yontem ama asil surekli ayni kararlilikta olma ve davranabilme. Mesela sadece kitap degil bir film.izledigimde bile iki gun etkisi oluyor ve sonrasinda sanki hic birsey bilmiyormuscasina davranabilme aliskanligi …;(

Feride Sönmez Bir de çevremizde çocuk eğitimi kitaplarıyla yakından ilgilendiği bilinen  annelere farklı bir bakış açısı var ki bazen de en çok bu yoruyor insanı. Sürekli mercek altında olmak anneye olumsuz bir enerji katıyor. Yapılan yanlıştan çabuk dönme seçeneğimizi erteletiyor. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Çok doğru. Yalnız onu da bir felsefe ile değiştirmek mümkün. "Ben her gün değişiyorum arkadaş, beni takip etmeyin. Sonra niye öyleydi de böyle demeyin. Öğreniyorum ve öğrenmek değişmeyi gerekli kılıyor.” 

Feride Sönmez :) çok güzel


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Not almak hatırda tutmak için değil, duygularımızın sağlamasını yapmak için. Böylece hangi tür kitaplara yada insanlara yaklaşıp hangilerinden uzak duracağımız konusunda bir rotamız olabilir.



Aysun Tunç Ben de birkac kelam edeyim. ODTU psikoloji mezunuyum. Cocuk psikolojisi üzerine çalisiyorum. Sorunlardan baslayim:
1) 
İşın icinde olmayan anneler psikoloji de bircok akimin, ekolun oldugunu bilmiyor. Ben attachment parentingi desteleyen daha çok bilissel psikoloji uzerinde duran bir psikologum. Bi baskasi davranisci ekoldendir.( ki bu akim gecmiste populerdi daha sonra elestirildigigi noktalar cikti). Vs vs.
2) Anneler kitap yazarinin NEREDEN mezun, ne ilim elde etmis, nereden bu bilgiler, referansi nedir pek arastirmiyor.( istisnalar mustesna) Önune gelen kitap yaziyor. Zannediliyor ki kitap yazdiysa boru degil ya, halbuki kitap yazmak belli bir miktar paraya bakiyor.
3) Çok zorlu bi zamandayiz. Hayat cok komplex. Dogal kalan ne var artik? Ayrica insanlik ahlaki degerler olarak çuvallamiş durumda. Bundan hepimiz etkileniyoruz. Dunya omuzlarimiza bir fil misali oturmuş.

..
...
Daha yazilacak çok şey var Lakin saat gec oldu, bagislayin. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Teşekür ederim katkılarınız için 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane "Hatırlatmak mü'minlere fayda verir" ayeti gereğince, hatırladığımızda anneliğimizi güzelleştiren bazı kitaplar var. Özellikle bu kitapların el altında bulundurulması ve arada bir göz atılması gerektiğini düşünüyorum. İnsan yönünden noksan olduğumuz için, bu nasihat görevi kitaplara düşüyor. 

Rahime Gönülalan Begendiginiz kitap onerilerinizi merakla bekliyoruz. 

Maide Zeynep O kitaplar nedir acaba

Esen Inceöz Baba Nureddin yıldız - çocuk insandır sohbeti dinlenebilir ben uygulayamıyorum ama benim zayıflığımdan kaynaklı

Ebru Bozkan O kitaplar nedir acaba? El altında bulunması gereken kitaplar . 


Özden Baygın Ben de yakın zamanda bağırmayan anneler kitabını okudum ama daha kitap bitmeden kendimi çocuklara bağırırken görünce umutsuzluğa düştüm. 

Rahime Gönülalan Ben de çok. Merak ediyor dum o kitabı gerçekten okuyunca acaba çocuğuma hiç bagirmiyacakmiyim diye düşündüm ama okumak nasip olmadı henuz 

Elif Odunkiran Küsmüş en cok yaptığımız hata bu zaten ufak bir eksiklikte umutsuzluk.oysa önümüze hata yapmak bize mahsus ve ardından yaşadığımız nasıl telafi ederim olmaliyken biz umutsuzlasuyoruz. bizler eksikligimizi kabullenmekte zorlanıyoruz.o sebepten hata kabul etmiyor umutsuzlasiyoruz.kendim de çok yapıyorum bunu sonra bu duyguyu aşmak için uğraş dur.rabbim bizi her daim gerçekleri görerek umud içinde olanlardan etsin.


Elif Odunkiran Küsmüş belimizin kambur gibi bukulmesinde, bu ogrendiklerimizi uygularken cevremizden gördüğümüz tepkinin de payı var mi sanki.çünkü çocuk yetiştirirken her anlamda yalnız değiliz çevremizdeki herkesin de bir payı var ve çevremizdeki insanlarla aynı pedagojik yaklaşıma sahip olmadigimizda karsimizdaki tarafindan ugradigimiz elestiri ,hata arama ,gibi sebepler de yukumuzu ağırlaştır miyor mu sizce de ? 

Rahime Gönülalan Ağırlaştırıyor tabiki de ben büyük cocugumda yaptigim en büyük hatalardan biri de insanlardan uzaklasmamak oldu çocuk egitiminden anlamayan insanlardan uzak durmanizi tavsiye ediyorum. Size çocuğu eleştirmek çok saçma hatayi anne de aramak bu tarz insanlar hata arayan insanlardir ve uzak.durulmasi gerekir çocuk bağırdı çağırdı diye hemen elestirmek sadece anneye atılan bir darbe çocuk bu uykusu olabilir yorgun olabilir adı. Ustunde çocuk değil mi. Inşallah anlatmak istedigimi anlatabilmişimdir

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Dönemsel kitaplar var, şefkat ve iyilik barındırdığı sürece anne-babanın bu bilgilerle de hayatını kolaylaştırması mümkün. Çünkü bilmek pek çok açıdan bize kolaylık sağlar. İki yaş krizlerini, ergenlik dönemini ve daha pek çok şeyi. "Bu dönem için normal" bunlar diyebilirsek, atlatması da kolay oluyor. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Bir de bizim çocukluğumuzu ele alan kitaplar var ki, piramidin tepesini benim için onlar oluşturuyor. Kendimizi anladıkça çocuklarımızı anlayabildiğimiz. Böylesi kitaplar da hakikaten sadra şifa oluyor. 

Tuba Alk Hangi kitaplari önerirsiniz 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane  Kendini yani ihtiyaçlarını ve neyi nasıl okuyacağını bilen bir okuyucunun çocuk eğitimi kitaplarından faydalanacağı çok nokta var. Ancak eline ne geçerse, ne bulabilirse, bir de sağlamasını yapma imkanı bulmadan devam eden bir okuma süreci, kişiye faydadan çok zarar getirir.



Dilek Yaşar Erdoğan Acaba çocuk üzerinde en çok biz mi yoğunlaşmak zorunda  olduğumuz için mi sabrimiz ve takatimiz kalmiyor. Mesela kendimden bahsedeyim çocuguma bisey alistirmak isterken, büyükler ve bazen de esiniz sizin tam.aksi sekilde cabanizi sonlandiriyor ve sekteye ugratiyor. Başarisizliginizin faturasini belkide çocuguma kesiyorum yada buyuklere olan yada biriken öfke ve kizginliklarim bir anda çocuguma yansitiyorum. Bilmiyorum bu konuda tek mi olmak lazim yoksa kabullenip yanlislari ile buyuklerede mi sorumluluk paylastirmak? Yada herseyi birakip kendini iyice yormak? Bilmiyorum zaman geçtikçe hangisinin doğru olabilecegini. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Evet yüklerimiz önemli konu fakat başlı başına bir konu  

Emine Hatıpoğlu Kaya Farkındalık kazanmanın en büyük imtihanlarindan biride bu, en yakınlarınla yaşadığın fikir ayrılıkları bir yana , çabalarının gereksiz ve asılsız görünmesi, bunun sonucunda motivasyonun dusmesi ve hatta zamanla doğruyu yaptığını bile bile şüpheye düşmek 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Bir yazar bize kötü hissettiriyorsa, ya gerçekten kötüyüz (öyle miyiz acaba) yada o bize iyi gelmemiş olabilir mi? Frekans değiştirebilir miyim? Değiştirebilirim tabii ki de, bana daha iyi gelen ve daha iyi hissettireni bulurum, şifamı onda ararım. Neden bir isim, bir ekol üzerinde ısrarcı olayım ki?


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Çocuğumla ilgili yapmış olduğum bazı şeylere "Ama falanca pedagog öyle demiyor" diyen arkadaşlarım oldu. Hadi isim de vereyim, pedagog deyince fenomen çünkü :) "Adem güneş öyle demiyor" Yüzlerine dik dik bakıp "Banane" dediğim çok olmuştur. Nerdeyse tüm kitaplarını okudum ama gerçekten her dediği için bana ne? Kime ne? 

Betül Dündar Merakımı mazur görürseniz acaba bir örnek verebilir misiniz. Haddimi asmiyorsam. Tavsiyelerinizi onunkilerle uyumlu görüyordum çünkü.Aklin yolu birdir diyordum. Ayrışan konuyu şunun için merak ettim temelde birlesince kollara ayrilabiliyoruz buna bir örnek olacak benim için 

Biricik Oglum Evet özellikle koşulsuz sevgi kısmına hiç katılmıyorum. Edep terbiye vermek için kötü davranışının sonucunu görmeli çocuk tabiki şiddet değil ama yüzünü bile eksitme demesi bana çok abartı geliyor.


Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Tuba Alk hazırlamış olduğum iki özet liste var. Onlara bakabilirsiniz. Feride Sönmez kitap linklerini buraya iliştiriversen. 

Rahime Gönülalan Çok iyi olur hemen not alalim

Feride Sönmez Tavsiye Kitap Listesi
Müslüman Anneler - Ummu Reyhane  Yok bu da kalsın ama bunlar çok fazla kalabalık. Son hazırladığımız iki video vardı ya. Onları at 



Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Feride Sönmez kardeşimin attığı video linklerindeki kitaplar, beni daha çok iyileştiren kitaplar. Belki sizlere de iyi gelir  

Elif Odunkiran Küsmüş ama dediğiniz gibi sadra sifa kitaplara ve insanlara ihtiyacımız var.ben bu konuda ilk olarak sizin "zayıflık herseydir"kitabınızı okuduğumda dur bakalim ya bak böyle düşünebilirsin sende deyip yeni bir bakış açısı edindim kendimi kurtaran.rabbim sadra sifa bu insanların sayısını artırsın.ve bizi de o insanlardan etsin.kendi adıma fırsatını bulmuşken size teşekkür edeyim.ins.birgün yuzyuzede böyle sohbet nasip olsun. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane İnşaallah kardeşim ben teşekkür ederim  

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane Bu günlük bu kadar olsun arkadaşlar. Bütün yorumları okudum sanırım, görmediğim olduysa hakkınızı helal edin. Katılan kardeşlerime çok teşekkür ederim. Bizi izleyen sessiz takipçilerimize de ayrıca teşekkür ederim. Geceniz hayr olsun. Allah yar ve yardmcınız olsun. Dualarla  

Dilek Yaşar Erdoğan Teşekkur ederiz boyle guzel oldu ama ben yinede yuz yuze sohbetten yanayim belki olur ne dersiniz? Hayirli geceler. 

Müslüman Anneler - Ummu Reyhane İnşaallah neden olmasın 

Betül Dündar Belki kitapla, belki nasihatle,belki kendi kendine ama illaki bir anne  çocuğunun bir küçük insan olduğunun farkına varsa bence başka kitap okumaya gerek yok. Gerisi doğaçlama daha güzel... 
Benim 2 çocuğum var büyük olan İlkokula başladığında ben de Adem Güneş dinlemeye başladım. Ama ne dinleme. Ağlaya ağlaya tövbeler pismanliklar,nefsi terbiye etmeler,etrafimdakilere çocuğun da bir kalbi olduğunu hatitlatmalar. Fakat okulda ve ailede yanlız kaldım. Ailem, büyükler ve ogretmen çocuğu korku ve ceza ile eğitme taraftarı oldugu icin cok mücadele etmek zorunda kaldım. Hem kendimi sakinlestirmek hem bu ortamdaki çocuğumu korumak için. En sonunda arada kalıp hergün ağlayıp istirap cekmekten eşimle fikir ayrılığınin verdiği huzursuzluktan usandim ve artık benim kendi aileme özel bir pedagoji yazmam gerektigine inandım. Çünkü tek başıma bu kadar hassas olmam çocuğuma da ağır geldi ve aksi tesir etti. Emekler boşa gitmedi ben o dönem cihad ettim kendimle ama sonuca ulaşamadım. Şimdi çocuğuma yapılan haksızlıklar hatalar fazla üzmüyor beni. Napalım bizimki de böyle diyorum. Duam büyüyünce kendi iradeleri ile kendilerini egitmeleri. Belki de çocuk eğitimi kitapları yerine insan kendini geliştirecek okumalar daha güzel ahlak sahibi olmak için çalışmalar yapmalı. Eğer çocuk eğitimi kitaplarından gerilmiyorsa onlardan da annelerin pedagoglarin tavsiyelerinden de faydalanabilir küçük tüyolar bilgi tecrube alış verisleri devamli olmalı zaten. 
Abdullah Talip Aynı ızdırap ve kaygilarla gunlerini mahveden yalnız siz değilsiniz aynı yanlışa bizde düştük haddim değil ama tavsiyem daha istikametli bi pedagog bulun.bahsedilen tarzda eğitim bu ülkeye topluma bikac beden büyük sartlsra göre  istikamet sünnete uygun hareket..cok abarttik bu işi cok…
Betül Dündar Aslında ben Adem Güneşin anlattıklarına çok inandım ve cok içime sindi. Ama bizim aileye uymadi. Hala savundugum onerdigim hissettigim bir pedagogtur Adem Güneş
Hilal Sertkaya Utaş hayirli bir sohbet oldu kitap tavsiyeleri icin özellikle tesekkur ederim. gec kaldim ama okuduklarimda bana yetti. Allah razı olsun 
Merve Karadavut Sohbete yetisemedim ama ozet olarak gozlmledigim biseyi soylemek.istiyorum. Benimde.iki.cocugum var yas araliklari cok yakn bende.okuyorum.cocuk.yetistirme kitaplari cocuktan once kendimi.duzeltmek.adina ama bazen.kitaplarda yetersiz.kaliyo cunku kitaba gpre davransan bazen.cocuk.bunu.kabul.etmyo kabul.ettirmeye calissan zorbaliga donusuyo bu durum bence kitaplarda tabiki okunmali ama her anne cocugunun dilinden anlar ben smdi oyle yapmaya calisiyorum cozemedigim mevzularda arastirip bakiyorum. Aslnda annelerimizin yetistirme.sistemine baktigimz zaman ayri.bir guzellik goruyorum cunku gercekten guzel bi cocukluk ergenlik yasattilar.bize. En onemlisi.icsel duygulari bize cok guzel ogretmisler. Belkide hicbir caba sarfetmeden. Bizii bize birakarak yapmislar.bunu.. Vicdan merhamet duygularini cok guzel.hissettirmisler bize. Simdi anneler bazen dozu kacirip cocuklari kaliba sokmaya calisiyor. Ama ne hikmettirki cocuklarda bir okadar aksine davraniyo. Allah evlatlaromizi salihlerden olma yolunda emeklerimizi bosa cikarmasin.insqallah. Rabbine annesine babasina cevresine hayirli evlatlardan etsin.. Hayirli geceler
Abdullah Talip Sohbetinize yetisemedim .çok güzel konulara deginmissiniz.bende birkac şey söylemek isterim.yillarca pedagoji kitapları karıştırıp pedagog psikolog dinledim bunlarin bizde oluşturduğu mükemmeliyetçi anne baba olma hissi bizi cocuklarla karşı karşıya getirdi.yillar sonra anladım ki bu cici bici ebebeynlikten bahsedenler asıl bizi mahvetmiş.beni Fatih Reşit Civelekoğlu kendime getirdi.bi soruma cevap olarak çocukla cedellesip de bi davranışı biraktiracaginiza bırakın bi süre daha öyle gitsin sözü bende deprem etkisi yaptı.nasıl yani ben ya çocuk uzulmesin kırılmasın gibi cici bici sözler yada anne babanin dediği olacak höd hüdcü yonlendirmelere aliskindik.ondan çok şey öğrendim herkese de tavsiye ederim.diyer aşırı çocuk endeksli pedagog vs.ler bana abartılı gelmeye başladı ve sizin sayfanizi bu yüzden takib edip seviyorum çünkü doğal çünkü fıtrata uygun ne ifrat ne tefrit.iki uç egitimden sıkıldım artık.sitenizi surekli takip ediyorum ama biraz daha kolay gezilir aranılan bulunan bi site olsa seviniriz. Allah hizmetlerinizi artırsın
Yasemin Tart Gaser Cocugum 22 aylik, benden yatagini ve odasini ayırmam nasil olmali? Nebevi metod nasıldır?
Gül Güner Yabancı ya da yerli kitaplardan çıkardığım sonuç nefsi terbiye edilmiş( ya da halen kendini geliştiren) anne baba çocuk eğitiminde başarılıdır.Fıtratı bozulmamış ebeveyn olmak da sevgi ve merhametle büyüyen çocuk demek.Her anne ancak kendi evlâdının kitabını yazabilir .(Bazı ana kaideleri baz alarak çocuk eğitiminde) 

..devamı »